İmamoğlu İBB davasındaki savunmasını tamamladı
Silivri’de görülen İBB davasında son savunmasını yapan Ekrem İmamoğlu, siyasi mesajlar vererek muhalefete birlik çağrısında bulundu. Duruşma sürecine ilişkin tartışmalar ve yargılamaya dair eleştiriler gündemdeki yerini korudu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında Silivri’de yargılanan Ekrem İmamoğlu, savunma sürecinin son gününde hakim karşısına çıktı. İmamoğlu, duruşmada mevcut yargı sürecine ve siyasi gelişmelere dair çeşitli açıklamalarda bulundu.
Medyascope'de yayınlanan habere göre, Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ile muhabirler Furkan Karabay ve Ali Deniz Çakır, duruşma sürecini ve İmamoğlu’nun ifadelerini Silivri’den değerlendirdi. Çakır, İmamoğlu’nun savunmasını bir manifesto olarak nitelendirerek, eğitim ve sağlık gibi alanlarda demokrasi, cumhuriyet ve adalet vurgusunun öne çıktığını belirtti.
İmamoğlu, mevcut düzeni eleştirerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik uyarılarda bulundu ve siyasi meşruiyet tartışmalarına değindi. Kendisi ve Selahattin Demirtaş’ın durumuna atıfta bulunan İmamoğlu, halka sandığa sahip çıkma çağrısı yaptı. Muhalefet partilerine birlikte hareket etme önerisinde bulunan İmamoğlu, bu birlikteliğin toplumun geniş bir kesimini kapsaması gerektiğini savundu.
Duruşmada, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek’in farklı bir dosyadan tutuklanması da gündeme geldi. İmamoğlu, bu durumu yargı sürecindeki usulsüzlük iddiasıyla ilişkilendirdi. Savunma sırasında İmamoğlu, "Beni hapse atabilirsiniz, zindana tıkabilirsiniz, sesimi yüzümü yasaklayabilirsiniz ama benim irademe sahip olacak kişi anasının karnından doğmadı" dedi.
Mahkemenin duruşmaların ses ve görüntü kaydına izin vermemesi de tartışma konusu oldu. Ruşen Çakır, şeffaflık eksikliğine dikkat çekerek, tutukluluk sürecinin kamuoyu tarafından yeterince bilinmediğini ifade etti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun duruşmaya katılımının önemine değinen Çakır, sürecin tek bir partinin sorumluluğunda olmadığını vurguladı.
TürkAta Haber Ajansı