İçeriğe geç

Menü

SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Gündem
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Teknoloji Sağlık Röportajlar Özel Haber Daha Tanıtım
  • Dolar 49,2152
  • Euro 55,0538
  • Sterlin 65,0588
  • Bitcoin 4.031.136 ▼ %1,69

Teknoloji

Antalya'daki IAC 2026'da uzay enkazına radyasyon direnci ve bakım çözümü ele alındı

Antalya'daki IAC 2026'da uzay enkazına radyasyon direnci ve bakım çözümü ele alındı

ANTALYA'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nde (IAC 2026), uzay enkazının azaltılması ve uyduların güvenilirliğinin artırılması ele alındı. Panelde, radyasyona dayanıklı elektronik sistemler ile yörüngede bakım ve onarım hizmetlerinin, arızaları ve yeni enkaz oluşumunu azaltmadaki önemine dikkat çekildi.

IAC 2026 kapsamında düzenlenen 'Uzay Sürdürülebilirliği ve Radyasyon Direnci' oturumuna, Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü'nden (CERN) Enrico Chesta, İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü Lozan (EPFL) Uzay Merkezi İcra Direktörü Emmanuelle David, İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı'ndan Gregoire Hauser ve ClearSpace CEO'su ve kurucu ortağı Luc Piguet katıldı. Uzay faaliyetlerinin hızla artmasıyla büyüyen enkaz sorunu, bilimsel, teknolojik ve uluslararası politika boyutlarıyla değerlendirildi.

RADYASYONA BAĞLI ARIZALAR ÖNLENEBİLİR

CERN'in radyasyon izleme ve elektronik sistemleri test etme alanındaki çalışmalarını anlatan Enrico Chesta, uydu güvenilirliğinin uzay enkazını azaltmada önemli bir unsur olduğunu belirtti. Kesin rakamları toplamanın güç olduğunu kaydeden Chesta, mevcut veriler üzerinden yaptığı değerlendirmede, fırlatılan uyduların yaklaşık yarısının kullanım ömrü dolmadan teknik sorun yaşadığını veya yaşayacağını söyledi. Bu sorunların bir bölümünün uzay radyasyonundan kaynaklandığını belirten Chesta, "Uygun bir radyasyon direnci stratejisiyle teknik sorunların yaklaşık yüzde 10'u önlenebilir. Bu durum hem kalıcı arızalar hem de geçici sorunlar için geçerli" dedi.

GÜNEŞ FIRTINALARINDA UYDULARI KORUMA

Uzay araçlarının karşılaşacağı radyasyon ortamını tanımanın önemini vurgulayan Chesta, CERN teknolojilerinin parçacık türleri ve radyasyon etkileri hakkında bilgi sağladığını söyledi. Düşük maliyetli, hafif ve düşük güç tüketen Space RADMON teknolojisinin küçük uydularda ve uydu takımlarında kullanılabileceğini belirten Chesta, "Bu teknoloji, uyduların kullanım ömrünün sonuna yaklaştığı anı öngörmeye ve güneş fırtınaları sırasında uyduları güvenli moda geçirerek korumaya yardımcı oluyor" diye konuştu. Chesta, CERN tesislerinde karmaşık elektronik bileşenlerin yanı sıra tüm uydunun sistem düzeyinde radyasyon testlerinin de yapılabildiğini kaydetti.

'UZAYDA BAKIM VE SERVİS ALTYAPISI GEREKİYOR'

ClearSpace CEO'su Luc Piguet, uzay enkazının bakım ve servis altyapısından yoksun bir endüstrinin yan etkisi olduğunu söyledi. Havacılık, karayolu taşımacılığı ve denizcilikte bakım, onarım ve yakıt ikmali hizmetlerinin bulunduğunu hatırlatan Piguet, benzer hizmetlerin uydu operasyonlarına da kazandırılması gerektiğini belirtti. Avrupa Uzay Ajansı ile enkaz kaldırma, Birleşik Krallık'ta ikinci bir görev ve jeosenkron uyduların ömrünü uzatma projeleri üzerinde çalıştıklarını anlatan Piguet, "Sadece ClearSpace için değil, tüm sektör için bu tür servis hizmetlerini sağlayacak eksiksiz bir endüstrinin kurulması gerekiyor" dedi.

DÜNYA'DAKİ ÇEVRESEL ETKİLER DE HESABA KATILMALI

EPFL Uzay Merkezi İcra Direktörü Emmanuelle David, sürdürülebilirliğin yalnızca yörüngedeki enkazın azaltılmasıyla sınırlı olmadığını belirtti. Dünya gözlemi, hava durumu ve haberleşme teknolojilerinin çevresel sorunların çözümüne katkı sunduğunu ifade eden David, uzay faaliyetlerinin yeryüzündeki etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. David, "Yeryüzündeki çevreyi uzay faaliyetlerinin etkilerinden korumamız gerekiyor. Bunu yaşam döngüsü değerlendirmeleri, çevresel etkileri azaltma ve eko-tasarım kullanarak yapabiliriz" diye konuştu.

GELECEK NESİLLER İÇİN GÜVENLİ ERİŞİM

İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı'ndan Gregoire Hauser ise uzay sürdürülebilirliğinin bilim, teknoloji, uluslararası iş birliği ve politikayı bir araya getirdiğini söyledi. Birleşmiş Milletler Dış Uzayın Barışçıl Kullanımları Komitesi'nde 2019'da kabul edilen rehber ilkelerin önemine değinen Hauser, atmosferik kirlilik ve ışık kirliliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Hauser, "Bu konu uzay nesnelerini nasıl tasarladığımız, fırlattığımız, işlettiğimiz ve elden çıkardığımızla; bilgiyi nasıl paylaştığımızla, riskleri nasıl yönettiğimizle ve gelecek nesillerin yararı için uzaya güvenli ve barışçıl erişimi nasıl koruduğumuzla ilgili" dedi.

Haber kaynağı: Demirören Haber Ajansı

Kaynak: Haberler.com

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…