Marmara Üniversitesi'nde Karadeniz Kongresi
Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, "Güvenlik, İşbirliği ve İstikrar" temasıyla 9. Uluslararası Mavi Karadeniz Kongresi'ni İstanbul'da düzenledi. Etkinliğe kıyıdaş ülkelerden akademisyenler ve yabancı misyon temsilcileri katılım sağladı.
Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından organize edilen 9. Uluslararası Mavi Karadeniz Kongresi, "Güvenlik, İşbirliği ve İstikrar" ana temasıyla İstanbul'daki Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Maltepe Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Kongre kapsamında Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerden gelen akademisyenler, yabancı misyon temsilcileri, davetliler ve öğrenciler bir araya gelerek bölgedeki gelişmeleri ele aldı.
Diriliş Postası'nda yayınlanan habere göre, kongrenin açılış konuşmasını yapan Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşin Satan, Karadeniz'in stratejik önemine değindi. Satan, güvenlik, enerji, ekonomi ve uluslararası ilişkiler açısından kritik bir bölge olan Karadeniz'de barış, işbirliği ve istikrarın güçlendirilmesi için akademik dünyanın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Üniversitenin uluslararası bilimsel toplantıları sadece bilgi paylaşım alanı olarak değil, farklı bakış açılarını birleştiren ve ortak çözüm arayışlarını destekleyen mekanizmalar olarak gördüğünü ifade etti. Konu Haberler.com tarafından da aktarıldı.
Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdris Sarısoy ise bilimsel toplantıların akademik eğitim işlevinin ötesinde, politika yapıcılara yönelik mesajlar ve öneriler içerdiğini belirtti. Sarısoy, "Karadeniz sadece Karadeniz'den ibaret değil; Rusya'da, Türkiye'de ya da herhangi bir ülkede meydana gelen herhangi bir olumsuzluk dünyanın birçok yönünü etkiliyor" diyerek, barış ve istikrarın tüm insanlık için vazgeçilmez değerler olduğunu dile getirdi.
Kongre Yürütücüsü Dr. Aliye Nur Keleşoğlu, etkinlikte farklı bölgelerden 120'yi aşkın akademisyenin yer aldığını açıkladı. Açılış oturumunun ardından katılımcılar, alanlarına göre belirlenen farklı salonlarda paralel oturumlarda sunumlarını gerçekleştirdi. Kongrenin ikinci günündeki oturumların ise çevrim içi ortamda yapılacağı ve internet üzerinden canlı olarak takip edilebileceği bildirildi.
Dr. Keleşoğlu, Karadeniz havzasının stratejik ticari yolların kesiştiği bir geçiş noktası olmasının yanı sıra zengin kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir coğrafya olduğunu hatırlattı. "Bugün hâlâ bu eşsiz havza küresel jeopolitiğin ve ekonominin en kritik ağırlık merkezlerinden biridir. Bölgenin istikrarı, refahı ve barışı sadece kıyıdaş ülkeler için değil, tüm Avrasya coğrafyasının geleceği için büyük önem taşımaktadır" diyen Keleşoğlu, temsil krizine de dikkat çekti.
Keleşoğlu, Fransa'daki sokak eylemlerini gelişmiş demokrasilerde dahi halk kitleleri ile karar alıcı güçler arasındaki mesafenin açıldığının somut bir göstergesi olarak değerlendirdi. Karadeniz gibi hassas dengeler üzerine kurulu bir coğrafyada devletlerin toplumlarıyla sağlıklı, şeffaf ve kapsayıcı iletişim kurmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Keleşoğlu, "Dış politikada ve diplomatik süreçlerde ihtiyaç duyduğumuz gücün kaynağı toplumsal uzlaşıdır" ifadelerini kullandı.
Kongreye Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu Konsolosu Rustem Khaziev de katılarak Karadeniz coğrafyasında akademik bilgi üretiminin önemine işaret etti. Bölgede doğrudan taraf konumundaki Rusya'nın diplomatik temsilcisinin akademik bir forumda yer alması, farklı çatışma boyutlarına rağmen bilimsel diyalog kanallarının açık tutulmasının önemini ortaya koydu.
Dr. Keleşoğlu, masadaki sorunlar ne kadar karmaşık olursa olsun diyalog kanallarını açık tutmak, birbirinin hassasiyetlerini anlamaya çalışmak ve ortak çıkarlar etrafında yapıcı bir dil inşa etmek gerektiğini savundu. "Bölgesel barışın ve işbirliğinin teminatı fikirlerin, diplomasinin ve müzakerenin gücüdür" diyen Keleşoğlu, üniversitelerin ve uluslararası akademik etkinliklerin bu süreçteki rolünün her zamankinden daha anlamlı hale geldiğini kaydetti.
TürkAta Haber Ajansı