İçeriğe geç
  • Dolar 49,1791 ▲ %0,08
  • Euro 55,4009 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.542,72 ▼ %0,76
  • Çeyrek Altın 10.850,27 ▲ %0,96
  • Gümüş 95,40 ▼ %0,92
  • Bitcoin 4.189.879 ▲ %0,48
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

BİR BAYRAM ARASI

Eskiden bayramlar, sadece bir takvim yaprağı değil, bir ritüeldi. Şimdilerde ise o ritüelin sadece yorgunluğunu, telaşını ya da bir tatil kaçamağının rehavetini taşıyoruz. Sanki zaman, o eski bayramların ruhunu ellerimizin arasından kaydırıp götürdü de biz fark etmedik bile. Bugün baktığımda görüyorum ki; biz aslında bayramları değil, o bayramların içinde olmayı, o "biz" olmayı kaybettik. Sorun, bayramların kendisinde değil, bayramlara yaklaşımımızdaki dikkat kaybında. Daha vahimi, ekranlardan yapılan kutlamaların artık masum bir hatır sorma eyleminden çıkıp, sömürücü bir eyleme dönüşmüş olmasıdır. Bugün dijital platformlarda gördüğümüz o şaşalı, kopyala-yapıştır bayram mesajları; aslında bayramın maneviyatını, vaktini ve emeğini sömüren birer göstermelik eyleme dönüştü. Bir başkasının zamanını, bir "okundu" bildirimiyle çalıyoruz; gerçek bir sohbetin sıcaklığı yerine, dijital dünyanın hızına kurban edilmiş içi boş bir etkileşimi bayramlaşma sanıyoruz. Bu hem karşı tarafın insani değerini hem de bayramın o kutsal özen duygusunu tüketen, oldukça bencilce bir alışkanlık. Eski bayramları özlemek güzeldir ama onları bugüne taşımak özen gerektirir. Tedbirimiz basittir: Dikkatli bir duruş. Bayramı, ekranların bu sömürücü doğasından kurtarmalıyız. Ekranı kapatıp gerçekten orada olmayı seçmek; bir fincan kahveyi acele etmeden, göz temasıyla içmek... Modern dünyanın dijital gürültüsüne karşı alınacak en büyük önlem, bu göstermelik etkileşimleri reddedip gerçek olanın peşine düşmektir. İşte burada sorumluluğumuz başlıyor. Bayramı sömürüden kurtarmak, onu yeniden hakikatle buluşturmak bizim ellerimizde. Bir görsel ile bayram kutlamak yerine, kendi cümlelerinizle kurulan bir telefon araması, binlerce mesajın yarattığı o dijital kirliliğe karşı bir duruştur. Evin içinde, mahallede, dost meclislerinde o eski özenli havayı tekrar yeşertmek; o emeği, o sevgiyi yeniden görünür kılmak bizim borcumuzdur. Bayramın içindeki o derinliği, tıpkı bir ahşap oymacısının sanatına gösterdiği gibi, ince ince işleyerek korumalıyızBayram, bir kalbin başka bir kalbe değmesidir. Aradaki o soğuk mesafeleri eriten şey, sadece zaman değil, bizim gösterdiğimiz dikkattir. Belki de bu bayram, kendimize vereceğimiz en büyük hediye, o kaybettiğimiz özeni ve sorumluluğu, dijital sömürüden arındırarak kendi evimizin içinde yeniden inşa etmek olacaktır. Uzak sandığımız bayramlar, aslında bizim onlara tekrar özen göstermeye ve dijital hızın esiri olmamaya karar verdiğimiz o ilk anla geri gelecek. Bayramı bir tüketim günü olmaktan çıkarıp, ruhu olan bir duruş haline getirmeye ne dersiniz? Küçüklerimin gözlerinden Büyüklerimin ellerinden öper İYİ BAYRAMLAR dilerim Asiye İŞERİ

Bu haber, Yekpare Haber Merkezi sitesi, Harika Antika Evi sitesi tarafından eklenmiştir.

Sıradaki haber yükleniyor…