Dellaloğlu'ndan Türkiye'nin modernleşme analizi
Sosyolog Besim Dellaloğlu, Felsefe ve Kritik programında düşünsel özgürlüğün kurumsal ve ekonomik koşullarına dikkat çekerek Türkiye'nin modernleşme sürecini değerlendirdi.
Sosyolog Besim Dellaloğlu, Kaan Özkan'ın hazırlayıp sunduğu Felsefe ve Kritik programının on beşinci bölümünde konuk olarak yer aldı. Dellaloğlu, düşünsel üretimin toplumsal zeminini, modernleşme deneyimini ve Türkiye'nin bilimsel ile entelektüel kapasitesini masaya yatırdı. Bireysel yeteneğin ötesinde güçlü kurumların, kültürel kamusal alanın ve ekonomik bağımsızlığın düşünsel özgürlük için belirleyici olduğunu vurgulayan Dellaloğlu, Avrupa'daki dönüşüm ile Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreci karşılaştırmalı olarak ele aldı.
Medyascope'de yayınlanan habere göre, Dellaloğlu dehayı merkeze alan yaklaşımı 'romantik' olarak nitelendirdi. Bu anlayışın 18. ve 19. yüzyıl Avrupa'sında yaygın olduğunu ancak sınırları bulunduğunu ifade eden sosyolog, bireysel yaratıcılığın toplumsal, tarihsel ve kurumsal koşullar tarafından desteklendiğini veya engellendiğini belirtti. Dellaloğlu, çevresel faktörlerin desteklemediği durumlarda dehanın alkolizm veya psikopati için bir sıçrama tahtası olabileceğini, 'fil dişi kule' durumunun ise mutsuzluk yaratabileceğini dile getirdi.
Avrupa'da kültür piyasasının oluşumuna değinen Dellaloğlu, Erasmus'un 16. yüzyılda kitap gelirleriyle geçinirken Mozart'ın Salzburg Dükü'nün maaşlı çalışanı olduğunu anlattı. Beethoven döneminde sanatçıların ısmarlama işlerden bağımsızlaşarak kendi doğrultularında üretebildiğini kaydeden Dellaloğlu, bu değişimin arkasındaki piyasa dinamiklerine dikkat çekti. Kafelerin ve aristokrat-burjuva salonlarının en önemli kültür olaylarının gerçekleştiği mekanlar olduğunu vurguladı.
Modern sosyal bilimin 'yabancılaşma', 'anomi' ve 'rasyonelleşme' gibi kavramları üreten üniversite ve kamusal alan kurumlarının ürünü olduğunu belirten Dellaloğlu, Marx'ın gelirinin büyük bölümünü gazetecilikten sağladığını hatırlattı. Bağımsız aydın figürünün bu alanlarla ortaya çıktığını söyleyen Dellaloğlu, Türkiye'de kültürel kamusal alanın yeterince gelişmediğini savundu. Türkiye'de kültür üretiminin devlete veya belediyelere bağımlı kaldığını, sinemacıların dahi Kültür Bakanlığı'ndan fonlanmak zorunda olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin modernleşme projesine ilişkin soruyu '200 yıllık aslında bütün dertlerimizin kaynağı bu soru' şeklinde yanıtlayan Dellaloğlu, 'medeniyet' kavramını Mustafa Reşit Paşa'nın ürettiğini aktardı. Osmanlı'nın modernleşme arayışının savaş meydanlarındaki yenilgilerle başladığını ve mühendishanenin kuruluşunu sembolik bir başlangıç olarak gördüğünü ekledi. Dellaloğlu, Osmanlı'nın Ruslarla 30'a yakın savaş yaptığını, bunlardan sadece Kırım Savaşı'nı kazanabildiğini ve bu savaşın da İngiliz ve Fransızlarla birlikte yürütüldüğünü belirterek, bir ülkenin bu denli yenilgi almasının şaşırtıcı olduğunu söyledi.
TürkAta Haber Ajansı