İçeriğe geç
  • Dolar 49,7707 ▲ %0,14
  • Euro 55,8525 ▲ %0,21
  • Sterlin 66,4814 ▼ %0,11
  • Gram Altın 6.428,73 ▲ %0,69
  • Çeyrek Altın 10.552,40 ▲ %0,17
  • Gümüş 86,54 ▲ %0,44
  • Bitcoin 4.002.049 ▲ %0,48
  • BIST 100 11.125,48 ▲ %0,08

Kaymakamlıklar

Artvin'de 500 Tonluk Kaya Tehlikesi

Artvin'de 500 Tonluk Kaya Tehlikesi

Karadeniz Sahil Yolu'nun Artvin kesiminde son yıllarda ölümlü heyelanlar yaşanırken, uzmanlar 500 tonluk blokların yer değiştirdiğini ve lokal önlemlerin yetersiz kaldığını belirtti.

Artvin'de Karadeniz Sahil Yolu'nun Arhavi ile Sarp arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik bölümünde, son dönemde meydana gelen kaya düşmesi ve heyelan olayları can ve mal kayıplarına yol açtı. Gürcistan sınırına ulaşımı sağlayan ve uluslararası taşımacılıkta kritik öneme sahip güzergahta, yamaçlardan kopan devasa kaya parçaları zaman zaman trafiği aksatıyor, araçlarda hasara neden oluyor ve ölümlere sebebiyet veriyor. Bölgedeki riskin boyutu, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy'un değerlendirmeleriyle bir kez daha gündeme geldi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, KTÜ uzmanları bölgede 500 tonu aşan kaya bloklarının hareket halinde olduğunu tespit etti. Prof. Dr. Ersoy, son 5-6 yılda bu hatta 6'sı çok ciddi olmak üzere toplam 6 büyük vaka yaşandığını, bunların 3'ünün ölümlü sonuçlandığını açıkladı. 1 Temmuz 2022'de Hopa-Kemalpaşa arasındaki Kopmuş mevkisinde tırların üzerine düşen kaya nedeniyle Azerbaycan uyruklu bir sürücü hayatını kaybetmiş, 2 kişi yaralanmış ve 4 tır zarar görmüştü. 8 Aralık 2024'te Arhavi'nin Kıyıcık mevkisindeki heyelanda ise yaklaşık 100 bin tonluk toprak kütlesi yolu kapatarak bir otomobilin toprak altında kalmasına ve 4 kişinin ölümüne neden olmuştu. 6 Mayıs 2026'da Kemalpaşa'da ve 8 Ekim 2026'da Hopa'nın Esenkıyı mevkisindeki tır parkında yaşanan olaylarda da maddi hasarlar ve bir can kaybı meydana geldi.

Prof. Dr. Ersoy, bölgedeki incelemelerin ardından yaptığı açıklamada, "Son 5-6 yılda özellikle 30 kilometrelik Arhavi-Sarp karayolu içinde 6 tane çok ciddi vaka yaşadık. Bunların 3'ü ölümlü vakaydı. Taşkın, heyelan, deprem ülkesiyiz ama özellikle karayollarında kaya düşmesi riskini görüyoruz. Tonya'da 7-8 sene önce 4 kişinin hayatını kaybettiği olayla birlikte ülkemizde kaya düşme çalışmalarına start verildi ama 30 kilometrelik bir alanda yine görüyoruz ki 5-6 yılda 7-8 tane heyelan ve kaya düşmesi olayını görüyoruz. Orada yaptığımız çalışmada blokların 500 tonu geçtiğini görüyoruz. Orada bir kişi hayatını kaybetti. 8 tane tır maddi hasar gördü. Tırdan büyük blokların hareket ettiğini görüyoruz. Biz doğayla mücadele mi etmeliyiz yoksa yanında mı durmalıyız sorusu karşımıza geliyor. 500 tonluk bloğu hiçbir insan yapısı önlem önleyemez. Dolayısıyla bu gibi durumlarda doğaya hiç müdahale etmeden belki o bölgelerde sakınım yaparak o bölgelerden uzaklaşmalıyız" dedi.

Uzman, Doğu Karadeniz'de yolların şevlere çok yakın inşa edildiğini ve tampon alan bırakılmadığını vurgulayarak, 2019 yılında bin tona yakın bir bloğun düştüğünü hatırlattı. Günde binlerce tırın geçtiği yolun bölgesel bir yüz olduğunu belirten Ersoy, lokal önlemlerin yetersiz kaldığını ifade etti. Prof. Dr. Ersoy, "Aslında Karadeniz Sahil Yolu bizim bölgemizin bir yüzü. Gürcistan sınırı ve özellikle doğuya doğru ülkelere gidildiğinde bu yoldan geçiliyor. Günde binlerce tırın geçiş yaptığı bir karayolu. Ama son zamanlarda 3-4 sene önce Azerbaycanlı bir vatandaş kaya düşmesi olayında hayatını kaybetmişti. Orada hareket eden kütle 4-5 oda büyüklüğündeydi. Devasa bir kütleydi. 2019 yılında meydana gelen kaya düşme olayında yine bin tona yakın bir bloğun düştüğünü gördük. Doğu Karadeniz'de sanırım doğayla savaşıyoruz. Özellikle dike yakın şevlerde yollar şevlere çok yakın geçtiği için bir tampon alan bırakmıyoruz. Kaya düştüğü zaman doğrudan aracın veya insanın üzerine düşüyor. Bunu düşünmek lazım. 2020 yılında Birleşmiş Milletlerinin afet tanımında lokal olarak çözülemeyen olaylar diyor. Dolayısıyla evet bizim bölgemizde lokal olarak gelişiyor ama biz lokal önlemlerle bunu çözemeyiz. Ulusal bütünleşik bir sistemle nasıl biz artık depremi ulusal sorun olarak kabul ettiysek gördük işte İstanbul'da hiç beklenmedik bir yerde Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi kadar yağışı bir anda alabiliyor. Biz tüm doğa kaynaklı afetleri taşkın, kaya düşmesi ve heyelanı tüm ülkemize mal ederek bütünleşik ve stratejik yaklaşımlarla bunların üzerine gitmeliyiz. Lokal çözümler çok geride kalır. Hopa'da 30 kilometre boyunca her lokasyonda irili ufaklı kaya düşme vakası var. Bunlar ivedilikle lokal olarak değil bütüncül olarak yaklaşık 50 kilometrelik bir hattın kamu kurumları ve üniversitelerce kaya düşmesi olsun olmasın çalışılması lazım" ifadelerini kullandı.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…