İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.128.442 ▼ %0,53

Avrupa Birliği

Çevreciler Tefal üreticisine çağrı: Yapışmaz tavalardan PFAS'ı çıkar

Yasal uyarı, 2027'de yürürlüğe girmesi beklenen AB PFAS düzenlemesi üzerine süren hararetli tartışmalar sırasında üç çevre grubundan geldi.

Geçen hafta üç çevre örgütü, insan yapımı, uzun ömürlü ve kamuoyunda "sonsuz kimyasallar" olarak da bilinen PFAS maddelerini kullanımı nedeniyle Fransız mutfak gereçleri üreticisi Groupe SEB'e bir ültimatom verdi.

Groupe SEB, bazı yapışmaz pişirme kaplarında PFAS kullanmaya devam eden Tefal marka tavalara sahip.

ClientEarth, Générations Futures ve Notre Affaire à Tous'a göre şirketin sonsuz kimyasallara yaklaşımı "eskimiş ve yetersiz" ve Fransız kurumsal sorumluluk yasası kapsamındaki yasal yükümlülüklerle uyumlu değil.

ClientEarth'ten çevre hukuku uzmanı Hélène Duguy, Euronews Earth'e şunları söylüyor: "Yalnızca PFAS üretenlerin yaptıklarından dolayı cezalandırılması gerekmiyor; tedarik zincirinin sonunda bu PFAS'ları fiilen kullanan şirketlerin de PFAS'sız bir pazarın mümkün olduğunu göstermesi gerekiyor."

Suçlamalara yanıt olarak Groupe SEB, Euronews Earth'e yaptığı açıklamada içeriğini gözden geçireceğini ve gerekirse yasaya uygun biçimde yanıt vereceğini bildirdi.

Bu iddialar, Avrupa Birliği'nin PFAS'a ilişkin tartışmalarında kritik bir dönemeçte ortaya çıktı. Brüksel sonsuz kimyasalları yasaklaması için baskı altında; buna karşın sanayi birlikleri, ürünlerinden bu maddeleri çekmemek için mümkün olduğunca çok muafiyet koparmaya çalışıyor.

Peki STK'lar Groupe SEB'i tam olarak neyle suçluyor ve bu durum daha geniş AB PFAS düzenlemesi açısından neden önemli?

Çevre örgütleri Tefal'in üreticisinden ne istiyor?

ClientEarth, Générations Futures ve Notre Affaire à Tous, Groupe SEB'i resmen ihtar ederek hukuki bir süreci başlattı; bu adım her zaman dava açılacağı anlamına gelmiyor. Ancak ClientEarth'ün basın açıklamasında (kaynak İngilizce) belirtildiği üzere, şirket önümüzdeki üç ay içinde PFAS kullanımından aşamalı olarak vazgeçmeyi kamuoyu önünde taahhüt etmezse bu süreç davaya dönüşebilir.

STK'lar özellikle, Fransız yasaları uyarınca hazırlanan ve yasal bir belge olan son özen yükümlülüğü planında (kaynak İngilizce) PTFE'nin (politetrafloroetilen) "güvenli" olarak tanımlandığını, bu nedenle söz konusu maddeden kaynaklanan risklerin kabul edilmediğini ve bu riskleri azaltacak önlemlerin dikkate alınmadığını savunuyor.

Groupe SEB'in Euronews Earth'e ilettiği açıklamaya göre, Tefal tarafından üretilen mutfak kaplarında kullanılan PFAS türü PTFE ve şirket "faaliyetlerini, ilgili mercilerin düzenli denetimi altında, sanayi faaliyetlerine uygulanabilir Fransız ve Avrupa mevzuatına tamamen uygun biçimde yürütüyor."

Tefal tavalar güvenli mi?

Ticari olarak Teflon adıyla bilinen PTFE, suya, lekeye ve yağa dayanıklı özellikleri nedeniyle tencereler de dahil çok sayıda üründe kullanılan özgül bir PFAS türü.

Potansiyel olarak kanserojen PFOS ve kanserojen PFOA gibi diğer zehirli PFAS türlerinin aksine PTFE'nin kansere yol açtığına dair bir kanıt bulunmuyor; yine de bu madde Groupe SEB'i mercek altına almış durumda.

Temmuz 2025'te üç Fransız çevre örgütü, yanıltıcı ticari uygulamalar nedeniyle çok uluslu şirkete karşı dava açtı. Şikayet, Tefal'in yapışmaz kaplamalarını "güvenli" olarak öne sürdüğü bir reklam kampanyasıyla bağlantılıydı; çevre örgütlerine göre bu kampanya PTFE'nin yol açtığı riskleri önemsiz gösteriyordu.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden çevresel kimya profesörü Hans Peter Arp, Euronews Earth'e "PTFE zehirli değil" diyor ve ekliyor: "Ancak üretim süreci ve atık olarak bertaraf edilmesi sırasında zehirli PFAS'lar açığa çıkabilir."

Özellikle PTFE içeren ürünlerin yakılarak imha edilmesi çevreye tehlikeli kimyasallar salınmasına yol açabiliyor.

Arp şöyle devam ediyor: "Evlerimizde bu [PTFE] ürünlerden var; çoğumuzda olduğu gibi bende de var. Evimi kirletmiyor olabilirim ama PTFE'nin üretildiği bölgeyi ya da ileride bu PTFE'nin gideceği depolama alanını kirletmiş olabilirim."

Hélène Duguy'ye göre Groupe SEB'in görmezden geldiği nokta, PFAS kullanımının geniş bağlamda yarattığı sonuçlar. "PTFE gibi bir PFAS'ın risklerini anlamak istiyorsanız tüm değer zincirine bakmanız gerekir" diyor.

Avrupa PFAS'ı yasaklıyor mu?

Son yıllarda PFAS, AB içinde hararetle tartışılan bir konu haline geldi. Birlik, savunma ve sağlık gibi kritik sayılan sektörlere bazı istisnalar tanıyarak, günlük tüketici ürünlerinde sonsuz kimyasalların yasaklanacağı sözünü verdi.

Sanayi lobicileri şu anda düzenlemede mümkün olduğunca çok muafiyet elde etmek için yoğun çaba harcıyor.

"Bu, son beş yılda ele aldığım açık ara en büyük dosya," diye konuştu lobici Simon Terwagne AFP'ye. Çalıştığı danışmanlık şirketi Forward Global, kimya sektöründen müşterileri temsil ediyor.

"PFAS'a maruziyeti azaltmak mantıklı bir hedef, ancak bunun mümkün olduğunca ölçülü ve orantılı şekilde yapılması gerekiyor," diye ekledi.

Resmi teklifin, Avrupa Komisyonu'nun Aralık ayında gelmesi beklenen Avrupa Kimyasallar Ajansı'nın nihai raporunu beklemesi nedeniyle, 2027'nin başlarında açıklanması öngörülüyor.

Bununla birlikte ajans, Mart 2026'da yayımladığı açıklamada PFAS'ın "insanlar ve çevre için giderek artan riskler oluşturduğunu" belirterek, alternatifin bulunmadığı durumlarda bazı istisnalarla birlikte, blok genelinde geniş kapsamlı bir yasak çağrısında bulundu.

PTFE söz konusu olduğunda, mutfak kaplarında kullanımı için alternatifler mevcut. Örneğin dökme demir, tavalarda ve diğer mutfak eşyalarında kullanılabilen PFAS içermeyen bir malzeme. Groupe SEB halihazırda bu tür ürünler üretiyor; bu nedenle Hélène Duguy'ye göre şirket şimdiden bir geçiş sürecini planlamaya başlamalı.

"SEB'in bunu yarın yapmasını istemiyoruz; talebimiz bu geçişi planlamaları… iş gücünün bir B planına sahip olmasını ve uyum sürecinin sağlanmasını garanti altına almaları," diyor.

2026 başında Fransa, halihazırda alternatifi bulunan sonsuz kimyasallar içeren herhangi bir ürünün satışını, üretimini veya ithalatını yasakladı. Yasanın ilk taslağı, yapışmaz sos tencerelerinin de yasaklanmasını öngörüyordu; ancak Fransız üretici Tefal'den gelen "yoğun lobi faaliyetlerine" ilişkin haberlerin ardından bu hüküm metinden çıkarıldı.

PFAS: Daha geniş bir çevre krizinin sembolü

ClientEarth'ün PFAS konusunda açtığı bu ilk dava değil. STK, yılın başında ülke genelinde yaygın PFAS kirliliğiyle mücadelede başarısız olduğu gerekçesiyle Belçika'ya karşı bir insan hakları şikâyeti sundu.

Duguy'ye göre PFAS, dünyanın karşı karşıya olduğu çevre krizinin sembollerinden biri haline geliyor. "PFAS, toplumsal gerçekliğin oldukça sembolik bir örneği; kısa vadeli kârların uğruna yan etkileri kabullenmek anlamına geliyor," diyor.

PFAS, 20. yüzyılın ilk yarısında kimya sanayisi tarafından geliştirildi ve bugün bazı yağmurluklar, gıda ambalajları ve hijyenik pedler dahil birçok üründe kullanılıyor. Genel olarak çevreden uzaklaştırılmaları zor ve insan sağlığı üzerinde zararlı etkiler yaratabiliyorlar; büyük şirketler 3M ve DuPont ise bu iki özelliği yıllar boyunca bildikleri halde kamuoyundan gizledi.

PFAS kirliliği özellikle Avrupa'da yaygın. 2023'te sınır ötesi soruşturma projesi The Forever Pollution Project (kaynak İngilizce), kıta genelinde yaklaşık 23.000 PFAS'la kirlenmiş bölge bulunduğunu tahmin etti.

Bu yılın başında, içme suyundaki sonsuz kimyasallara yönelik AB çapında baskı yürürlüğe girdi. Buna göre üye devletlerin sulardaki PFAS seviyelerini izleyerek sonuçları Avrupa Komisyonu'na bildirmesi gerekiyor. Sınır değerlerin aşılması halinde üye devletler "eylem alarak" PFAS seviyesini düşürmek ve halk sağlığını korumak zorunda; ayrıca kamuoyunu da bilgilendirmeleri gerekiyor.

Bu adım olumlu karşılansa da uzmanlar, yaklaşımın sorunun kaynağında zararı önlemek yerine yalnızca belirtileri tedavi ettiğini; PFAS'ın üretilmesini, pazarlanmasını veya çevreye salınmasını kısıtlamaya odaklanmadığını uyarıyor.

Kaynak: Tr

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…