Ankara'da basın özgürlüğü yürüyüşü
Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla Ankara'da toplanan binlerce kişi, sansür ve tutuklamalara karşı yürüdü. Yapılan açıklamada basın özgürlüğüne yönelik ihlaller eleştirilirken, tutuklu gazeteci İsmail Arı'nın mektubu okundu.



Basın meslek örgütlerinin "Sansüre hayır, habere özgürlük" sloganıyla yaptığı çağrı üzerine gazeteciler, sendikalar, siyasi partiler ve yurttaşlar Ankara'da bir araya geldi. Medyaya yönelik baskı politikalarını protesto eden kalabalık, Kolej Kavşağı'ndan Sakarya Caddesi'ne kadar yürüdü. Eylemde, son bir yıl içinde ikinci kez tutuklanan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı için pankartlar ve dövizler taşındı.
BirGün'de yayınlanan habere göre yürüyüşe DİSK, TMMOB, Türkiye Barolar Birliği, KESK, Eğitim Sen, Ankara Tabip Odası ile CHP, DEM Parti, İYİ Parti, TİP, TKP ve diğer bazı siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşları katıldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Kıvanç El, geçmişte yaşanan facia ve katliamlarda hayatını kaybedenlerin ailelerine desteklerinden dolayı teşekkür ederek, "Bugüne kadar biz onların sesi olduk, bugün onlar bizim için ses yükseltiyor" dedi. Konu Haberler.com, Bizimankara tarafından da aktarıldı.
Yürüyüşün ardından basın açıklamasını BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir okudu. Açıklamada, "Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz. Artık yeter, nefes alamıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Kayyım atamaları, site kapatmaları ve gazetecilerin tutuklanması nedeniyle ülkede basın özgürlüğünden söz edilemeyeceği vurgulandı.
Gökdemir, gazeteciliğin kamusal sorumluluğuna dikkat çekerek, "Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkum edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür, iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil" şeklinde konuştu.
Son iki yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV'ye kayyım atanması ile JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, KAOS GL ve T24 gibi sitelerin erişime engellenmesi eleştirildi. Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi ve bianet.org gibi platformların sosyal medya hesaplarına getirilen engeller de gündeme getirildi. Açıklamada, "Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir" denildi.
Basın meslek örgütleri taleplerini; tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, haber üzerindeki yargı baskısının kaldırılması, medyadaki kayyım uygulamalarına son verilmesi, hukuksuz erişim engellerinin bitirilmesi, kamu reklam ve ilanların adil dağıtılması ve basın özgürlüğüne yönelik saldırıların durdurulması şeklinde sıraladı.
Programın sonunda tutuklu muhabir İsmail Arı'nın cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Arı, mektubunda "Aynı yıl, aynı adliyede aynı suç iddiası ile ikinci kez tutuklanan gazeteci olarak basın tarihine geçeceğimi tahmin ediyorum. Yine beni tutukladıkları suç maddesinin yatarı yok. Sadece gazetecilik yaptığım için boşu boşuna cezaevinde tutuluyorum ve hayatımdan günler çalınıyor. Birçok meslektaşım içeride. Tüm gazetecileri de tutuklasanız bu halkın yüzü gülmeyecek. Sonuna kadar gazeteciliği savunacağız. Artık elinizi üzerimizden çekin, Anayasaya uyun ve bırakın işimizi yapalım. Sonuna kadar gazetecilik" ifadelerini kullandı.
TürkAta Haber Ajansı