Basın örgütlerinden kayyım tepkisi: "Bu zorbalığı kabul etmiyoruz"
Halk TV'ye kayyım atandı, yayın durduruldu. Basın meslek örgütleri kayyım kararına tepki gösterdi: "Türkiye'de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır."
İstanbul'da sabahın ilk saatlerinde Halk TV binasına polis ekipleri girdi, kanalın yayını durduruldu. Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu gelişmeyi X hesabından duyururken, Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş'ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı.
Halk TV'ye kayyım atandı: "Basın özgürlüğüne ağır bir darbedir"
Bugün 09:32
Basın meslek örgütleri kanala kayyım atanmasına tepki gösterdi.
"Basın hürdür, sansür edilemez"
Türkiye Gazeteciler Sendikası, X hesabından yapılan paylaşımda şunlara yer verildi:
"Halk TV'ye kayyum atandı! Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz! Basın hürdür, sansür edilemez!"
Halk TV'ye kayyum atandı! Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz! Basın hürdür, sansür edilemez!
— Gazeteciler Sendikası (@TGS_org_tr) October 14, 2026
"Medyanın hukuki güvencesi kalmadı"
Halk TV'ye kayyım atandı, polis baskınıyla yayın durduruldu
Bugün 07:17
Disk Basın İş de kayyım atanmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklama şöyle:
"Halk TV'ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1'e yapılan uygulama, bugün Halk TV'de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye'de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Halk TV'ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1'e yapılan uygulama, bugün Halk TV'de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye'de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.
— DİSK Basın-İş (@diskbasinis) October 14, 2026
"İfade özgürlüğüne ağır bir darbedir"
Çağdaş Gazeteciler Derneği, yaptığı açıklamada şöyle denildi: "Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez. Bundan tam bir yıl önce TELE1'e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV'ye yönelik bu kararla Türkiye'de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!"
Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez. Bundan tam bir yıl önce TELE1'e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV'ye yönelik bu kararla Türkiye'de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!
— ÇGD (@cgdgenelmerkez) October 14, 2026
"Halkın haber alma hakkı engellenemez"
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) de yazılı açıklama yaptı. DFG'nin açıklaması şöyle:
"Kayyum Basın Özgürlüğüne Darbedir Halk TV'ye kayyum atanması, kanalın yayınlarının durdurulması ve İstanbul'daki binasına polis ekiplerinin girmesi, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygı vericidir. Gazeteciliğin üzerindeki baskıların, erişim engellerinin, gözaltı ve tutuklamaların ardından şimdi de bir televizyon kanalının yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, basın üzerindeki denetimin daha da ağırlaştırılması anlamına gelmektedir. Medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamaları ve yayın durdurma kararları, yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da hedef almaktadır. Basın kuruluşlarının kapılarına polisle gidilmesi, yayın faaliyetlerinin engellenmesi ve medya kurumlarının yönetimine müdahale edilmesi kabul edilemez. Bir kez daha hatırlatıyoruz: Basına yönelik baskılarla gerçekler susturulamaz. Gazetecilik suç değildir. Halkın haber alma hakkı engellenemez. DFG olarak, Halk TV çalışanları ve basın özgürlüğünü savunan tüm gazetecilerle dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyor; basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelere karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz."
📌Kayyum Basın Özgürlüğüne Darbedir Halk TV'ye kayyum atanması, kanalın yayınlarının durdurulması ve İstanbul'daki binasına polis ekiplerinin girmesi, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi kaygı vericidir. Gazeteciliğin üzerindeki baskıların, erişim engellerinin, gözaltı ve tutuklamaların ardından şimdi de bir televizyon kanalının yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, basın üzerindeki denetimin daha da ağırlaştırılması anlamına gelmektedir. Medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamaları ve yayın durdurma kararları, yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da hedef almaktadır. Basın kuruluşlarının kapılarına polisle gidilmesi, yayın faaliyetlerinin engellenmesi ve medya kurumlarının yönetimine müdahale edilmesi kabul edilemez. Bir kez daha hatırlatıyoruz: Basına yönelik baskılarla gerçekler susturulamaz. Gazetecilik suç değildir. Halkın haber alma hakkı engellenemez. DFG olarak, Halk TV çalışanları ve basın özgürlüğünü savunan tüm gazetecilerle dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyor; basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelere karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG)
— Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (@DFGDernegi) October 14, 2026
(FY)
Kaynak: Bianet