İçeriğe geç
  • Dolar 49,1791 ▲ %0,08
  • Euro 55,4009 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.542,72 ▼ %0,76
  • Çeyrek Altın 10.850,27 ▲ %0,96
  • Gümüş 95,40 ▼ %0,92
  • Bitcoin 4.191.585 ▲ %0,42
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

Dünya

İranlı general Moghaddam: Bir daha gelecekler, sonraki savaşa hazırız

İran’ın savaş stratejilerini belirleyen çekirdek kadrodan olan general çifte savaşa dair bilgi verirken “Bekliyorduk, geri geleceklerini biliyorduk. Hazırlıklarımızı ona göre yapmıştık” diyor. Ahmadi-Moghaddam “Onları iyi tanıyoruz. Durmayacaklar, kendimizin ve düşmanın güçlü ve zayıf yönlerini çok iyi analiz ettik. Olası savaşa karşı farklı senaryolarımız…

“12 Gün Savaşı’nın ardından düşmanın geri döneceğini biliyorduk. Amerika başkanı biz İsrail’i kurtardık dedi. Biz gerekli dersleri çıkardık o savaştan, bir sonraki savaşı bekliyorduk, her türlü hazırlıklarımızı yapmıştık.”

Tahran’da Esteghlal Otel’de uluslararası medyanın karşısına çıkan İranlı Tuğgeneral Esmail Ahmadi-Moghaddam, 12 Gün ve 40 Gün Savaşları’na dair yukarıdaki değerlendirmelerde bulunurken çarpıcı ifadeler kullanıyor: “Onları çok iyi tanıyoruz. Durmayacaklar, yine gelecekler, kendimizin ve düşmanın güçlü ve zayıf yönlerini çok iyi analiz ettik.  ABD’nin saldırılarına karşı farklı senaryolar üzerinde çalışıyoruz.”

İran’ın savaş stratejilerini şekillendiren çekirdek kadronun içinde yer alan ve aynı zamanda Yüksek Millî Savunma Üniversitesi Başkanlığı’nı da yapan Ahmadi-Moghaddam, bu sözlerle ABD ve İsrail’in durmayacağının farkında olduklarını dile getiriyor. Bir nevi sekiz ayda yaşanan iki savaşın gelecekteki yeni savaşların da ön sahneleri olduğunu ima ediyor.

HER TÜRLÜ SENARYOYU BAŞINDAN İTİBAREN DETAYLICA ÇALIŞTIK

Savaşın askerî, siyasi ve stratejik sonuçlarını kapsamlı şekilde analiz ettiklerini belirten General Ahmadi-Moghaddam, “düşman” olarak nitelendirdiği İsrail ve ABD’nin uzun yıllardır bu savaşları planladıklarını, bunun da farkında olduklarını kaydederek “Birinci savaşın aksine ikinci savaş bölgesel olacaktı, bunu da başından itibaren hesaplamıştık” ifadelerini kullanıyor. 

Birinci savaşın (12 Gün Savaşı) aksine ikinci savaşta (40 Gün Savaşı) ABD-İsrail’e karşı “göze göz, dişe diş” stratejisi uyguladıklarını şu sözlerle aktarıyor: “Onlar bizim altyapımızı, enerji hatlarımızı, sanayimizi vurduğunda biz de onların altyapısını, yatırım yaptıkları yerleri vurduk. Onlar bizim rafinelerimizi vurduklarında biz de onların müttefiklerinin enerji hatlarını bombaladık. Amerika ve Siyonistlerin saldırıları karşısında biz her iki ülkenin hedeflerine misilleme yaptık. ABD’nin bölgedeki 880 farklı noktası vuruldu. İsrail içlerine füzeler, İHA’lar, SİHA’lar gönderdik.” 

MOZAİK DOKTRİNİ: GÖZE GÖZ, DİŞE DİŞ STRATEJİ

İran’ın savaş kapasitesinin İsrail ve ABD’yi şaşkına uğrattığını, “mozaik savunma” doktrininin düşmanın tüm hesaplarını bozduğunu ifade eden General, bu kapsamda uygulanan “göze göz, dişe diş” stratejisini ne İsrail’in ne de Amerika’nın hesaplayamadığını kaydederek ülkesinin stratejik ve askeri kurmay aklına vurgu yapıyor. 

Mozaik doktrini kapsamında komuta zincirinin çok katmanlı yedekleme sistemiyle oluşturulduğunu ifade eden İranlı general, bir komutanın etkisiz hâle gelmesi durumunda yerine geçecek isimlerin önceden belirlendiğini söylüyor. Aynı şey yönetim kadrosu için de geçerliydi.

Haberleşme sistemlerinin devredışı kalması ihtimaline karşı füze sistemlerinin önceden tanımlanmış hedeflerle çalışacak şekilde hazırlandığını belirten Ahmadi-Moghaddam, her şehir ve her bölgenin kendi başına savunma yapabilecek şekilde planlandığını savunuyor. Savaşı bölgeye yaymalarının onların tüm hesaplarını alt üst ettiğini ileri sürerek “Tüneller, sığınaklar inşa ettik, yeraltında yer üstünde füzelerimiz ateşlenmeye hazırdı. Sürekli, kesintisiz şekilde füze, insansız hava aracı üretiyorduk. Her şeyi adım adım planlamıştık, düşman bizim alt yapımızı vurduğunda biz ne gibi hamlelerde bulunacaktık hepsi hazırdı. Onlar bizim vuracağımız yerleri kestiremiyorlardı, biz ise nereleri hangi kanalları vuracaklarını biliyorduk tahmin ediyorduk” diyor.

LİBYA, SURİYE, VENEZUELA’DAN DERSLER ALINDI

Ahmadi-Moghaddam, savaşa ve bugüne dair değerlendirmelerde bulunurken akıllardaki şu soruya da yanıt veriyor: “İran savaş öncesinde büyük ekonomik, siyasi, toplumsal çalkantılar içerisindeydi. ABD ve İsrail içeriye oynayacaklarını açıkça dillendirdiler. Nasıl oldu da Trump ve Netanyahu’nun hesapları boşa düştü?” 

İranlı general, rejimin sadece askeri hazırlıklar yapmadığını, içeride de kapsamlı önlemler aldığını aktarıyor. 

Generale göre “İran’ın Suriye, Libya ve Venezuela olmaması için çalışmalar yapılmış, ülke içinde vuku bulacak olası kalkışmalara ve kendi ifadesiyle provokasyonlara karşı tedbirler alınmış. Sınırlardan silahlı unsurların sızmaları engellenmiş. Daha da önemlisi İranlılar da emperyalist-Siyonist zihniyetin tuzaklarına düşmemiş, her şeye rağmen ülkelerinin yanında yer almış.”

Ahmadi-Moghaddam, Irak, Lübnan, Yemen ve diğer bölgelerdeki “direniş unsurlarının” da artık birbirinden bağımsız hareket eden yapılar değil, aynı stratejik hedef doğrultusunda eşzamanlı baskı oluşturabilen bir ağ hâline geldiğini söylüyor.

EKONOMİDEN VURACAKLARDI, ÖNLEMLER ALINDI

Bir taraftan içeride kitlesel mobilizasyon sağlanmaya çalışırken diğer taraftan da en zayıf halka olan ekonomik tedbirler alınmaya çalışılmış. Ahmadi-Moghaddam savaş öncesinde var olan ekonomik krizin daha da derinleşmemesi için de girişimlerde bulunduklarını vurgulayarak “Bu nedenle savaş sırasında yemek, ekmek sıkıntısı çekmedik, tedbirler alınmıştı. Savaş zamanında fiyatlar artsa da korkulan artış olmadı, her şey kontrolümüz altındaydı” diyor.

Tuğgeneral şu ifadeleri kullanıyor: “Ekonomik ambargoları sıklaştırmalarını, halkın mevcut rahatsızlığını körüklemelerini bekliyorduk. Beklediğimiz gibi de oldu. Hürmüz ve diğer su yollarını kendi kontrollerine almak istemeleri, sanayi-ekonomi alt yapısını vurmaları, ekonomiyi toptan çökerterek halkı ayaklanmaya yöneltmek planlarının parçasıydı. Bu hamleleri boşa düşürdük.”

HAMANEY’İN YERİNE GELECEK KİŞİYİ DE BELİRLEMİŞTİK

General, Amerika ve İsrail’in ülkenin liderlerini hedef alacaklarını da hesapladıklarını belirterek buna karşı da ülkeyi yönetecek kadroların çoktan hazırladıklarını kaydediyor: “Öngörülerimiz vardı, rehberlik (dini lider) makamı hedef alınırsa bu direniş her şeye rağmen sürecekti. Yerine gelecek olanları daha önceden belirlemiştik. Rehber’in (Hamaney) ve askeri-siyasi komutanın vurulmasıyla dağılacağımızı, lidersiz kalacağımızı sandılar. Ancak öyle olmadı, bu da emperyalist-Siyonist düşmanı şaşırttı.” 

Amerika’nın İran’ın petrolüne ve enerji kaynaklarına göz koyduğunu defalarca açıkça dile getirmekten sakınmadığını kaydeden General, tıpkı Venezuela’da olduğu gibi ülkeye çökerek petrolü kontrol altına almak istiyorlardı. Ancak beceremediler ifadelerini kullanıyor.

ÇİN’İ ABD KARŞISINDA 10 YIL ÖNE GEÇİRDİK

İranlı general ülkesinin tek başına ABD ve İsrail’e kafa tutmasının tüm dünyayı da şaşkınlığa ittiğini belirterek Çin elçisinin kendisine “ABD’nin zaaflarını gördünüz, muazzam işler yaptınız” dediğini, kendisinin de elçiye “Sizi ABD karşısında 10 yıl öne geçirdik” dediğini aktarıyor. 

Amerika’nın “yenilgiyi” kabul ettiğini, 14 maddelik İran taleplerini kabul etmek zorunda kaldığını, üstüne de savaşın zararını karşılayacağını belirten General, Amerika halkının üçte ikisinin de savaşa karşı olduğunu söylüyor. 

Trump yönetiminin yenilgisinin bir diğeri göstergesinin de “direniş cephesini” tanımak zorunda kalmaları olduğunu ifade eden General, “Hizbullah ile telefonla konuştular. Hizbullah’ı resmen muhatap aldılar. Bu büyük bir başarı bizim ve Hizbullah açısından” diyor. 

İran sekiz ay içerisinde yaşanan iki büyük savaşın yol açtığı yaraları sarmaya çalışırken her alanda büyük bir muhasebe ve seferberlik içinde.

Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in cuma gününden bu yana süren cenaze törenlerinin Tahran ayağı dün itibariyle sona erdi. Bugün Kum’da, sonrasında Irak’ın Necef ve Kerbala kentlerindeki törenlerin ardından Hamaney Perşembe günü Meşhed’de defnedilecek.

AMERİKA’NIN 85 BİN 410 GÜNLÜK SAVAŞ KIŞKIRTICILIĞI

Aynı gün eğitim enstitüsünde Amerikan emperyalizminin tarihine mercek tutan profesör Dr. Mecid Şah Hüseyni çarpıcı bilgiler sunuyor. Ağırlıklı olarak Türkiyeli öğrencilerin olduğu kalabalık bir amfide kapsamlı bir sunum hazırlayan Profesör, “Amerika’nın 85.410 günlük savaş kışkırtıcılığı” başlıklı sunumunda kurulduğu günden bu yana ABD’nin sadece 16 yıl savaşsız kaldığını onun dışında sürekli bir savaş halinde olduğunu savaş halinin sürekliliğini aktarıyor. Tarih tarih örnekler sunan profesör, bugün yaşanılanların da sürpriz olmadığını, savaş canavarının bu sefer de kanlı dişlerini kendi ülkesine batırmaya çalıştığını söylüyor.

İbrahim Varlı

Meydanlar meydan okuyor: Havada hem matem hem de öfke var

Kaynak: birgun.net

Sıradaki haber yükleniyor…