IPI ve 14 kuruluşundan Halk TV’ye kayyım için çağrı: Geri alınsın kayyım uygulaması
Uluslararası basın kuruluşları ve insan hakları savunucuları, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin kararı derhal geri alınması gerektiğini bildirdi.
Bianet'in haberine göre, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ile CPJ, ARTICLE 19, ECPMF ve IPS İletişim Vakfı/bianet başta olmak üzere toplam 14 basın ve insan hakları kuruluşu, Halk TV’ye atanan kayyımın derhal geri alınmasını talep etti. Açıklamada, kanal sahibine yönelik mali suç soruşturmasının bütünüyle bir haber merkezi yönetimine el koymayı haklı gösteremeyeceği ifade edildi.
"Bir kanal sahibine yönelik ceza soruşturması, haber merkezinin denetimini ele geçirmeyi ve yayınlarını susturmayı haklı gösteremez."
Açıklamada Cafer Mahiroğlu’nun da aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği kaydedildi; 11 kişinin gözaltına alındığı belirtildi fakat gözaltına alınanlar arasında gazeteci ya da haber merkezi çalışanı bulunmadığı hatırlatıldı.
Kuruluşlar, suçlamaların kişisel sorumluluk kapsamında ele alınması gerektiğini ve masumiyet karinesine uygun bağımsız yargı denetimine tabi tutulmasını savundu; mal sahibi veya yöneticilere yöneltilen suçlamaların bütün bir haber merkezinin yayınlarına müdahale gerekçesi olarak gösterilemeyeceğini vurguladı.
"TMSF ülkenin en büyük medya işverenine dönüştü" başlıklı ortak açıklama, Halk TV operasyonunun TELE1’e ekim 2025’te kayyım atanmasıyla ilişkilendirilmesini ele aldı.
Kuruluşlar, Mart 2026’da yayımlanan Türkiye’de Bağımsız Gazeteciliğin Sistematik Kuşatılması raporuna işaret ederek, medya kuruluşlarına yönelik el koymalar sonucunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Türkiye’nin en büyük medya işverenine dönüştüğünü aktardı.
Açıklamada bu durumun yetkililerin medya sahiplerine yönelik suçlamaları eleştirel yayın kuruluşlarını devlet denetimine almak için nasıl kullandığının çarpıcı bir örneği olduğuna dikkat çekildi.
Kuruluşlar ayrıca Halk TV operasyonunun Ekrem İmamoğlu’nun mahkemede savunmasına başlamasının beklendiği gün gerçekleştirilmesini de dikkat çekici buldu.
"Anayasa basının sansür edilemeyeceğini söylüyor" başlığıyla devam eden ortak açıklama, Türkiye Anayasası’nın 28. maddesindeki basın özgürlüğü güvencesini hatırlatarak kayyım uygulamasının bu güvenceyle çatıştığını belirtti.
Bildiriyi imzalayan 15 kuruluş, basın özgürlüğünün korunması için hayata geçirilecek somut hukuki ve idari önlemleri de sıraladı.
Türkiye yetkililerinden beş somut talep içeren metinde şu çağrı yapıldı: Halk TV’ye kayyım atanması kararı derhal kaldırılmalı; kanalın müdahaleye açık olmadan yeniden yayınını sürdürmesi ve editoryal bağımsızlığının güvence altına alınması sağlanmalı; Halk TV’nin sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamalar kaldırılmalı; dijital platformlarda özgürce haber üretim ve dağıtım mümkün kılınmalı; sahipler veya yöneticiler hakkında yürütülen soruşturmalarda hukukun üstünlük ilkesi ve masumiyet karinesi gözetilmeli; ceza soruşturmaları, editoryal bağımsızlığa müdahale etmek için kullanılmamalı; tüm kısıtlamaların gerekçesi ve ölçüsü orantılı olmalı; kayyım atılması ve medya varlıklarına el konulmasını düzenleyen yasa ve uygulamalar, anayasal güvenlikler ile uluslararası insan hakları yükümlülükleriyle uyumlu hale getirilmeli.
TürkAta Haber Ajansı