İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.057.319 ▲ %0,54
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Ekoloji

COP31 öncesi ormanlar üzerinden yeşil propaganda eleştirisi

Birleşmiş Milletler 31. İklim Değişikliği Konferansı (COP31) 9-20 Kasım'da Antalya'da yapılacak. Konferans öncesinde iktidar ve sermayenin çevreci görünme çabaları ile orman alanlarının şirketlere tahsisi eleştiriliyor.

Birleşmiş Milletler 31. İklim Değişikliği Konferansı (COP31) 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek. Konferans yaklaşırken iktidar ve şirketlerin çevreci imaj oluşturma çabalarına hız verdiği belirtiliyor; ağaçlandırma iddiaları ve 'temiz enerji' vurgusu bu kapsamda eleştiriliyor.

BirGün'de yayınlanan habere göre, iktidar ağaçlandırmada dünya dördüncüsü olduğunu savunurken, şirketler kestikleri ağaçların yerine yenilerini diktiklerini öne sürüyor. Enerji firmaları ise güneş ve rüzgar santrallerini 'temiz enerji' olarak tanıtıyor. Ancak maden, turizm ve enerji sektöründeki onlarca şirketin, tahsislerle orman alanlarının yüzde 3,6'sını (870 bin hektar) işgal ettiği ifade ediliyor.

ÇED olumlu kararı almış enerji ve madencilik projelerinin toplam alanının üçte birinin orman ekosistemlerine denk geldiği, bu projelerin hayata geçmesi halinde on binlerce hektar orman alanının daha şirketlerin kullanımına açılacağı aktarılıyor. Haberde, şirketlerin 'bir ağaç kestik ama yerine iki ağaç diktik' savunmasının gerçeği yansıtmadığı, dikilen fidanların orman ekosistemine dönüşüp dönüşmediğinin bilinmediği vurgulanıyor.

Türkiye'de ciddi ağaçlandırma yapan tek kuruluşun Orman Genel Müdürlüğü (OGM) olduğu, ancak yıllardır yapılan çalışmalarla kazanılan orman ekosistemi miktarının 755 bin hektar, yani tüm ormanların yalnızca yüzde 3,3'ü olduğu kaydediliyor. Ağaçlandırmayla kazanılan alanların doğal ormanlar kadar biyoçeşitlilik barındırmadığı ve karbon tutma kapasitesinin düşük olduğu belirtiliyor.

Haberde ayrıca, Bergama'nın Sarıcalar köyünde 56 hektar alanda kurulması planlanan güneş enerjisi santralı için yaklaşık 7 bin ağacın kesileceği, Marmara ve Ege'deki rüzgar santrallerinin de ormanları tahrip ettiği örnekleri veriliyor. GES'ler için orman tahsisine 3,5 yıl önce, 6 Şubat 2023'teki depremlerden 9 gün sonra Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle başlandığı hatırlatılıyor.

Son olarak 'karbon yutak ormanları' kurulmasına yönelik yasal düzenleme yapıldığı, bu kapsamda OGM'nin şirketlere karbon satın alabilmeleri için devlet ormanlarını tahsis edebileceği belirtiliyor. Prof. Dr. Doğanay Tolunay'a göre, mevcut ormanların tuttuğu karbonun gönüllü piyasalarda ticareti mümkün değil ve yanmış bir ormanın yeniden ağaçlandırılmasıyla atmosferden alınan karbon sertifikalandırılamaz. Tolunay, en az 50 yıldır orman olmayan alanlarda yapılacak ağaçlandırmaların emisyon azaltımına katkı sağlayabileceğini, ancak OGM'nin yılda ortalama 458 hektar orman dışı ağaçlandırma kapasitesiyle şirketlerden gelecek talebi karşılayıp karşılayamayacağının merak konusu olduğunu ifade ediyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…