İstanbul'un Kayıp Dereleri ve Kentleşme
İstanbul'da bugün yoğun trafiğin aktığı birçok cadde ve sokak, geçmişte dere yataklarının bulunduğu vadilerde inşa edildi. Kentin büyümesiyle üzeri kapatılan veya beton kanallara alınan su yolları, yer adları ve coğrafi yapıda izler bırakmaya devam ediyor.
İstanbul'un modern ulaşım ağı, büyük ölçüde geçmişte doğal su yollarının aktığı vadiler üzerine kurulu. 1950'li yıllardan itibaren hızlanan imar faaliyetleri, kentin doğal coğrafyasını derinden etkiledi. Bu süreçte birçok dere yatağı betonarme kanallara hapsedilirken, bazıları tamamen yer altına alındı veya yönü değiştirildi. Bugün kullanılan ana arterler, kavşaklar ve yerleşim alanları, bu eski su yollarının izlerini taşıyor.
Cumhuriyet'te yayınlanan habere göre, Bayrampaşa Deresi'nin tarihsel güzergâhı, bugün Vatan Caddesi'nin (Adnan Menderes Bulvarı) altında kalıyor. Tarihi Yarımada'nın batısından Haliç'e uzanan ve antik kaynaklarda Likos olarak geçen bu su yolu, geniş çaplı şehircilik müdahaleleriyle ulaşım aksına dönüştürüldü. Benzer şekilde Beşiktaş bölgesindeki Ihlamur ve Ortaköy derelerinin yatakları da yoğun yapılaşma nedeniyle kapalı sistemlere alındı. Bu bölgelerdeki yer adları, geçmişteki doğal coğrafyanın günümüze taşınan hatırlatıcıları olarak duruyor.
Avrupa Yakası'ndaki en dikkat çekici örneklerden biri olan Ayamama Deresi, yaklaşık 21 kilometrelik ana yatağıyla Esenler'den Ataköy'e uzanıyor. Havza içindeki TEM Otoyolu ve Basın Ekspres Yolu gibi kritik ulaşım hatları, dere yatağıyla iç içe geçmiş durumda. Dere, 9 Eylül 2009'da yaşanan sel felaketinin ardından yeniden gündeme geldi. Olay, dere yataklarının daraltılması ve çevresindeki kontrolsüz yapılaşmanın risklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Şu an bazı kesimleri açıkta akan dere, diğer bölümlerde ıslah edilmiş kanallardan geçiyor.
Anadolu Yakası'nda Kurbağalıdere, Kadıköy'ün Hasanpaşa ve Kuşdili Çayırı gibi bölgelerinden geçerek Marmara Denizi'ne dökülüyor. Bir zamanlar mesire alanları ve yeşil dokusuyla bilinen vadi, bugün yoğun konut ve ticari yapılarla çevrili. Kağıthane Deresi ise Osmanlı dönemindeki mesire kültürünün merkezi olan vadinin, modern kentleşmeyle nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Lale Devri'nde Sadabad çevresindeki eğlence alanlarıyla anılan bölge, günümüzde betonarme kanallar ve iş merkezlerinin bulunduğu yoğun bir kent vadisine ev sahipliği yapıyor. Kasımpaşa ve Çırpıcı dereleri de benzer şekilde kent dokusu içinde kaybolan veya dönüşen su yolları arasında yer alıyor.
TürkAta Haber Ajansı