İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.071.097 ▼ %1,43

Kültür-Sanat

Demet Sabancı Çetindoğan'ın, Rahmi Koç'u 96'ncı doğum gününde ağırladığı Zarif Mustafa Paşa yalısının geçmişindeki acı Balkan Savaşı detayı

İstanbul Boğazı'nın en güzel manzaralarından birine sahip tarihi bir yalı… Ev sahibi Demet Sabancı Çetindoğan ve doğum günü pastasının başındaki Türkiye'nin en tanınmış iş insanlarından Rahmi Koç… Rahmi Koç'un doğum günü kutlamasıyla gündeme gelen Anadolu Hisarı'ndaki Zarif Mustafa Paşa Yalısı'nın hikâyesi ise yalnızca davetlerden, zarif sofralardan ve ünlü

Demet Sabancı Çetindoğan'ın, Rahmi Koç'u 96'ncı doğum gününde ağırladığı Zarif Mustafa Paşa yalısının geçmişindeki acı Balkan Savaşı detayı

İstanbul Boğazı'nın en güzel manzaralarından birine sahip tarihi bir yalı… Ev sahibi Demet Sabancı Çetindoğan ve doğum günü pastasının başındaki Türkiye'nin en tanınmış iş insanlarından Rahmi Koç… Rahmi Koç'un doğum günü kutlamasıyla gündeme gelen Anadolu Hisarı'ndaki Zarif Mustafa Paşa Yalısı'nın hikâyesi ise yalnızca davetlerden, zarif sofralardan ve ünlü konuklardan ibaret değil. Bu yalı, Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı dönemlerine, savaşlara ve Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine tanıklık etti.

Burak ARTUNER

BİR ZAMANLAR MEHMETÇİĞE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Zarif Mustafa Paşa Yalısı'nın Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı yıllarında askerlerin konaklaması için kullanılmıştı. Boğaz'ın kıyısındaki bu görkemli yapı, imparatorluğun savaşlarla sarsıldığı yıllarda bambaşka bir kimliğe büründü. İstanbul'un işgali sırasında da zor günler geçiren yalı, Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu'ya gönderilen silah ve mühimmat için depo olarak kullanıldı. Bir zamanlar cepheye giden askerlerin ve bağımsızlık mücadelesinin izlerini taşıyan bu tarihi yapı, bugün İstanbul'un kültürel mirasının önemli parçalarından biri olarak ayakta duruyor.

TARİHİ 300 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR

Yalının kesin yapım tarihi bilinmiyor. Ancak mimarlık tarihi üzerine yapılan çalışmalarda 17'nci yüzyılın sonu ile 18'inci yüzyılın başlarına uzanan bir geçmişe sahip olduğu değerlendiriliyor.

Bir zamanlar harem ve selamlık olmak üzere iki ayrı bölümden oluşan büyük bir yalıydı Zarif Mustafa Paşa Yalısı.

1990'DA YOLCU VAPURU ÇARPTI

Güneydeki haremin bir kısmı, I. Dünya Savaşı sonrasında yıkıldı. Yıkılmayan kısmına da 1990'da gemi çarptı.

Hasar gören kısım tamir edilemediğinden, zamanla tamamen yıkıldı ve yok oldu. Sağlam kalan ve günümüze kadar gelebilen kısmı selamlık dairesi ve oldukça değişmiş yeni haliyle mehtabiye köşküdür.

BALKAN VE BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞLARINDA ASKERLER YERLEŞTİRİLDİ

Harem ve selamlık arasında bulunan ve bu iki bölümü birleştiren kısım ise, daha önce Balkan Savaşı'nda buraya asker yerleştirilmesi sebebiyle harabe haline gelmişti. I. Dünya Savaşı'nda yalıya yine asker yerleştirildi. Daha sonra da zaten yıkılmak üzere olan bu bölüm, sahipleri tarafından yıktırıldı.

Yalının bilinen en eski sahibi Berberbaşı Mustafa Ağazade Bey'ydi. Zarif Mustafa Paşa, yalının dördüncü sahibiydi. 1848'de bu yalıyı Sultan II. Mahmud'un kahvecibaşısı Kâni Mustafa Bey'den almıştı. Zarif Mustafa Paşa, 1845 yılında Darüşşûra reisi, 1849 yılında da Konya ve Halep Valisi olmuştu. Kısa süre sonra da azledilmiş, daha sonra Vidin Valisi ve Erzurum Valisi olarak tayin edilmişti. Nihayet Anadolu Ordusu Müşiri oldu ve 1863 yılında vefat etti. Mezarı Karacaahmet Mezarlığı'ndadır.

Sultan Abdülaziz dönemi devlet ricalinden olan Zarif Mustafa Paşa, ismiyle müsemma zarif ve kibar bir insandı. Onun sessiz ve sade hayatı, ailesine ve yalısına da yansımış olacak ki, "Boğaz'ın asudeliğinde sessiz bir yalı" tarifine en yakışan yalıdır Zarif Mustafa Paşa Yalısı.

Zarif Mustafa Paşa'dan sonra, kızı Aziz Hanım, eşi Sadık Bey ile birlikte bir süre bu yalıda oturdu. Aziz Hanım'ın Esat Bey ve Saffet Hanım isminde iki çocuğu oldu. Aziz Hanım'dan sonra Esat Bey oturdu bu yalıda, dört çocuğuyla. Bu yüzden yalı, "Esat Bey Yalısı" olarak da anıldı bir zamanlar.

Dedesi gibi devlet şurasında vazife alan ama reis değil aza olan Esat Bey, yalının odalarını kullanım amaçlarına göre isimlendirmişti.

YALDIZLI ODANIN SIRRI NE ?

Tıpkı saraylarda olduğu gibi, bu yalının da her bir odasının ayrı ayrı isimleri vardı: "Ocaklı Oda", "Yaldızlı Oda" gibi.

En eski ve en süslü odası Yaldızlı Oda'dır. Yıldızlarla yaldızlanmış odaya girdiğinizde ilk göreceğiniz şey koca bir piyano, gözlerinizi kamaştıracak olan ise tavandaki, ortada güneşin resmedildiği muhteşem sekizli yıldızlar ve tezyinatlı çifte bordür. Burası denizden akseden güneş ışınlarının duvarlardaki ve tavanlardaki süslemeleri yıldızlar gibi parlattığı bir ışık ve renk cenneti gibidir.

Yalının, Zarif Mustafa Paşa soyundan gelen son sahibi Esra Gökçen Hanım'dı. 1992 yılına kadar bu ailenin elinde kalan ve mirasçılar arasında birkaç kez el değiştiren yalı, Demet Sabancı Çetindoğan tarafından satın alındı.

Neoklasik üslup ile klasik Türk yalı üslubu bu yalıda birleşmiştir.

Açık sarı renginde ahşap bağdadi yalı iki katlıdır.

Bodrum ya da servis katı yoktur.

TACIN ÜZERİNDEKİ YAZI

İkinci kattaki cumbalı orta bölüm beş eliböğründeyle denize doğru uzanmış, üçgen bir çatı alınlığını da başına taç yapmıştır. Bu tacın üzerinde "Mâşâllâh-Lâ kuvvete illâ billâh" (Allah'ın dediği olur. Allah'tan başka kudret yoktur) yazılıdır.

Orta sofalı plan tipinde olan yalının cumba kısmındaki pencerelerinin üzeri yuvarlak kemerlidir.

Zarif Mustafa Paşa Yalısı, Boğaziçi'nde bir zarafet abidesi olarak Rahmi Koç'un 96'ıncı doğum günü kutlamasıyla da bir kez daha gündeme geldi.

DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN'IN YALISI

2000 yılında Demet Sabancı Çetindoğan'ın mülkiyetine geçen Zarif Mustafa Paşa Yalısı, restorasyon ve koruma çalışmalarıyla yeniden gündeme geldi. Çetindoğan, yıllar içinde burada çok sayıda önemli konuğu ağırladı. Yalı, yalnızca İstanbul sosyetesinin değil, uluslararası alanda tanınan isimlerin de uğrak noktalarından biri oldu. Colin Powell, Oprah Winfrey ve Madeleine Albright gibi isimlerin de geçmişte ağırlandığı yalı, tarihi dokusu ve kendine özgü mimarisiyle dikkat çekiyor.

İçindeki geleneksel Türk hamamı, geçmişte kadınların mahremiyet içinde denize girebilmesine imkân sağlayan deniz hamamı ve Boğaz'a açılan manzarası, yapıyı benzerlerinden ayıran özellikler arasında.

BİR YALIDAN FAZLASI

Kısacası 10 Ekim'de Rahmi Koç'un doğum günü pastasının kesildiği, dostların bir araya geldiği bu yalı, aslında İstanbul'un hafızasında çok daha derin bir yere sahip.

Zarif Mustafa Paşa Yalısı'nın duvarları, bir imparatorluğun son döneminden Cumhuriyet'in kuruluşuna, oradan bugünün İstanbul'una uzanan hikâyeyi sessizce saklamaya devam ediyor.

patronlardunyasi.com

İLGİLİ HABER

Kaynak: Patronlardunyasi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…