Güllü Davasında Gerekçeli Karar Açıklandı
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanatçı Güllü'nün ölümüne ilişkin davada Tuğyan Ülkem Gülter'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesini açıkladı.
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde, sahne adı Güllü olan Gül Tut'un pencereden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın gerekçeli kararı kamuoyuyla paylaşıldı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında üstsoya karşı kasten öldürme suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının dayanaklarını ve mahkemenin delil değerlendirmesini içeren gerekçeyi tamamladı.
Kamudan Haber'de yayınlanan habere göre, mahkemenin 9 Ekim 2026 tarihli gerekçeli kararında kamera kayıtları, tanık beyanları, adli tıp raporları ve dijital veriler bütüncül bir bakış açısıyla incelenmiştir. Dosyadaki bulgular ışığında, Gülter'in annesini kasten öldürdüğü kanaatine varılmıştır. Kararda, olay anında evde yalnızca Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu'nun bulunduğu, kamera incelemelerinde ise olay saatine kadar eve başka bir kişinin giriş veya çıkış yapmadığının tespit edildiği vurgulanmıştır.
Gerekçede, görgü tanığı Sultan Nur Ulu'nun 1 Ekim 2026 tarihli duruşmadaki yeminli ifadesi belirleyici unsur olarak kabul edilmiştir. Ulu, müzik eşliğinde eğlendikleri sırada Gül Tut'un odaya girdiğini, aynaya döndüğü anı görmediğini ancak tekrar döndüğünde Gülter'in annesini üst baldırından tutarak pencereden attığını gördüğünü beyan etmiştir. Mahkeme, tanığın soruşturmanın başındaki ifadelerindeki farklılığı, korku ve sorumluluğun kendisine yüklenmesi endişesiyle açıkladığını not etmiştir. Ayrıca Kervan Eminoğlu'nun soruşturma aşamasındaki ifadesinde, Ulu'nun olaydan gün sonra benzer endişelerini dile getirdiği aktarılmıştır. Tanığın sanığa iftira atmasını gerektirecek somut bir husumet bulunmadığı ve çelişkili ifadelerine dair açıklamalarının kendi içinde tutarlı olduğu değerlendirilmiştir.
Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 10 Ekim 2025 tarihli raporu da kararda yer almıştır. Pencere önünden alınan örneklerde kayganlaştırıcı madde kalıntısına rastlanmadığı belirtilmiş, bu durum tanık anlatımını destekleyen bir unsur olarak yorumlanmıştır. Adli tıp raporlarında ise ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması sonucu gerçekleştiği; çok sayıda kırık, kafa içi ve beyin kanaması ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama bulgularının tespit edildiği kaydedilmiştir. Dosyaya göre olay 26 Eylül 2025'te meydana gelmiş, kriminal rapor 10 Ekim 2025'te hazırlanmış, tanık ifadesi 1 Ekim 2026'da alınmış ve gerekçeli karar 9 Ekim 2026'da oluşturulmuştur.
Mahkeme, sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan dava açılmış olsa da, öldürme kararının ne zaman alındığının kesin delillerle belirlenemediğine hükmetmiştir. Suçun önceden planlandığının varsayımlarla kabul edilemeyeceği belirtilerek, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği tasarlama unsurunun oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Buna karşın, görgü tanığı ve diğer delillerle kasten öldürme eyleminin sabit olduğu kararına varılmıştır. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-d-f maddesi uyarınca verilen ceza dışında indirim uygulanmasını gerektirecek bir neden bulmamış ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Karara karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabileceği bildirilmiştir.
TürkAta Haber Ajansı