İçeriğe geç
  • Dolar 49,5838 ▲ %0,08
  • Euro 55,7278 ▲ %0,25
  • Sterlin 66,2460 ▲ %0,42
  • Gram Altın 6.581,53 ▼ %0,22
  • Çeyrek Altın 10.804,61 • %0,00
  • Gümüş 91,49 ▲ %0,58
  • Bitcoin 4.046.295 ▼ %1,28
  • BIST 100 11.430,14 ▼ %2,49

Gündem

Başar Yaltı'dan Baro Seçimleri Değerlendirmesi

Başar Yaltı'dan Baro Seçimleri Değerlendirmesi

İstanbul Barosu genel kurulunun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacağı belirtilirken, seçimlerin mesleki dayanışma ve hukukun üstünlüğü açısından taşıdığı önem tartışılıyor.

Ekim ayı, son rakamı çift olan yıllarda barolarda seçim ayı olarak belirlenmiştir. Bu dönemde baro genel kurullarında başkan ile yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyeleri seçilmekte ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) delegeleri belirlenmektedir. 68 binden fazla avukatın kayıtlı olduğu İstanbul Barosu'nun genel kurulu ise 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecektir.

Cumhuriyet'te Olaylar Ve Gorusler'in makalesine göre, Avukatlık Kanunu baroları kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olarak tanımlamaktadır. Yasanın 76. maddesi çerçevesinde baroların iki temel işlevi bulunmaktadır: Avukatların mesleki koşullarını iyileştirmek ve mesleğin saygınlığını korumak; ayrıca yurttaşların adil yargılanma hakkına katkıda bulunmak ve hukukun üstünlüğünü savunmak. Makalede, baroların etkinliğinin yargı sisteminin işleyişiyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulanmıştır.

Yazar, 2020 yılında Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişikliklerle baro yapılarına müdahale edildiğini belirtmektedir. Değişikliklerle büyük baroların delege sayıları sınırlandırılırken, küçük barolara oransal avantaj sağlanmıştır. Örneğin, toplam üyesi yaklaşık 200 olan beş baronun 15 delegeye sahip olması karşısında, İstanbul Barosu'nun delege sayısının 16'da kaldığı aktarılmıştır. Makalede, bu durumun temsilde adalet ilkesine aykırı olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı vermemesi eleştirilmektedir.

Makalede, 2017'de yapılan bir ankete atıfta bulunularak avukatların büyük çoğunluğunun seküler bir dünya görüşüne sahip olduğu ifade edilmektedir. Yazar, siyasi iktidarın bu tabloyu kabul etmediğini ve yeni baro oluşumlarına zemin hazırlandığını öne sürmektedir. Ancak 2025 sonu itibarıyla yeni kurulan barolara kayıtlı avukat sayısının toplam avukat sayısına kıyasla düşük kaldığı belirtilmektedir.

Seçim sürecinin yalnızca kişisel yarışlardan ibaret görülmemesi gerektiği savunulan makalede, yeni yönetimlerin mesleki dayanışmayı güçlendirmesi ve hukukun üstünlüğünü koruması gerektiği vurgulanmaktadır. Makalede, Ankara Barosu genel kuruluna katılımın yüzde 50'de kaldığı, İstanbul Barosu genel kurulunda ise iki yıl önceki katılım oranının yüzde 46.88 olduğu bilgisi paylaşılmıştır. Yazar, bu düşük katılımın avukatların mevcut sistemden beklentilerinin azalması ve barolarla aralarındaki bağın zayıflamasından kaynaklandığını ileri sürmektedir.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…