İçeriğe geç
  • Dolar 49,3681
  • Euro 55,2121
  • Sterlin 65,4596
  • Bitcoin 4.104.885 ▲ %0,67

Gündem

Güven: Yeşil dönüşüm 30 yıl boyunca dünya gündeminde kalmaya devam edecek

Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, Samsun'daki Yeşil Sanayi Buluşmaları'nda yeşil dönüşümün 30 yıl daha dünya gündeminde kalacağını ve sanayi stratejilerinin merkezine bu dönüşümün konulduğunu açıkladı.

Haberler.com'da yer alan habere göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, Samsun'da düzenlenen "Yeşil Sanayi Buluşmaları" etkinliğinde yaptığı konuşmada, yeşil dönüşümün 30 yıl boyunca dünya gündemini meşgul edeceğini ve bu sürecin sanayi stratejilerinin merkezine yerleştirildiğini belirtti.

Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen ve Dünya Bankası'nın desteklediği "Yeşil Sanayi Buluşmaları"nın beşincisi, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. OKA Konferans Salonu'nda yapılan etkinlikte, sanayi işletmelerinin yeşil dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak amacıyla yeşil ve dijital dönüşüme yönelik ulusal ve uluslararası finansman imkanları, destek mekanizmaları ve proje teşvikleri hakkında katılımcılara bilgi verildi.

Açılış konuşmasını yapan Güven, yeşil dönüşümün 30 yıl daha dünya gündeminde yer alacağını vurgulayarak, "2019 yılından beri konuşuyoruz. Biz bunu bir 30 yıl daha konuşmaya devam edeceğiz, dünya olarak, Türkiye olarak değil. Bu sadece bir çevre olayı değil. En başlangıcından itibaren zaten böyle değildi. 2019 yılındaki ilk deklarasyon der ki: 'Green Deal, Avrupa Birliği'nin yeni büyüme stratejisidir.' Yani bu bir sanayi stratejisi. Bugün artık üretmiş olduğumuz ürünün sadece kaliteli olması tek başına yeterli değil. Hatta fiyat avantajının olması da tek başına yeterli değil. Özellikle AB tarafından ya da belirli bir grup dışında dünyanın geri kalanı tarafından istenen özel ihtiyaçlar var. Artık sadece bir şeyi üretebiliyor olmak yeterli değil. Bizim zamanımızda 1,44'lük disketler vardı arkadaşlar ve bunu üreten, dünyada en büyük olan bir firma vardı. Bugün o marka hala hayatta olmuş olsa, dünyanın en iyi disketini de yapıyor olsa bir anlamı yok. Yani ondan sonrasında CD, DVD, Blu-ray, Bluetooth sistemine geçmediğiniz sürece ben dünyanın en iyi disketini yapıyorum ama müşteriniz yok, sıfır. Artık yeşil dönüşüm dediğimiz, dijital dönüşüm dediğimiz husus da buna dönüştü" ifadelerini kullandı.

AB ülkelerinin ithalatta yeşil dönüşüm kriterleri ve karbon vergisi gibi unsurlara önem verdiğine dikkat çeken Güven, "Bir firma, AB pazarına yıllık 5 milyon dolarlık üretim yapıyor, tek bir firmaya ama firmanın en son gerçekleştirdiği tedarikçi denetiminde istenen yeşil dönüşüm gerekliliklerinin maliyeti yaklaşık 2 milyon dolar. Şimdi kar, zarar, sanayi, ticaret, strateji ne derseniz deyin, buyurun masanın üzerinde. Bu sadece bir yeşil dönüşüm meselesi, çevre meselesi, bacadan atılan bir gazın meselesi değil artık. Biz de sanayi stratejimizin merkezine artık bunu koyduk. Ama bu, gözümüzü korkutacak bir durum değil. Biz 30 yıl bununla yaşayacağız. Öyle ya da böyle, dünya olarak. Eğer biz bu işi yapacaksak en iyisini yapacağız. Zorunda olduğumuz için değil, bunu can-ı gönülden en iyi şekilde yapmak için yapacağız. Çünkü bu aynı zamanda yeni bir ihracat kapısı demek. Çünkü burada dünyada bazı firmalar elenecek. Biz onların ne kadar yerini alabileceğiz, ne kadar ikame pozisyonuna geçebileceğiz, bizim için önemli olan da bu olacaktır" şeklinde konuştu.

OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle ise çevreci üretim modellerinin önemine vurgu yaparak, "Yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir sorumluluk alanı olarak ele almamız mümkün değil. Enerji ve kaynak verimliliği, karbon yoğunluğunun azaltılması, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim kavramları; işletmelerimizin maliyet yapısını, finansmana erişimini, ihracat kabiliyetini ve küresel değer zincirlerindeki konumunu doğrudan belirleyen rekabet unsurları haline gelmiştir. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı olarak bölgesel kalkınmadaki dönüştürücü rolümüzü yeşil ekonomi odağında güçlendiriyor, destek mekanizmalarımızı yalnızca mevcut ihtiyaçlara cevap veren değil, bölgemizin sürdürülebilir geleceğini şekillendiren stratejik araçlar olarak konumlandırıyoruz. Bunun en önemli örneklerinden biri, Dünya Bankası desteği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürüttüğümüz, kısa adı SOGREEN olan Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında yürüttüğümüz çalışmalardır. Bu süreçte yalnızca işletmelerin yeşil yatırımlarının finansmanına değil, yeşil dönüşümün kadınlar ve gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimleri için yeni ve nitelikli istihdam fırsatlarına dönüşmesini de hedefliyoruz" dedi.

Dicle, firmalara sağlanan teknik desteklerin önemine de değinerek, "Ajansımızın Teknik Destek Programlarını da bu dönüşüm sürecinde önemli bir araç olarak kullanmaktayız. İşletmelerimizin karbon ayak izlerini hesaplamaları, emisyon kaynaklarını tespit etmeleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na uyum sağlamaları amacıyla teknik destekler sunuyoruz. Yeşil dönüşümü dijital dönüşümden ve verimlilikten de ayrı düşünmüyoruz. Bu nedenle işletmelerimizin yalın üretim tekniklerini uygulaması, verimliliklerini artırması ve dijital teknolojileri üretim süreçlerine entegre etmesi amacıyla uygulanan projeleri de destekliyoruz" diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Cengiz Türe, "Yeşil Mutabakat ve Küresel Rekabette Türkiye" başlıklı bir sunum yaptı. Programda ayrıca uzmanlar tarafından dijital dönüşüm, SOGREEN ve Ufuk Avrupa Programı konularında sunumlar gerçekleştirildi. Toplantı, değerlendirme bölümünün ardından sona erdi.

Haberin devamı için: Haberler.com

Kaynak: Haberler.com

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…