İçeriğe geç
  • Dolar 49,7746 ▲ %0,08
  • Euro 55,8683 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,6848 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.384,76 ▼ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,16 ▼ %1,20
  • Bitcoin 4.015.984 ▼ %1,35
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Gündem

Ahmet Taşgetiren'den Cevat Özkaya değerlendirmesi

Ahmet Taşgetiren'den Cevat Özkaya değerlendirmesi

Yazar Ahmet Taşgetiren, vefat eden Cevat Özkaya'nın Mücadele Birliği geçmişi, yayıncılık çalışmaları ve memleket hassasiyetine dair kaleme aldığı yazıda, Özkaya'nın 'mücadeleci' kimliğini ve kültürel mirasını anlattı.

Yazar Ahmet Taşgetiren, yakın zamanda hayatını kaybeden Cevat Özkaya'nın ardından kaleme aldığı değerlendirmede, Özkaya'nın 'mücadeleci' kişiliğine ve kültürel alandaki etkisine dikkat çekti. Taşgetiren, Özkaya'nın üniversite yıllarından itibaren Mücadele Birliği hareketinin içinde yer aldığını, bu yapının ise 1960'larda 'dâvâ' heyecanıyla bir araya gelen gençlerin oluşturduğu belirgin bir İslami hareket olduğunu vurguladı.

Karar'da yayınlanan habere göre Taşgetiren, Mücadele Birliği mensuplarının farklı alanlarda faaliyet göstermelerinin arkasında gizli bir ajanda aramanın 'komplocu' ve kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu savundu. Hareketin 1970'lerin ortalarından itibaren kendi içinde ayrışmalar yaşadığını belirten yazar, bu süreçte ayrılan isimlerin yetenekleri doğrultusunda siyaset, medya veya dini yapılarda yol aldıklarını, aralarındaki bağın ise dostluk temelli olduğunu aktardı.

Cevat Özkaya'nın Pınar Dergisi ve yayınevi aracılığıyla İslam dünyasına geniş bir ufuk kazandırdığını ifade eden Taşgetiren, Edward Said'den Noam Chomsky'ye uzanan geniş bir yelpazedeki eserlerin Türkiye'ye kazandırılmasında Özkaya'nın belirleyici rol oynadığını kaydetti. Özkaya'nın, İran devrimi sonrası süreci bir laboratuvar gibi değerlendiren ve Bosna'dan Gazze'ye kadar küresel meselelere kafa yoran bir entelektüel duruş sergilediğini belirten Taşgetiren, onun genç gruplar arasında 'Cevat Abi' olarak anıldığını hatırlattı.

Mazlum-der başkanlığı gibi görevlerde bulunmasının Özkaya'nın mazlumlarla olan dayanışmasını gösterdiğini vurgulayan Taşgetiren, yayıncılığın bir bilinç inşa etme kaygısı olduğunu ve Özkaya'nın bu görevi 'yüz akıyla' yerine getirdiğini dile getirdi. Yazar, Özkaya'nın vefatının ardından ailesine, çocuklarına ve tüm dostlarına başsağlığı dileyerek, onun ardından duyulan özlemi ve 'yetim-i akran' olarak hissedilen boşluğu dile getirdi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…