İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.082.917 ▼ %0,06

Gündem

Hasta mahpus Mehmet Sait Yıldırım'ın tahliyesi üçüncü kez ertelendi, itirazı reddedildi

Avukat Demirer, "Başka dosyalarda daha erken karar veriliyor. O yüzden özel bir durum olduğunu düşünüyorum. Bırakmama gibi bir politikaları var" dedi.

30 yıllık ceza infaz süresini 27 Şubat 2025'te tamamlamasına rağmen tahliyesi üç kez ertelenen ağır hasta mahpus Mehmet Sait Yıldırım'ın, son erteleme kararına yaptığı itiraz da reddedildi. Yıldırım'ın avukatı Fatma Demirer, kararın geciktirilmesine ve müvekkilinin sağlık durumuna dikkat çekerek Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuracaklarını söyledi.

İzmir Kırıklar 1 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, koşullu salıverilme tarihi 27 Şubat 2025 olan Mehmet Sait Yıldırım'ın tahliyesini, "örgütle ilişkisini sürdüreceği" kanaatiyle üçüncü kez erteledi.

Yıldırım'ın karara yaptığı itirazı değerlendiren İzmir 2'nci İnfaz Hâkimliği, erteleme kararında hukuka aykırılık görmedi. Bu karara yönelik itirazı inceleyen İzmir 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi de infaz hâkimliğinin kararında "usul ve yasaya aykırılık" bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetti.

*Cezaevi kayıtlarında disiplin cezası bulunmadığı ve kurum kurallarına uyduğu belirtilen Yıldırım'ın tahliyesi, daha önce de "iyi hâlli olmadığı" ve "pişmanlık duymadığı" gerekçeleriyle ertelenmişti. İlk ertelemenin ardından dokuz ay daha cezaevinde tutulmasına karar verilen Yıldırım'ın tahliyesi, 25 Kasım 2025'te ikinci kez ertelenmişti.

Avukatı Demirer: AYM'ye başvuracağız

Yıldırım'ın avukatı Fatma Demirer, kararı bianet'e değerlendirdi. Müvekkilinin ağır sağlık sorunları bulunduğunu, düzenli ilaç kullanması gerektiğini ve anjiyo operasyonu geçirdiğini belirten Demirer, itirazın sonuçlanmasının uzun sürmesine dikkat çekti.

Demirer, kararın 16 Eylül'de verildiğini ancak kendilerine daha sonra tebliğ edildiğini söyledi. İtirazın ağır ceza mahkemesine taşınmasının ardından normal koşullarda bir ya da iki hafta içinde sonuçlanmasını beklediklerini belirten Demirer, Yıldırım'ın dosyasının bekletilmesini olağan bulmadığını söyledi.

Demirer, "Başka dosyalarda daha erken karar veriliyor. O yüzden özel bir durum olduğunu düşünüyorum. Bırakmama gibi bir politikaları var" dedi.

Avukat Demirer, kurulun ağustos ayında verdiği kararın kendilerine tebliğ edilmediğini de anlattı. Kararı, infaz hâkimliğine yaptıkları itiraz sırasında dosyanın istenmesi üzerine gördüklerini belirten Demirer, kararı kendileri talep etmelerine rağmen alamadıklarını söyledi. Demirer, itirazın reddedilmesinin ardından AYM'ye başvuracaklarını bildirdi.

"İki cezaevinde kalamaz raporu var"

Yıldırım'ın sağlık sorunlarının uzun süredir devam ettiğini belirten Demirer, müvekkilinin hastalıkları nedeniyle Adli Tıp Kurumu'na (ATK) sevk edilmesini daha önce talep ettiklerini söyledi. Ancak Yıldırım'ın, sevkin kendisi açısından eziyete dönüşeceğini belirterek gitmek istemediğini aktardı.

Demirer, müvekkilinin bu konudaki tutumunu şöyle anlattı:

"Benim iki tane cezaevinde kalamaz raporum var, ben neden ATK'ye gideyim demişti. Bu direngen tavrını kırmaya yönelik bu kararlar diye düşünüyoruz."

Yıldırım'ın sürekli ilaç kullanması gerektiğini, bu nedenle revire sevk edildiğini ve anjiyo operasyonu sırasında kalbine stent takıldığını belirten Demirer, sağlık durumunun tahliye değerlendirmelerinde dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

"Hukuka aykırı hiçbir şeyi kabul etmiyor"

Demirer, Yıldırım'ın cezaevindeki tutumunun yalnızca kendi tahliyesine ilişkin taleplerle sınırlı olmadığını, genel hak ihlallerine karşı da itirazını sürdürdüğünü söyledi.

Müvekkilinin kararlı ve ilkeli bir duruş sergilediğini belirten Demirer, bu tutumun cezaevi idaresi tarafından da görüldüğünü düşündüğünü ifade etti.

Demirer, şöyle konuştu:

"Kendine dair bir talebi yok, her zaman genel talepleri var. Kararlı ve iradeli duruşu insanları etkiliyor. Bu irade tarafından da görülüyor. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu'na karşı da dik duruyor, onurlu duruyor. İdarenin adli mahpuslara yapmaya çalıştığı hiçbir şeyi kabul etmiyor. Hukuka aykırı hiçbir şeyi kabul etmiyor, etmez de. Bu tavrı kırmakla ilgili olduğunu düşünüyoruz."

Ayşegül Doğan'ın soru önergesi ve başvurusu

DEM Parti Şırnak Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, bugünkü değerlendirme öncesinde, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı'na 28 Temmuz'da yazılı soru önergesi sunmuştu.

Doğan ayrıca TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na başvurarak Yıldırım'ın sağlık durumu ile infaz sürecinin yaşam hakkı ve sağlık hakkı bakımından incelenmesini istemişti.

Koşullu salıverilme tarihinin üzerinden aylar geçerken, Doğan'ın başvurularında yer verdiği sağlık raporlarına göre Yıldırım'ın sağlık durumu da infaz süresi uzadıkça kötüleşti.

Doğan, başvurularında kalp hastalığı, hipertansiyon, KOAH, damar sertliği, boyun fıtığı ve akciğer rahatsızlıkları bulunan Yıldırım'ın günlük yaşamını sürdürmekte güçlük çektiğini, konuşmasının zorlaştığını ve cezaevi koşullarında düzenli tedaviye erişemediğini belirtti.

Mehmet Sait Yıldırım hakkında

Mehmet Sait Yıldırım, 1995'te Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına mahkûm edildi. Otuz yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Yıldırım, 30 yıllık infaz süresini 27 Şubat 2025'te tamamladı.

Yıldırım, 2013-2015 çözüm sürecinde Abdullah Öcalan'ın talebi üzerine oluşturulan ve kamuoyunda "İmralı sekreteryası" olarak bilinen beş kişilik mahpus grubunda yer aldı. Sağlık sorunları nedeniyle İmralı'da yalnızca dokuz gün kaldıktan sonra başka bir cezaevine sevk edildi. Yıldırım, bu dönemde yaşadıklarını İmralı'da Dokuz Gün adlı kitabında anlattı.

Kalp ve damar hastalıkları, KOAH, hipertansiyon ve başka kronik rahatsızlıkları bulunan Yıldırım, ağır hasta mahpuslar arasında gösteriliyor. Tahliyesinin birden fazla kez ertelenmesi, cezaevlerindeki İdare ve Gözlem Kurullarının "iyi hâl" değerlendirmelerini de yeniden gündeme getirdi.

(EMK)

Kaynak: Bianet

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…