İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.083.167 ▼ %0,76

Gündem

Hindistan: "Hamam Böcekleri" sokakta, Komünist Partisi merkez yönetimi gözaltında

130 milyonu aşkın seçmen kaydının silinmesine karşı protestolar siyasi krize dönüştü. Hamam Böcekleri hareketinin ardından Komünist Parti merkez yönetimi de operasyonların hedefi oldu. Muhalefet Yüksek Mahkeme'ye yürürken Delhi'nin tarihî gösteri alanı protestolara kapatıldı.

Hindistan'da seçmen listelerinden milyonlarca kaydın çıkarılmasına karşı büyüyen protestolar, 12 Ekim Pazartesi günü muhalefet partilerinin Yüksek Mahkeme'ye yürüyüşüyle yeni bir evreye girdi. Başkent Yeni Delhi'de yüzlerce gösterici mahkemeye yürürken polis altı metro istasyonunu kapattı, 20'den fazla güzergâhta trafiği kısıtladı ve kent merkezinde geniş güvenlik önlemleri aldı.

Gösteriler, hafta sonunda, kendisine ironik Hamam Böcekleri Halk Partisi (Cockroach Janta Party-CJP) adını veren gençlik hareketine yönelik kitlesel gözaltıların ardından geldi. 

Hindistan Komünist Partisi (Marksist) [CPI(M)] Merkez Komitesinin protestolara katılması ve parti yönetiminin topluca gözaltına alınması, çatışmanın siyasi boyutlarını da genişletti.

130 milyon kaydın silinmesi 

Reuters'ın haberine göre Hindistan Seçim Komisyonunun 2025'te başlattığı seçmen kütüklerini gözden geçirme uygulamasının sonucunda 130 milyonu aşkın kayıt seçim kütüklerinden çıkarıldı. Muhalefet, işlemlerin özellikle Müslümanları ve diğer azınlıkları hedef aldığını ve Başbakan Narendra Modi'nin Hindistan Halk Partisine (Bharatiya Janata Party-BJP) avantaj sağladığını ileri sürüyor.

Seçim Komisyonu ise kendisine yönelik yan tutma suçlamalarını reddediyor. Komisyonun açıklamasına göre silinen kayıtlar arasında 28 milyon ölü, 63 milyon yer değiştirmiş ve 30 milyon belirtilen adreste bulunamamış kişi yer alıyor. Komisyon, hatalı biçimde seçim kütüklerinden çıkarılan seçmenlerin yeniden kaydolabileceğini belirtiyor.

Muhalefet ise seçmenlerin yeniden kayıt yaptırabilme olanağına sahip olmasıyla seçme hakkının ortadan kaldırılmasının eşitlenemeyeceğini savunuyor.

Komünist Partisi merkez yönetimi gözaltında 

Modi hükümetinin protestolara yönelik müdahalesi, Hindistan'ın en büyük komünist partilerinden CPI(M)'nin merkez yönetimini de hedef aldı. Partinin 10 Ekim'deki açıklamasına göre Genel Sekreter M. A. Baby ile Politbüro ve Merkez Komitesinin çok sayıda üyesi, Delhi'deki seçim hakkı gösterileri sırasında gözaltına alındı.

CPI(M) Merkez Komitesi'nin 12 Ekim'de yayımlanan bildirisinde, üyelerin 10 Ekim'de protestolara katıldığı ve gözaltına alındığı da doğrulandı.

Parti 2024 seçimlerinde 11,34 milyonla toplam seçmenlerin yüzde 1,76'sının oyunu almıştı. Mecliste 4 milletvekili ve 1 milyonu aşkın seçmeni var. Partinin dahil olduğu Kerala'daki Sol Demokratik Cephe'nin (LDF) oyu da yüzde 33,35. 

Parti Politbürosu, gözaltındaki yöneticilerin saatlerce polis araçlarında tutulduğunu, bazılarının yiyecek, su ve gerekli ilaçlardan yoksun bırakıldığını açıkladı. Politbüro üyesi Mariam Dhawale de dahil olmak üzere kadınların tuvalete gitmesine dahi izin verilmediği bildirildi.

CPI(M), müdahaleyi Anayasa'nın gösteri hakkını güvenceye alan 19. Maddesi'nin ihlali olarak nitelendirerek ülke çapında protesto çağrısı yaptı. Bu operasyonlar sırasında mecliste 2 milletvekili bulunan Hindistan Komünist Partisi (Marksist-Leninist) Kurtuluş —CPI(ML) Liberation— Genel Sekreteri Dipankar Bhattacharya da gözaltına alındı. 

Muhalefet Yüksek Mahkeme'nin kapısında

Pazartesi günkü yürüyüşe Kongre Partisi'nin yanı sıra başka muhalefet partileri ve sol öğrenci örgütleri katıldı.

Muhalefet, seçim listelerinin yeniden düzenlenmesinin yargısal denetim altına alınmasını istiyor. Yüksek Mahkeme Başkanı Surya Kant, muhalefet temsilcilerinin görüşme talebini kabul etmedi. Süren, davalar hakkında siyasi parti temsilcileriyle görüşmenin yargı etiğine aykırı olduğunu belirterek itirazların resmî başvuru yoluyla iletilmesini önerdi.

Yürüyüşe katılan doktora öğrencisi Anirudh Siyag, Reuters'a ülkenin temel değerlerinin saldırı altında olduğunu ve kurumların bağımsızlıklarını kaybettiğini düşündüğü için protestoya katıldığını söyledi.

İktidardaki BJP ise gösterileri anayasal kurumları itibarsızlaştırma girişimi olarak nitelendirdi. Tarım Bakanı Shivraj Singh Chouhan, Kongre Partisi'nin sokaklarda kargaşa yaratarak iktidara gelmeye çalıştığını savundu.

Yüksek Mahkeme, 11 Ekim'deki olağanüstü oturumunda, barışçıl gösterilere katılanların  hukuka aykırı biçimde gözaltına alınmaması ve metro hizmetlerinin yasal dayanak olmaksızın engellenmemesi gerektiğini belirtti. Yetkililerden metro istasyonlarının kapatılmasına ilişkin açıklama istedi.

"Artık bütün ülke Jantar Mantar olacak"

Pazartesi günü Delhi polisi kentin tarihsel gösteri meydanı Jantar Mantar'ı resmî gösteri yerleri listesinden çıkardı.

Onlarca yıldır başkentte protestoların düzenlendiği Jantar Mantar, Hamam Böcekleri hareketinin de başlıca eylem merkezlerinden biriydi.

"Hamam Böcekleri"nin (CJP) kurucularından Abhijeet Dipke, Jantar Mantar'ın kapatılmasının mücadeleyi sona erdirmeyeceğini belirterek, "Artık bütün ülke Jantar Mantar olacak!"dedi.

Hareketin temsilcileri polisle görüşerek barışçıl gösteri için tarih belirlenmesini istedi. CJP, 24 saat içinde yanıt verilmemesi durumunda yeni bir eylem çağrısı yapacağını bildirdi.

Delhi Yüksek Mahkemesinin Jantar Mantar'ın kapatılmasına karşı başvuruları 13 Ekim'de görüşmesi bekleniyor. Göstericilere yönelik saldırı iddiaları da yargıya taşındı.

CJP yöneticisi Saurav Das ayrıca Balakrishna ve Sudhir adlı iki hareket üyesinin gözaltına alındıktan sonra nerede tutulduğunun açıklanmadığını ileri sürdü. 

Binlerce gözaltı, ardından serbest bırakma

Polis 10 Ekim Cumartesi günü, CJP kurucusu Dipke ve hareketin yöneticileri Saurav Das ve Ashutosh Ranka'yı Delhi'ye geldikleri sırada gözaltına almıştı. 

Kent merkezine binlerce polis ve paramiliter güvenlik görevlisi sevk edildi. Metro istasyonları kapatıldı, bazı bölgelerde internet erişimi kesildi ve göstericilerin Jantar Mantar'a ulaşması engellendi.

Gözaltı sayısına ilişkin farklı rakamlar açıklandı. Reuters ve Al Jazeera 2 bini aşkın kişiden söz ederken, bazı yerel yayınlar daha yüksek sayılar aktardı.

Sosyal medyada 5 bini aşkın kişinin gözaltına alındığı iddiası da yayıldı. Ancak ülke çapında doğrulanmış kesin sayılardan söz etmek mümkün değil. 

Gözaltına alınanlar arasında öğrenciler, muhalefet partilerinin yöneticileri, gazeteciler, avukatlar ve insan hakları savunucuları da var.

Bu arada Delhi'de gözaltına alınan Dipke ve iki hareket yöneticisi , mahkeme kararıyla serbest bırakıldı. 

CPI(M) milletvekili John Brittas da, gözaltındayken polis aracında darbedildiğini ve ardından yol kenarına bırakıldığını ileri sürerek Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu'ya ve diğer üst düzey makamlara başvurdu. Olayın bağımsız biçimde soruşturulmasını istedi.

Hamam Böcekleri nasıl siyasal harekete dönüştü?

Başlangıçta iktidar yanlılarınca hakaret kastıyla göstericilere karşı kullanılan "Hamam Böcekleri" adı sosyal medyada  direniş yanlılarınca benimsenip üstlenilince hareket kitlesel siyasal örgütlenmeye dönüşürken "hamam böceği" adı da, gençler arasında ortak siyasal kimlik haline geldi. 

Hareket eğitimde yolsuzluk, sınav usulsüzlükleri, işsizlik ve kamu hizmetlerindeki sorunlara yönelik protestolar ekseninde gelişti.Geleneksel parti örgütlenmesinden çok sosyal medya ağları, gençlik dayanışması ve ortak eylem çağrıları üzerinden büyüdü.

Bu özelliği, farklı siyasal eğilimlerden gençlerin ortak talepler etrafında buluşmasını kolaylaştırdı. Seçmen listelerinin iktidarın çıkarları doğrultusunda tasfiyesine yönelik mücadele ise hareketin gündemini eğitim ve iş sorunlarından doğrudan demokratik temsil hakkına taşıdı.

Gençlik hareketi ve örgütlü sol, "seçim hakkı" mücadelesinde

CPI(M)'nin merkez yöneticileriyle CJP temsilcilerinin aynı protestolar kapsamında gözaltına alınması, hükümetin karşı karşıya olduğu muhalefetin bileşimi hakkında bir ipucu veriyor. 

Hareket artık yalnızca gençlerin protestolarından ibaret değil. Öğrenci örgütleri, komünist partiler, sivil toplum kuruluşları ve ana muhalefetteki Kongre Partisi, seçim hakkı talebi etrafında ortak mücadele alanında buluşuyor.

Ancak ortak gösteriler, henüz bu güçler arasında sürekli bir siyasal ittifak kurulmuş olduğunu göstermiyor. Farklı örgütlenme biçimlerine ve programlara sahip hareketlerin Modi yönetimine karşı bir araya gelişlerinin ne yönde gelişeceği gelecek günlerde belirginleşecek. 

(AEK)

Kaynak: Bianet

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…