İçeriğe geç
  • Dolar 49,1791 ▲ %0,08
  • Euro 55,4009 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.542,72 ▼ %0,76
  • Çeyrek Altın 10.850,27 ▲ %0,96
  • Gümüş 95,40 ▼ %0,92
  • Bitcoin 4.200.794 ▲ %0,86
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

Bayramların İnce Sızısı: Avuçlarımızdan Kayıp Giden Zaman

Bugün takvimler yine o eski, tanıdık telaşın eşiğine geldiğinde, gözlerim istemsizce çocukluğumun o tozlu ama ışıl ışıl anılarına gidiyor. Modern çağın o keskin, dijital soğukluğu ekranlarımızdan odalarımıza dolarken, ben eski bayramların o sıcak, "komşulu" kokusunu özlüyorum. Eskiden bayramlar, sadece bir tarih değil; bir hazırlık, bir beklenti ve en önemlisi "bir olma" haliydi. Kapıların ardına kadar açık olduğu, ikramların sadece damağa değil, gönüllere de değdiği zamanlar... Şimdi ise yalnızlık, o devasa metropollerin en kalabalık yerlerinde bile gölgemiz gibi bizi takip ediyor. Modern Çağın Yalnızlığı Dışarıda hayat, hızla akan bir nehir gibi. Dijitalleşen dünya bizi birbirimize her zamankinden daha çok bağladığını iddia etse de, aslında kendi cam fanuslarımızın içine hapsolduk. Bir bayram mesajı, bir ekran dokunuşu koca bir ömrün hatırını sormaya yeter mi? Hayır. Oysa gerçek bayram, bir elin başka bir ele değmesi, bir sofrada yan yana diz kırıp aynı çaydan içilen çayın buğusunda saklıydı. Bugün, o çok sevdiğimiz huzuru bulmak için ne çok çabalıyoruz. Ama unutuyoruz; yalnızlık bir eksiklik değil, bazen ruhun kalabalıkların gürültüsünden kaçıp kendine dönme çabasıdır. Ancak bayram, bu yalnızlığı şifalandırma vaktidir. Bir Avuç Bayram Tadı Hatırlıyorum; bayram sabahları uyandığımızda üzerimize giydiğimiz o ütülü kıyafetlerin heyecanı hala içimde. Evin içinde koşturan çocuk sesleri, mutfaktan yükselen o geleneksel lezzetlerin rayihası... Şeker kaplı ellerimiz, büyüklerimizin avuç içlerinde huzur bulurdu. O avuçlarda sadece harçlık yoktu, bir geleceğe dair güven vardı, köklerimize tutunma hissi vardı. Şimdi belki o evlerin çoğu değişti, o güzel insanlar yerlerini sessizliğe bıraktı. Ama içimdeki o hiç büyümeyen küçük kız çocuğu, hala bayramın o saf neşesini bekliyor. "Avuçlarımda Bir Gün" biriktirmeye çalışıyorum bu yüzden. Modern dünyanın tüm hızı ve yalnızlığına rağmen, avucumda bir tutam hatıra, bir parça merhamet ve bolca özlem tutuyorum. Gönülleri Buluşturmak Belki yine bir bayram arefesindeyiz. Belki yine bir yerlerde yalnızlığı iliklerine kadar hisseden birileri var. Ama unutmamanız gereken bir şey var: Bir kapı çalmak, bir ses duymak, eski bir fotoğrafın tozunu almak bile o bayram neşesini yeniden uyandırmaya yeter. Bugün bayramları sadece "eski" olduğu için değil, bizi biz yapan o insani dokunuşu hatırlattığı için özlüyoruz. Modern çağ, yalnızlığımızı büyütebilir ama bayramın o kadim ruhunu öldüremez. Yeter ki biz, avuçlarımızı bir başkasının yüreğine uzatmayı unutmayalım. Belki de en güzel bayramlar, kendi içimizde kurduğumuz o sessiz ve huzurlu sofralarda, hatıralarımızı tazelediğimiz anlardır. Bayramınız, ruhunuzun en derin köşesine kadar mübarek olsun. Bu yazı, unutulmaya yüz tutmuş o eski zamanların hatırasına ve hala içinde o saf neşeyi taşıyan çocuklara ithaf edilmiştir. Öznur Turan Özen

Bu haber, Yekpare Haber Merkezi sitesi, Trafik Güvenliği Derneği sitesi tarafından eklenmiştir.

Sıradaki haber yükleniyor…