İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.053.614 ▲ %1,06

Politika

DEVA Partisi’nden Maltepe deprem sonrası yıkım kararlarının uygulanmaması ve kentsel dönüşüm çağrısı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen, Maltepe’deki bina çökmesi sonrası yıkım kararlarının uygulanmaması ve sorumlulukların netleştirilmesi gerektiğini belirtti; riskli yapıların taranması, sosyal konut ve tahliye sonrası destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Cumha'nın haberine göre, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, İstanbul’un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi’nde beş kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesiyle ilgili olarak 16 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, uygulanmadığı belirtilen yıkım kararları ve yapı denetim süreçlerinin tüm yönleriyle incelenmesini talep etti.

Olay sonrası güvenli konut ve kapsamlı kentsel dönüşüm çağrısında bulunan Esen, riskli yapıların acilen taranmasını, dönüşümlerin en yüksek risk taşıyan binalardan başlamasını ve tahliye edilen vatandaşların barınma ihtiyaçlarının kamu güvencesiyle karşılanmasını istedi.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini tekrarlayan Esen, çevredeki binalardan tahliye edilen ailelerin belirsizliklere sürüklenmesini de vurguladı; arama-kurtarma ekiplerine teşekkür eden siyasetçi, İstanbul’da deprem olmadan meydana gelen bina çökmelerinin tüm kamu kurumları için ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti.

"Yıkım kararları neden uygulanmadı?" başlığıyla paylaşılan açıklama kapsamında, çöken binadaki kaçak katlar nedeniyle iki kez yıkım kararı alındığını ancak uygulanmadığına dikkat çekti ve idari süreçlerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Sorumluların belirlenmesi için şu soruları yanıtlamayı talep etti: Yıkım kararları neden uygulanmadı? Dosya yıllar içinde nasıl takip edildi? Yapının kullanımına ilişkin izinler nasıl oluştu? İdari sınırlar değişirken belgeler ve sorumluluklar nasıl devredildi? Bu soruların cevapları tarihleri ve dayanaklarıyla açıklanmalıdır.

Sorumluluk arayışında yalnızca binanın yapım sürecinde görev alan kişilerle sınırlı kalınmaması gerektiğini belirten Esen, ruhsatlandırma, izin ve denetim süreçlerinde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların incelenmesini istedi.

Bakanlık, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinin koordineli hareket etmesi gerektiğini kaydeden Esen, ruhsatlar, yapı tatil tutanakları, yıkım kararları ve risk tespit raporlarının birlikte değerlendirilmesini talep etti.

"Rantsal dönüşümden kentsel dönüşüme geçilmeli" başlığıyla devam eden söylemde Esen, İstanbul’daki riskli ve kaçak yapıların acilen taranmasını ve can güvenliğinin ekonomik getiriden önce geldiğini vurguladı. Riskli yapı stokunun en yüksek tehlike taşıyan binalardan başlanarak dönüştürülmesini öneren Esen, rant odaklı gelişmelerin dar gelirli ailelerin erişimini engellediğine dikkat çekti.

Kamu kaynaklarının güvenli, erişilebilir ve sosyal konut üretimine yönlendirilmesi gerektiğini ifade eden Esen, imar affı beklentisinin tamamen ortadan kaldırılması çağrısı yaptı. İnsan hayatının imar affına ve seçim kazancına feda edilmemesi gerektiğini söyleyen Esen, yapı kayıt belgelerinin binaların deprem dayanıklılığını garantilemediğini hatırlattı.

Vatandaşların yapı güvenliği konusunda doğru ve açık biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Esen, dönüşüm politikalarının yalnızca mal sahiplerini değil, kiracıları ve dar gelirli aileleri de kapsaması gerektiğini belirtti.

"Tehlikeli yapıyı boşaltmak yetmez" ifadesiyle devam eden açıklamada, tahliye kararlarıyla birlikte ailelerin barınma, eğitim, sağlık ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal destek mekanizmalarının da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tahliye sürecinde kamu idarelerinin sorumluluklarına dikkat çeken Esen şu soruları gündeme getirdi: Evden çıkacak aile ertesi gece nerede kalacak? Kirasını nasıl ödeyecek? Çocuğu hangi okula devam edecek? Yaşlı veya engelli aile üyesinin ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Tahliye kararını veren idare bu soruların cevaplarını da hazırlamalıdır.

Kentsel dönüşüm desteklerinin kiracıları da kapsayacak şekilde yeniden planlanmasını isteyen Esen, düşük gelirli hanelere daha yüksek oranlı hibeler ve uygun geri ödeme imkânları sağlanmasını önerdi. Riskli yapılarda yaşayan dar gelirli vatandaşlar için kiralık sosyal konut üretiminin hızlandırılması gerektiğini belirten Esen, güvenli barınmanın ekonomik imkânlara bağlı olmaması gerektiğine işaret etti.

Acil risk taşıyan yapılardan tahliye edilen aileler için konteynerlerden oluşan sosyal barınma alanları kurulmasını önermesi kapsamında Esen, geçici yerleşim alanlarında su, kanalizasyon, elektrik, ısınma, sağlık ve güvenlik hizmetlerinin eksiksiz sağlanmasının önemine vurgu yaptı.

Bu alanlarda barınma desteğinin ailelerin ekonomik durumlarına göre düzenlenmesini isteyen Esen, sosyal barınma modelinin ayrıntılarını şu sözlerle açıkladı: İlk bir yıl bedelsiz konaklama sağlanmalıdır; kalıcı konuta geçiş bir yılı aşarsa, hanenin gelirine göre belirlenen ve üst sınırı önceden açıklanan sınırlı bir kira bedeli uygulanabilir.

Geçici barınma desteğinin güvenli ve kalıcı konut teslim edilene kadar sürdürülmesini isteyen Esen, ödeme gücü olmayan ailelere ücretsiz barınma veya kira desteğinin devam etmesini talep etti.

Konteyner alanlarının kalıcı yerleşim bölgelerine dönüşmemesi gerektiğini hatırlatan Esen, vatandaşlara güvenli konutlara geçiş için açık ve uygulanabilir bir teslim takviminin sunulmasını istedi.

TOKİ ve belediyelere sosyal konut için ortak çalışma çağrısı yapan Esen, dar gelirli vatandaşların güvenli ve erişilebilir konut ihtiyaçlarına daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Yarısı Bizden kampanyası ve diğer dönüşüm desteklerinin, belediyeler ile belediye şirketleri tarafından yürütülen sosyal dönüşüm projelerinde de etkin biçimde kullanılmasını istedi.

Kentsel dönüşüm projelerinin açık ihale süreçleriyle daha yetkin inşaat şirketlerine dağıtılmasını öneren Esen, uygulamaların şeffaf ve denetlenebilir biçimde yürütülmesini vurguladı.

Afet hazırlıklarında partizan yaklaşımlardan uzak iş birliği gerektiğini belirten Esen, ulaşım, iletişim, iş makineleri, personel ve geçici barınma alanlarına ilişkin hazırlıkların afet meydana gelmeden tamamlanmasını talep etti. Tasarruf tedbirleri ve idari izin süreçlerinin arama-kurtarma ekipmanlarının teminini geciktirmemesi gerektiğini söyleyen Esen, kamu kurumlarının afetlere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesini istedi.

Maltepe’deki bina çökmesi sonrasında denetim, kentsel dönüşüm ve sosyal barınma politikalarının birbirinden bağımsız hareket edemeyeceğini vurgulayan Esen, vatandaşların can güvenliğini önceleyen ve tüm kurumların ortak sorumluluk üstlendiği kapsamlı bir seferberlik planı hazırlanmasını talep etti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…