İçeriğe geç
  • Dolar 49,7712 ▲ %0,14
  • Euro 55,7854 ▲ %0,10
  • Sterlin 66,4954 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.420,55 ▲ %0,56
  • Çeyrek Altın 10.533,78 ▼ %0,01
  • Gümüş 86,34 ▲ %0,22
  • Bitcoin 3.997.742 ▲ %0,34
  • BIST 100 11.012,80 ▼ %0,94

Uluslararası Kuruluşlar

İİT Genel Sekreteri Ahmed'den Gazze için harekete geçme çağrısı

İİT Genel Sekreteri Ahmed'den Gazze için harekete geçme çağrısı

İİT Genel Sekreteri İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed, Gazze'deki ağır insani koşullara dikkat çekerek uluslararası toplumu sadece açıklama yapmak yerine harekete geçmeye davet etti. Ahmed, küresel düzeyde bu konuda bir görüş birliği olduğunu vurguladı.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed, Gazze'de yaşanan insani krizin boyutlarına işaret ederek uluslararası kamuoyuna somut adımlar atma çağrısında bulundu. Ahmed, mevcut durumun yalnızca sözlü tepkilerle aşılamayacağını, küresel düzeyde bir eylem birliğinin oluştuğunu belirtti.

AA'da yayınlanan habere göre, Ahmed, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı çerçevesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Uluslararası toplumun artık, sadece açıklama yapmakla kalmayıp harekete geçme zamanı geldi. Ve bence iyi olan şey şu ki, bu konuda küresel bir görüş birliği var." ifadesini kullandı. Konferansta Filistinli yetkililerin ve sahadaki arabuluculuk deneyimine sahip isimlerin görüşlerinin paylaşıldığını aktaran Ahmed, Türkiye'nin bu süreçte güçlü bir liderlik rolü üstlendiğine inandığını dile getirdi.

İstanbul'un uluslararası arabuluculuk faaliyetlerindeki artan önemine değinen Ahmed, "Artık herkesin İstanbul'un gerçek anlamda bir arabuluculuk merkezi haline geldiğini kabul ettiğini düşünüyorum." yorumunda bulundu. Dünyanın ve özellikle Orta Doğu'nun çok sayıda krizle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Ahmed, Türkiye'nin bu alanda gelecekte lider konumuna yerleştiğini savundu. Daha önce BM özel temsilcisi olarak da görev yapan Ahmed, çatışmaların ancak müzakere yoluyla çözülebileceğini, asıl hedefin çatışmayı önlemek olduğunu vurguladı.

Anlaşmaların imzalanmasının tek başına yeterli olmadığını, uygulanmasının takip edilmesi ve çatışmaların kök nedenlerinin giderilmesi gerektiğini belirten Ahmed, İİT bünyesindeki arabuluculuk biriminin yeniden etkinleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Bu adımın Sudan, Libya ve Yemen'deki krizlerin yanı sıra ABD ile İran arasındaki gerilimin çözümüne de katkı sağlamayı amaçladığını ifade etti. Ahmed, İİT'nin 57 ülkeyi ve yaklaşık 2 milyar kişiyi temsil etmesinin teşkilata güçlü bir ses kazandırdığını söyledi.

İİT'nin 1969'da Mescid-i Aksa'ya yönelik kundaklama girişimi sonrası kurulduğunu ve Filistin meselesinin başından beri teşkilatın temel gündeminde yer aldığını hatırlatan Ahmed, Gazze'deki insani durumun son derece ağır olduğunu vurguladı. Yetersiz beslenme, insani yardımlara erişimdeki engeller ve yardım kuruluşlarının finansman sıkıntılarına dikkat çeken Ahmed, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) ciddi bir mali krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. Ahmed, "Kısa süre önce UNRWA'ya finansman sağlanması için güçlü bir çağrıda bulunduk. Çünkü bu kuruluş, Filistin halkının yaşam damarlarından biri." ifadelerini kullandı.

BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2803 sayılı kararının uygulanmadığını dile getiren Ahmed, ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması gerektiğini yineledi. Çocukların hedef alınması, sivil kayıplar ve evlerin yıkılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Ahmed, uluslararası toplumun Gazze'deki çocuklar için insani yardım faaliyetlerini artırma çağrılarının güçlendiğini aktardı. Türkiye, Katar, Umman, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın yürüttüğü diplomatik çabalara değinen Ahmed, özellikle Pakistan'ın son dönemdeki faaliyetlerinin takdirle karşılandığını belirtti.

Filistin devletinin tanınmasına yönelik uluslararası desteğin arttığını gözlemlediğini ifade eden Ahmed, bu yöndeki seslerin Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Kanada ve Avustralya'da da yükseldiğini kaydetti. BM Genel Kurulunda 150'den fazla ülkenin iki devletli çözümü desteklediğini hatırlatan Ahmed, "Sonuçta ihtiyacımız olan şey, iki devletin barış içinde yan yana yaşaması. İsrail'in bunu neden reddettiğini anlamıyorum. Bu kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…