İçeriğe geç
  • Dolar 49,7712 ▲ %0,14
  • Euro 55,7854 ▲ %0,10
  • Sterlin 66,4954 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.420,55 ▲ %0,56
  • Çeyrek Altın 10.533,78 ▼ %0,01
  • Gümüş 86,34 ▲ %0,22
  • Bitcoin 3.997.742 ▲ %0,34
  • BIST 100 11.012,80 ▼ %0,94

Dünya

Amor'dan AB süreci ve Şimşek çıkışı

Amor'dan AB süreci ve Şimşek çıkışı

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, hukukun üstünlüğündeki gerileme nedeniyle AB üyelik sürecinin yeniden başlamasının mümkün olmadığını belirtti. Amor, 28 Ekim'de yayımlanması beklenen Türkiye raporunun geçen yıla kıyasla daha olumsuz olacağını vurguladı.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. Hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler alanındaki gelişmeler nedeniyle AB üyelik sürecinin yeniden başlatılmasının mevcut koşullarda mümkün olmadığını ifade eden Amor, 28 Ekim'de yayımlanması beklenen Türkiye raporunun geçen yıla kıyasla daha olumsuz bir tablo ortaya koyacağını bildirdi.

Kronos42'de yayınlanan habere göre, Cumhuriyet gazetesinden İklim Öngel'in sorularını yanıtlayan Amor, Halk TV'ye kayyım atanması ve muhalif belediyelere yönelik soruşturmaların AB sürecine etkisine değindi. Türkiye'nin katılım sürecinin 2018'den bu yana dondurulduğunu hatırlatan Raportör, "O tarihten beri, demokratik gerilemenin durmaksızın sürdüğüne işaret eden daha da kötü haberler aldık" diyerek mevcut durumun üyelik sürecini engellediğini kaydetti.

Ekonomik ilişkiler ve yabancı yatırımcı güveni konusuna da değinen Amor, hükümetin demokrasi ve hukuk alanındaki gerilemeyi ekonomik performansından ayrı tutma çabasının sonuçsuz kaldığını belirtti. Amor, "Bakan Şimşek'in Türkiye'yi iş yapmak ve yatırım gerçekleştirmek için sağlam ve öngörülebilir bir ülke olarak sunmaya yönelik bütün çabaları, hükümetin diğer üyelerinin ve yargının eylemleri nedeniyle boşa çıkıyor" dedi.

Avrupa'nın güvenlik kaygılarının tutumu etkileyip etkilemediği sorusuna yanıt veren Amor, Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi gibi kurumların temel özgürlükler konusunda çekingen davrandığını, reelpolitik yaklaşımın öne çıktığını ancak Avrupa Parlamentosu'nun eleştirilerini daha güçlü dile getirdiğini aktardı. Türkiye'nin jeopolitik önemini koz olarak kullanmasının AB kapılarını açmayacağını vurgulayan Amor, "Biz bir demokrasi kulübü olmaya devam ediyoruz" ifadesini kullandı.

Türkiye'deki çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Amor, sürecin başarılı olması için demokratik sistemde iyileşme yaşanması gerektiğini, aksi halde sürecin yüzeysel kalma veya bir cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ortadan kalkma riski taşıdığını belirtti. AB'nin bu süreçte özel bir rolü olmadığını, ancak talep gelmesi halinde iş birliğine hazır olduklarını ifade eden Amor, yıllık raporların yeni kararlar almak için değil, sürecin mevcut durumunu değerlendirmek için hazırlandığını ve sonraki adımların AB Konseyi tarafından belirleneceğini sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…