Gazeteci Bahadır Özgür, medya üzerindeki baskıyı ve iktidarın susturma politikasını değerlendirdi
Gazeteci Bahadır Özgür, medya ve gazetecilere yönelik baskıların arttığını belirterek, bu durumun iktidarın güç kaybının işareti olduğunu savundu. Özgür, baskıların direnişi ve alternatif bilgi kanallarını doğuracağını ifade etti.
Gazeteci Bahadır Özgür, son dönemde medya ve gazetecilere yönelik baskıların arttığını belirterek, iktidarın kendi sesi olmayan medyanın üzerine gittiğini öne sürdü. Özgür, bu baskının yalnızca medyayla sınırlı kalmadığını, sorgulayan herkesi hedef aldığını ifade etti.
BirGün'de yayınlanan habere göre, Özgür, son bir ayda pek çok gazeteci hakkında soruşturma açıldığını, gözaltılar yaşandığını ve kendisinin de Murat Ağırel ile birlikte ev hapsinden gözaltına alındığını hatırlattı. T24 dahil haber sitelerine erişim yasağı getirildiğini, Tele1'in ardından Halk TV'nin kapatıldığını ve binlerce sosyal medya hesabına erişim engeli konulduğunu aktardı.
Özgür, medya ve gazetecilerin bu denli baskı altına alınmasının gücün zirvesinin değil, zirveden düşüşün işaretleri olduğunu savundu. Fon soruşturmasının ardından iktidarın en az 3-5 puan destek kaybettiğini gördüğünü ancak fren şansının olmadığını belirtti. Bir iktidarın bağımsız medyayı neden susturmak istediğine dair beş madde sıralayan Özgür, bunların toplumu bilgisiz bırakma, gerçeklik duygusunu yok etme, muhalefetin görünürlüğünü azaltma, korku yayma ve hataların bilinmesini engelleme olduğunu ifade etti.
Yazar, iletişim teknolojisinin tüm olanaklarının yok edilse bile bilgi boşluğunun kalmayacağını, bir yerlerde mutlaka bir ateş yakılacağını ve mesajların taşınacağını dile getirdi. Baskı gören medya ve gazetecilerin direniş sembollerine dönüştüğünü, bilginin mutlaka alternatif kanallar bulduğunu ve medyaya baskının iktidarın siyasal maliyetini artırdığını söyledi. Özgür, Yugoslavya'daki Radyo B92 örneğini hatırlatarak, baskılara rağmen radyonun özgürlükçü bir simge haline geldiğini, ancak daha sonra ticari bir yapıya bürünerek bağımsızlığını yitirdiğini ve 2015'te haber servisinin kapandığını aktardı.
Özgür, medyanın taş devrine döndürülmesi durumunda bile bilginin mutlaka alternatif kanallar bulacağını ve siyasal bir geri tepme yaşanacağını belirterek, baskıların iktidarın siyasal maliyetini artıracağını kaydetti.
TürkAta Haber Ajansı