İçeriğe geç
  • Dolar 49,3992 ▲ %0,03
  • Euro 55,3204 ▼ %0,03
  • Sterlin 65,5601 ▲ %0,09
  • Gram Altın 6.571,52 ▼ %0,53
  • Çeyrek Altın 10.732,91 ▼ %0,51
  • Gümüş 92,86 ▼ %1,19
  • Bitcoin 4.115.269 ▲ %0,21
  • BIST 100 12.234,63 ▼ %0,13

Politika

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: "Sudan'dan sonra Nijer'de de tarımdan vaz mı geçildi"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM KİT Komisyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) Sudan, Nijer ve Venezuela'daki tarım projelerinin akıbetini sordu. Tohum fiyatlarındaki artışlardan buzağı ölümlerine, kiraya verilen çiftliklerden taşeron işçilerin kadro sorununa kadar birçok konuyu gündeme taşıyan Gürer, "Yerli üretim, yerli ırk, ye

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) faaliyetlerini değerlendirdi. Gürer, Türkiye'nin yurt dışında yürütmeyi planladığı tarım projelerinin sonuçlarını, TİGEM'in üretim politikalarını, tohum ve hayvancılık fiyatlarını, kiraya verilen işletmeleri ve çalışanların özlük haklarını gündeme getirdi.

"Sudan'dan Sonra Nijer'de de Tarımdan Vaz mı Geçildi?"

TİGEM'in Sudan, Nijer ve Venezuela'da gündeme gelen tarımsal faaliyetlerini sorgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, projelerin hangi karar mekanizmalarıyla oluşturulduğunun açıklanmasını istedi.

Gürer, "Tarıma yönelik ortaya çıkan projeler sizden mi gidiyor, yoksa size 'Şu projeyi uygulayın.' diye proje mi gönderiliyor?" sorusunu yöneltti.

Sudan'da 2014 yılında başlatılan tarım girişimini hatırlatan Gürer, şu ifadeleri kullandı:

"Sudan'da 2014 yılında tarım yapmaya gittik, sonra bir gün kalktık, baktık Sayın Cumhurbaşkanı 'Sudan'la ilgili yapılan anlaşma iptal.' dedi. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü burada yüzde 80 hisseyle şirket ortağıydı. Oradaki gelişmeler ne oldu da birdenbire ortadan kalktı?"

"Nijer'deki Bin Hektarlık Yatırım Projesi Ne Aşamada?"

Nijer'de yürütülmesi planlanan tarımsal iş birliği projesini de gündeme getiren Gürer, önceki dönem Dışişleri Bakanı'nın yazılı soru önergesine verdiği yanıtı hatırlattı.

Gürer, söz konusu yanıtta şu bilgilerin yer aldığını aktardı:

"Nijer'de tarım iş birliği projesi çerçevesinde çalışmalar devam etmektedir. Nijer Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının pilot proje için tahsis ettiği 2.500 hektar arazinin Irhazer bölgesindeki bin hektarı için TİGEM bir yatırım projesi hazırlamaktadır. Söz konusu proje ülkemize makul fiyatlarla tarım ürünleri ithal edilmesini, ülkemize Batı Afrika'da daha fazla görünürlük kazandırılmasını ve iki ülke arasında ticari hacim yaratılmasını hedeflemektedir."

Bu açıklamanın ardından projenin geldiği aşamaya ilişkin bilgi isteyen Gürer, "Bu proje ne aşamada? Bunu dönemin Dışişleri Bakanı soruma verdiği yanıtta bana bildirmişti." dedi.

Venezuela'da buğday üretiminin geliştirilmesine yönelik daha önce duyurulan çalışmayı da hatırlatan Gürer, "Dönemin Tarım ve Orman Bakanı Venezuela'da buğdayın geliştirilmesi açısından Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüyle orada bir çalışma başlatıldığını açıklamıştı. Ne oldu bu projeler?" diye sordu.

"Türkiye'de Tarımı Geliştirme Olanakları Varken Neden Yurt Dışına Yöneliyoruz?"

Afrika ülkelerinde tarım yatırımlarının siyasi ve ekonomik riskler taşıdığını belirten Gürer, Türkiye'nin mevcut tarımsal potansiyelinin öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Gürer, "Afrika'da farklı ülkeler geliyor, orada tarım yapıyorlar. Doğru, gelişmiş ülkelerden bunu yapanlar var ama oranın şartları, koşulları, özellikle de sürekli ihtilaller, darbeler, savaşlarla istenen sonucu yaratamıyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de tarımsal üretimin artırılabileceğine işaret eden Gürer, "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü buna yönelik Türkiye'de çalışma yapma yerine neden Venezuela'yı, Nijer'i, Sudan'ı önemser, oralara yönelir ya da yönlendirilir? Bu konunun bir açıklığa kavuşturulmasının yararlı olduğunu düşünüyorum." dedi.

"Tohum Fiyatı Artarken Ürün Satış Fiyatı Baskılanıyor"

TİGEM'in sertifikalı tohum satış fiyatlarını değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday tohumu fiyatlarında yaşanan artışın hangi ekonomik kriterlere göre belirlendiğini sordu.

Gürer, "TİGEM işletmelerinde buğday tohumu fiyatı geçen yıl makarnalık 19,50 liradan, ekmeklik 18,50 liradan verilmiş. Bu yıl 22 lira makarnalık, ekmeklik 21,250 lira. TMO'nun alım fiyatına bakıyorsunuz, ekmeklik ve makarnalığa tek fiyat vermiş. Bu aradaki fiyat artışını hangi kriteri esas alarak belirliyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

Hayvancılık alanındaki fiyat değişimlerini de gündeme getiren Gürer, "Hayvanla ilgili de yedi günlük esmer fiyatı 2025'te 33 bin lira, 2026'da 58 bin lira. Bu durumda TİGEM'in kriter olarak aldığı enflasyon rakamları, fiyat artışları nedir? Bunların bir açıklığa kavuşturulması gerekiyor." dedi.

"TİGEM'de Buzağı Ölümleri Dünya Ortalamasının Üzerinde"

Sayıştay raporlarında bazı TİGEM işletmelerindeki buzağı ölümlerine ilişkin tespitler bulunduğunu belirten Gürer, hayvan sağlığı ve bakım koşullarının incelenmesini istedi.

Gürer, "Buzağı ölümleri Sayıştay raporlarında bazı işletmelerde dünyadaki ortalamanın üstünde görülüyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz dediğimiz yer örnek bir kuruluş." dedi.

Hayvan hastalıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, "Burada dünya ortalamasının üstünde hayvan ölümlerinin, buzağı ölümlerinin olması ve hayvan hastalığının Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğündeki varlığının da bir sorgulanması gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"Genç Çiftçi ve Köye Koyun Projeleri Neden Yaygınlaşmıyor?"

Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla açıklanan projelerin uygulama sonuçlarını da sorgulayan Gürer, destek programlarının yeterli yaygınlığa ulaşamadığını öne sürdü.

Gürer, "Dönem dönem iktidar açıklama yapıyor: 'Şu proje oluştu, bu proje oluştu.' Genç Projesi, Köye Koyun Projesi. Burada projelerin sonuçlanmasına bakıyoruz. 48 bini, 50 bini geçmeyen uygulamalar var." dedi.

Projelerin sahadaki etkisinin değerlendirilmesini isteyen Gürer, "Yaygınlık mı sağlanamıyor? Bu projelerin alanda sonuç vermemesi neyle oluşuyor? Bu konunun da yanıtlanması gerekir." ifadelerini kullandı.

"TİGEM'in Yaklaşık 18 Çiftliği Neden Kiraya Verildi?"

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı çiftliklerin durumunu da gündeme getiren Gürer, farklı bölgelerdeki işletmeleri yerinde incelediğini ve geçmiş dönemlerle karşılaştırdığında bazı hizmet sorunları gözlemlediğini belirtti.

Gürer, "Tarım İşletmelerine ait farklı bölgelerde ben gidiyorum, bakıyorum, kurumda kalan çiftliklerin çevresini dolanıyorum, geçmişiyle mukayese ediyorum, orada hizmette bir sorun olduğunu gözlemliyorum." dedi.

TİGEM'in yaklaşık 18 çiftliğinin kiraya verildiğini ifade eden Gürer, bu kararların gerekçelerinin açıklanmasını istedi.

"Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü belli çiftliklerini kiraya verdi, bunun da sayısı 18 civarında. Niye burada üretim sağlanamadı? Yani burayı yönetecek kapasite yok mu? Yoksa bir özelleştirme algısıyla buraları elden çıkarmak için bir proje miydi?" sorularını yöneltti.

Bazı kira sözleşmelerinin uzatıldığını bildiğini belirten Gürer, işletmelerin hangi koşullarda kiralandığının ve sözleşmelerin nasıl yenilendiğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

"Tarım Millî Güvenlik Kadar Önemli, Siyaset Yapılacak Alan Değil"

Tarımsal üretimde kamu kurumlarının etkinliğinin korunması gerektiğini savunan Gürer, TİGEM, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Et ve Süt Kurumunun önemine dikkat çekti.

Gürer, "Öncelikle Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Süt Kurumu; bunlar olmalı. Kamucu bir yaklaşımla eğer tarım sürdürülmezse önümüzdeki süreçte yaşayacağımız sorunlar artar." dedi.

Geçmişte faaliyet gösteren kamu kuruluşlarını hatırlatan Gürer, "Keşke daha önceki Toprak Su da Köy Hizmetleri de yem fabrikaları da gübre fabrikaları da kalabilseydi." ifadelerini kullandı.

Tarımın stratejik önemini vurgulayan Gürer, "Tarım stratejik bir alan, millî güvenlik kadar önemli, bir siyaset yapılacak alan da değil." değerlendirmesinde bulundu.

"Yerli Üretim, Yerli Irk, Yerli Tohum Türkiye İçin Daha Güçlendirilsin"

Türkiye'nin bitkisel üretim ve hayvancılıkta yerli kaynaklarını geliştirmesi gerektiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dışa bağımlılığın azaltılması çağrısında bulundu.

Gürer, "Söylediğimiz ve düşüncelerimi paylaştığımız alan tarımda Türkiye daha verimli üretsin, daha yaygınlık sağlansın, yerli üretim, yerli ırk, yerli tohum Türkiye için daha güçlendirilsin." dedi.

Türkiye'ye ait genetik kaynakların başka ülkelerde geliştirilerek yeniden pazarlanmasını eleştiren Gürer, "Adam Kars'taki bizim buğdayı alıp da götürüp Amerika'da geliştirip bize sonra satıyorsa oturup düşünmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Hayvancılıkta ithal ırklara yönelimi de değerlendiren Gürer, "Hem 'Büyük ülkeyiz.' diyeceğiz hem de kendi, biraz evvel de söyledim, hayvan ırkımızı dahi dışarıdan gelen hayvanla sürdüreceğiz." dedi.

Jersey ırkı sığırların süt özelliklerine ve piyasadaki fiyatlarına değinen Gürer, "Oradan gelen hayvanın süt verimi de çok kaliteli ama yağı yüksek. Bakıyorsun, 'Jersey sütü.' diyorsun, normal sütten daha pahalı satılıyor şimdi piyasada, millet de ne olduğunu o kaymaksı tadından dolayı daha sahipleniyor." ifadelerini kullandı.

"Ceylanpınar Sorunu Her KİT Komisyonunda Konuşulmaktan Çıkmalı"

TİGEM'e bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesindeki sorunları da gündeme getiren Gürer, konunun uzun yıllardır TBMM KİT Komisyonunda görüşüldüğünü hatırlattı.

Gürer, "Ceylanpınar'ıyla ilgili de bir şey söyleyeyim. KİT Komisyonunda 2016 yılında vardım, o zaman bu konu görüşülüyordu. Aradan geçmiş, bugün gene Ceylanpınar'ı konuşuyoruz." dedi.

Sorunların çözümü için somut kararlar alınması gerektiğini belirten Gürer, "Burada siyasi iktidarın bir karar vermesi lazım. Bu, her KİT Komisyonu toplantısında konuşacak bir konu da olmaktan çıkmalı, çözüm getirilmeli." ifadelerini kullandı.

İşletmede kullanılamayan tarım alanlarına ve sulama sorunlarına dikkat çeken Gürer, "Orada zaten kullanamadığınız bir alan 'bizim' diye konuşma yerine, gerekirse oradaki tarımla ilgili yapılabilecek düzenlemelere bakılmalı. Bir dönem sanırım sulamayla ilgili de sıkıntı vardı, o sorunun da aşılması lazım." dedi.

"Niğde Patates Enstitüsü ve Üniversitelerle AR-GE İş Birliği Artırılmalı"

TİGEM'in tohum geliştirme ve hayvan ırklarının korunmasına yönelik çalışmalarının önemine işaret eden Gürer, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini söyledi.

Gürer, "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün gelişmesi, bu bağlamda tohumdan hayvancılığa, attan köpek ırkının korunmasına kadar yapacağı çalışmaların bu ülke için önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.

Niğde'deki Patates Araştırma Enstitüsünü örnek gösteren Gürer, "Örneğin, Niğde'de Patates Enstitüsü var. Bana göre çok başarılı da tohum geliştiren bir enstitü. Bunlarla, üniversitelerle AR-GE çalışmasını öne alarak kurumun daha ilerlemesi sağlanabilir." ifadelerini kullandı.

TİGEM'in araştırma bütçesinin yeterliliğini de sorgulayan Gürer, "AR-GE'ye ayırdığınız bütçe kurum olarak sizin için yeterli mi? Yani bazı alanlara yapılan yatırımın bu kurumlara da yapılmasının ihtiyaç olduğunu düşünüyorum." dedi.

Gürer, kurumun gelecek dönemde uygulamayı planladığı projelerin ve bu projelerin mevcut aşamalarının da kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

"Ziraat Bankası Reklam Kadar Çiftçiye Destek Vermiyor"

Genç ve kadın çiftçilere yönelik finansman desteklerini de değerlendiren Gürer, Ziraat Bankasının tanıtım faaliyetleri ile üreticilere sağlanan destekler arasında fark bulunduğunu savundu.

Gürer, "Televizyonlarda Ziraat Bankası diyor ki: 'Genç ve kadın çiftçiye destek veriyoruz.' Verdiği reklam kadar çiftçiye destek parası vermiyor. Ondan ya faizini istiyor." ifadelerini kullandı.

Tarımın ekonomik ve toplumsal önemini tarihsel bir sözle anlatan Gürer, "Ne demiş Sümerler? Demiş ki: 'Gümüşü ve altını olanlar buğdayı ve koyunu olanın kapısını bekler.' Böylesine önemli bir sektörü konuşuyoruz." dedi.

TİGEM'in tarımsal üretimde öncü bir kamu kuruluşu olduğunu belirten Gürer, "Yurt dışına nereye gitseniz 'Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz gelir, size bunu öğretir.' diyorsunuz. Buğday ekmeyi de öğretir, burada tarım da yapar. O başarınızı Türkiye'ye de getirin." çağrısında bulundu.

"TİGEM'de Taşeron Çalışanlara Kadro Verilmeli"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TİGEM bünyesinde taşeron statüsünde çalışan personelin kadroya alınmasını istedi.

Kurumdaki istihdam yapısının açıklanması gerektiğini belirten Gürer, "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde ne kadar taşeron çalıştırıyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

Kiraya verilen çiftliklerin durumunu da yeniden gündeme getiren Gürer, "Şu anda kaç çiftliği kirada bulunuyor, kira artışları hangi oranda gerçekleşiyor? Buralarda değişiklik oldu mu? Yani kiraya verdiğiniz yerlerin süresi dolduğunda aynı kişiler mi sürdürüyor, yeni kişilere mi veriyorsunuz?" dedi.

"24 Saat Çalışma Yerine Vardiyalı Sistem Uygulanmalı"

TİGEM Genel Müdürünün tarım sektörüne yönelik yeni bir iş kanunu çıkarılması ve çalışma sürelerinin uzatılmasına ilişkin değerlendirmesine de tepki gösteren Gürer, mevcut iş mevzuatının uygulanmasının yeterli olduğunu savundu.

Gürer, "Bir de, biraz evvel söylediğiniz İş Kanunu'na da çalışma anlayışına da aykırı bir düşünce. Yirmi dört saat çalışma var, diyorsunuz. Bir insanın yirmi dört saat çalışması değil, 'vardiyalı çalışma' diye bir kavram var." ifadelerini kullandı.

Tarımsal faaliyetlerin gerektiğinde gece saatlerinde de sürdürülebileceğini ancak bunun çalışanların hakları korunarak yapılması gerektiğini belirten Gürer, "Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde de üç vardiya hâlinde gece de eğer iş varsa çalışma sağlanabilir. Bunun için özel bir yasaya gerek yok." dedi.

Çalışma sürelerinin uzatılmasına karşı çıkan Gürer, "Vardiyalı, hak edişi verilerek, emek sömürüsü yapmadan çalışma süresine uygun bu iş sürdürülebilir. Onun için yeni kanunun gerekliliği değil, mevcut kanunun uygulanmasının ihtiyaç olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"TİGEM Önemli Bir Kuruluş, Desteklenmesi ve Şeffaflaşması Gerekli"

TİGEM'in Türkiye'de tarımsal üretimin geliştirilmesi, yerli tohumların korunması, hayvan ırklarının iyileştirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi açısından önemli görevler üstlendiğini belirten Gürer, kurumun faaliyetlerinde şeffaflığın artırılması gerektiğini ifade etti.

Gürer, "TİGEM önemli bir kuruluş, desteklenmesi gerekli. Onun için de bu kuruluşu önemsediğim için bazı konularda şeffaflaşmasının gereğini düşünüyorum." sözleriyle TİGEM'in yurt dışı projelerinden işletme kiralamalarına, AR-GE bütçesinden çalışanların haklarına kadar gündeme getirdiği konuların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…