Abdullah Tırpan'ın Ölümünde İhmal İddiası
Metris Cezaevi'nde tutulan 73 yaşındaki Abdullah Tırpan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ölümde ihmal olduğunu savunarak yetkililere tepki gösterdi.

Metris Cezaevi'nde hükümlü bulunan 73 yaşındaki Abdullah Tırpan, sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Ağır hasta mahpus statüsündeki Tırpan'ın ölümü, cezaevi koşulları ve sağlık müdahaleleri tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Kronos42'de yayınlanan habere göre, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde tedavi gören Tırpan, 26 Ekim'de hayatını kaybetti. Uzun süredir diyabet ve damar rahatsızlıklarıyla mücadele eden Tırpan, son günlerini yoğun bakımda geçirdi. Ölüm haberini sosyal medya üzerinden duyuran DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, "Maalesef sonunda beklenen oldu. Hasta ve yaşlı mahpus Abdullah Tırpan amcayı, Çam ve Sakura Hastanesi yoğun bakımında kaybettik" dedi.
Abdullah Tırpan'ın sağlık durumu, ölümünden aylar önce ailesinin infaz ertelemesi talepleriyle gündeme gelmişti. Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu, 17 Aralık 2025 tarihli raporunda Tırpan'ın cezaevi koşullarında infazına devam edilebileceğini belirtmişti. Kurul, gerekli tedavilerin sağlanması kaydıyla cezaevinde kalmasında tıbbi sakınca görmedi. Tekirdağ Şehir Hastanesi sağlık kurulu da Mayıs ve Haziran 2026'da benzer yönde görüş bildirmişti. Aile ise yaşlı mahpusun günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını ve cezaevinde yaşamasının mümkün olmadığını ileri sürmüştü.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 8 Ekim'de Metris Cezaevi'nde ziyaret ettiği Tırpan'ın durumuna dikkat çekmişti. Yeneroğlu, Tırpan'ın tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğunu, ayağa kalkamadığını ve sol bacağında ileri derecede kangren ile açık yaralar bulunduğunu açıklamıştı. Yeneroğlu, sağlık kurullarının raporlarının gözlemlerle örtüşmediğini belirterek, gerekli adımlar atılmazsa ölüm haberi gelebileceği uyarısında bulunmuştu.
Sağlık durumunun ağırlaşması üzerine Tırpan, 20 Ekim'de hastaneye kaldırıldı. Doktorlar, sol bacakta amputasyon kararı aldı ve 22 Ekim gecesi diz altından kesim gerçekleştirildi. Ancak enfeksiyonun ilerlemesi üzerine diz üstünden yeniden kesim ihtimali gündeme geldi. Tırpan'ın kızı Esra Tırpan Yakut, babasının ikinci bir ameliyat geçirebileceğini öğrenince kamuoyundan destek isteyerek infaz ertelemesi çağrısını yineledi.
25 Ekim'de durumu daha da kötüleşen Tırpan, yoğun bakım servisine alınarak entübe edildi. Esra Tırpan Yakut, ailelerine yeterli bilgi verilmediğini, kardeşinin babasının yoğun bakıma alındığını e-Nabız üzerinden öğrendiğini savundu. Yakut, babasının kalbinin durduğunu ve ilaç desteğiyle çalıştırıldığını belirterek, "Dua edin, yapacak bir şey kalmadı zaten" ifadelerini kullandı.
Ölümünden saatler önce, 26 Ekim sabahı hastanenin son sağlık raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda Tırpan'ın genel durumunun kötü olduğu, entübe edildiği ve invaziv mekanik ventilasyon desteği aldığı, hayati tehlikesinin bulunduğu kaydedildi. Gergerlioğlu, sağlık durumunun uzun süredir ağır olduğunu ve yetkililerin gerekli adımları zamanında atmadığını savundu. Aynı gün ilerleyen saatlerde Abdullah Tırpan'ın vefatı açıklandı.
Gergerlioğlu, ölümün ardından yaptığı açıklamada sürecin ciddi bir ihmal ve sorumluluk meselesi olduğunu iddia etti. Yetkililere "Bunu kendi babalarına yapsalardı ne derlerdi?" sorusunu yönelten Gergerlioğlu, "Bu kadar ağır ihmalin, göz göre göre sürdürülen duyarsızlığın sonucu ancak ölüm olur" dedi. Sorumlu olduğunu düşündüğü kişilerin hesap vermesi gerektiğini belirten Gergerlioğlu, ilgili kurumların derhal açıklama yapmasını ve konunun hukuki boyutuyla araştırılmasını istedi.
Ailenin infaz ertelemesi talepleri sonuçsuz kalmıştı. Gergerlioğlu'nun ihmal suçlamaları henüz bağımsız bir soruşturma ile kesinleşmiş değil. Abdullah Tırpan'ın ölümünde ihmal bulunup bulunmadığının belirlenmesi için sağlık ve infaz süreçlerine ilişkin resmi inceleme bekleniyor.
TürkAta Haber Ajansı