İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.042.401 ▼ %1,94

Politika

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: "SPK yönetimi derhal, acilen görevden alınmalıdır"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda fon skandalı, basına yönelik müdahaleler, okul güvenliği, çalışma hayatı, tarımsal üretim ve dış politikaya ilişkin açıklamalarda bulundu. SPK yönetiminin görevden alınmasını ve Meclis araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Dervişoğlu, Mekke Anlaşması ile Karadeniz'de Türk gemil

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 14 Ekim 2026 tarihinde partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin ekonomi, hukuk, eğitim, tarım ve dış politika uygulamalarını eleştirdi. Fon piyasalarında yaşandığını belirttiği usulsüzlüklerin kapsamlı biçimde araştırılmasını isteyen Dervişoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetiminin görevden alınması çağrısında bulundu.

Dervişoğlu, gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik işlemleri de eleştirerek hukukun siyasi tercihlere göre uygulanamayacağını savundu.

"Gerçeklerden Korkmak Bir İktidar İçin Sonun Başlangıcıdır"

Konuşmasına basın özgürlüğü ve hukuk uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerle başlayan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gazetecilere yönelik müdahalelerin demokratik düzen açısından ciddi sorunlar oluşturduğunu söyledi.

Dervişoğlu, "Gerçeklerden korkmak bir iktidar için sonun başlangıcıdır. Yalanlarla, algı oyunlarıyla ayakta kalmaya çalışan bir iktidarın yapacağı en büyük hatalardan biri gerçeğin sesini kısmaya çalışmaktır." ifadelerini kullandı.

TBMM'de fon skandalının araştırılmasına yönelik girişimlerinin karşılık bulmadığını ileri süren Dervişoğlu, Halk TV'ye yönelik işlemleri de eleştirdi.

Dervişoğlu, "Türkiye'de herkes, her kurum incelenebilir. Hukuki bir sorun varsa tespit edilir, gereği yapılır. Ancak bu iktidarın polis ve yargı aracılığıyla attığı adımlar artık hukuki olmaktan çıkmıştır." dedi.

Kayyum uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, belediyelerden şirketlere, siyasi partilerden medya kuruluşlarına kadar farklı alanlarda benzer yöntemlere başvurulduğunu savundu.

Dervişoğlu, "Hakikatin önünde hiçbir engel duramaz. Raf ömrünü tamamlamış bir iktidarı da hiçbir baskı ayakta tutamaz." sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

"Bu İşin Faturası 86 Milyonun Sırtına Yüklenemez"

Fon piyasalarında yaşandığını belirttiği usulsüzlüklere geniş yer ayıran Dervişoğlu, kamu otoritesinin denetim sorumluluğunun araştırılması gerektiğini ifade etti.

Dervişoğlu, "Kamu otoritesinin gözü önünde büyüyen, denetimsizlikle beslenen ve ancak saklanamaz hale geldiğinde fark edilmiş gibi yapılan büyük bir vurgunla karşı karşıyayız." açıklamasında bulundu.

Fon skandalına ilişkin hazırlanacak yasal düzenlemenin yalnızca mali kayıpların karşılanmasına odaklanmaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, sorumluların tespit edilmesini istedi.

İYİ Parti Genel Başkanı, "Bu işin faturası Hazine'ye, kamu bankalarına ve 86 milyonun sırtına yüklenemez. Kâğıt üzerinde şişirilmiş hayali fon değerlerinin değil, vatandaşın cebinden çıkan anaparanın ve enflasyon farkının esas alınması gerekmektedir." dedi.

Dervişoğlu, düzenlemenin geçmişteki işlemlerin üzerini örtmek amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirterek şu soruları yöneltti:

"Mesele sadece paranın nasıl geri ödeneceği değildir. Mesele, bu soygunun nasıl mümkün hale getirilebildiğidir. Kim göz yummuş, kim görevini yapmamıştır?"

"Devlet, Hırsızın Kapısına Sadaka Kutusuyla Gitmez"

Fonlardan haksız kazanç elde edenlere yönelik gündeme getirildiğini söylediği gönüllü iade uygulamasını eleştiren Dervişoğlu, hukuki yaptırımların yerine getirilmesi gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, "Gönüllü iade ne demek Allah aşkına? Çal ama yakalanma, yakalanırsan da iade et kurtul demek, öyle mi?" diye konuştu.

Haksız kazançların tespit edilerek geri alınması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Devlet, hırsızın kapısına sadaka kutusuyla gitmez. 'Gönlünden ne koparsa' demez. Ortada haksız kazanç varsa tespit eder, gider, onu geri alır ve cezai şartlarını yerine getirir."

Dervişoğlu, geçmişte kamuoyunda tartışılan uygulamalara atıfta bulunarak, "FETÖ borsası rezaletini yaşayan Türkiye'ye, bu defa da fon soygunu borsası gibi bir rezaleti yaşatmanıza asla ama asla izin vermeyeceğiz." dedi.

"SPK Yönetimi Derhal Görevden Alınmalıdır"

Fon yatırımcılarının risk düzeyleri ve tasfiye işlemleri bakımından farklı koşullarda bulunduğunu belirten Dervişoğlu, hazırlanan düzenlemenin yatırımcılar arasında adaletsizliğe neden olabileceğini savundu.

Dervişoğlu, "Riski 7 üzerinden 1 olan para piyasası fonunda parasını tutan vatandaşla, riski 7 üzerinden 7 olan spekülatif fon yatırımcısını aynı tasfiye mantığının içine sokuyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Tasfiye kararından önce satış emri veren yatırımcıların durumuna da dikkat çeken Dervişoğlu, "Mesele yüzde 70'e sus payı vermek midir? Yoksa yüzde 100 adalet midir?" diye sordu.

Denetim sorumluluğuna işaret eden İYİ Parti Genel Başkanı, "SPK yönetimi derhal, acilen görevden alınmalıdır!" çağrısında bulundu.

TBMM bünyesinde bütün siyasi partilerin eşit temsil edildiği bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Dervişoğlu, "Kim kazandı, kim erken çıktı, kim bilgi aldı, kim göz yumdu, kim korudu; millet, bunların tamamını öğrenmelidir!" dedi.

Kamuoyuna açıklanan listeler arasında farklılık bulunduğunu da ileri süren Dervişoğlu, "Yüz kırk bir kişilik listeden bahsediyorlar, seksen dört kişilik liste veriyorlar. Geride kalanlar kimler acaba?" sorusunu yöneltti.

"Okullarda Güvenlik Yalnızca Polisiye Tedbirlerle Sağlanamaz"

Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarını gündeme taşıyan Dervişoğlu, okul güvenliğinin yalnızca kolluk tedbirleriyle sağlanamayacağını ifade etti.

21 Eylül'de Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında okul güvenliğine yönelik bir protokol imzalandığını hatırlatan Dervişoğlu, buna rağmen farklı illerde şiddet olaylarının yaşandığını söyledi.

Turgutlu'da öğrencilerin yaralandığını, Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini ve Başakşehir'de çocukların bıçaklı saldırılara maruz kaldığını belirten Dervişoğlu, önleyici mekanizmaların güçlendirilmesini istedi.

Dervişoğlu, "Emniyet görevlilerimiz elbette ellerinden geleni yapar. Ama 24 saat her evladımızın yanına polis koyacak halimiz yoktur. Bu polislik bir iş değildir. Başka ve derinlemesine bir şeyler yapmak zorundayız." dedi.

Okul güvenliğinin ekonomi, kentleşme, aile yapısı, medya ve eğitim politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Asıl mesele olayın hiç yaşanmaması için gereken sistemi kurmaktır." ifadelerini kullandı.

"Emeğin Millî Gelirden Aldığı Pay Yüzde 38'e Geriledi"

İYİ Parti tarafından 10-11 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenen "İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı" hakkında bilgi veren Dervişoğlu, farklı sendikal geleneklerden temsilcilerin aynı toplantıda buluştuğunu açıkladı.

Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, KESK, Hür-Sen ve TİSK temsilcilerinin çalıştaya katıldığını belirten Dervişoğlu, organizasyonda görev alan Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Dervişoğlu, "Türkiye'nin meselesi, yalnızca ne kadar büyüdüğü değil, üretilen değerin kime ne kadar gittiğidir." değerlendirmesinde bulundu.

Emeğin millî gelirden aldığı payın geçmişte yaklaşık yüzde 52 seviyesini gördüğünü, son büyüme verilerinde ise yüzde 38'e gerilediğini belirten Dervişoğlu, ekonomik büyümenin çalışanların refahına yeterince yansımadığını savundu.

İYİ Parti Genel Başkanı, "Türkiye'nin asıl sorunu, emeğin ucuzluğu değil, emeğin değersizliğidir." dedi.

Çalıştayda hazırlanan önerilerin Meclis çalışmalarına taşınacağını açıklayan Dervişoğlu, "O çalıştayın sonuçları, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kanun teklifine, bütçede değişiklik önergesine, yurt sathında bir mücadele başlığına dönüşecek." ifadelerini kullandı.

"Çiftçinin Ürünü Ucuzluyor, Tüketicinin Ödediği Para Artıyor"

Tarımsal üretimde maliyet artışları ve ürün fiyatlarına değinen Dervişoğlu, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunları gündeme getirdi.

Bazı zeytin türlerinde geçen yıl yaklaşık 50 lira olan fiyatların 17-18 liraya kadar gerilediğini, yağlık zeytinde ise 10 liralık fiyatlardan söz edildiğini belirtti.

Dervişoğlu, "Mazotu, gübresi, işçiliği, ilacı arttıkça çiftçinin ürünü ucuzluyor. Ama tüketicinin ödediği para, hep daha fazla oluyor." dedi.

Fındık, çay, zeytin, fıstık, kayısı, şeftali, hububat ve bakliyat üreticilerinin de benzer sorunlarla karşılaştığını savunan Dervişoğlu, tarımsal üretimde planlama eksikliğine dikkat çekti.

Çeltik hasadının başlamasına rağmen taban fiyatın açıklanmadığını belirten Dervişoğlu, "Buğdayda, çeltikte, arpada, pancarda çiftçi tarlaya girerken fiyatı bilmiyor." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti'nin tarım politikalarına ilişkin vaatlerini de paylaşan Dervişoğlu, "Söz veriyorum ki biz yapacağız. Kimsenin ürünü dalda ve tarlada kalmayacak. Çiftçinin bütün üretimini almanın garantörü gerektiğinde devlet olacak." dedi.

Gübre, tohum ve mazotta avanslı finansman modeli uygulayacaklarını açıklayan Dervişoğlu, "Ziraat Bankası'nı gerçek Ziraat Bankası yapacağız!" sözlerini kullandı.

"Marketteki 6 Liranın Yalnızca 1 Lirası Çiftçiye Gidiyor"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e de seslenen Dervişoğlu, gıda enflasyonunun sorumluluğunun yalnızca üreticilere yüklenemeyeceğini savundu.

Dervişoğlu, "Marketteki 6 liralık sebze-meyve harcamasının yalnızca 1 lirası çiftçiye gidiyor. Sıkıntıyı başka yerde arayın!" dedi.

Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farkın incelenmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Aracı zincirlerine, lojistiğe, piyasa yapısına bakın. Ama bu ülkenin çiftçisini üretirken yalnız bırakıp, fiyat belirlerken ezip, sonra da gıda enflasyonunun suçlusu ilan etmeyin." ifadelerini kullandı.

"Türkiye Neden Belirsiz Bir Askerî Yükümlülüğün İçine Sokuluyor?"

Dış politika değerlendirmelerinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında gündeme gelen ortak savunma anlaşmasına değinen Dervişoğlu, anlaşmanın kapsamının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin söz konusu ülkelerle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirmesine karşı olmadıklarını belirten Dervişoğlu, askerî yükümlülüklerin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dervişoğlu, "Ekonomik ilişki başka şey, başka devletlerin güvenlik yükünü kendi sırtına almak başka şeydir." dedi.

Mekke Anlaşması olarak adlandırılan düzenlemenin hangi tehditlere karşı oluşturulduğunu sorgulayan Dervişoğlu, şu soruları yöneltti:

"Türkiye kimin düşmanını kendi düşmanı ilan ediyor acaba? Bu ittifak kime karşı kuruluyor? İsrail'e mi? İran'a mı? ABD'ye mi? Yoksa başka bir ülkeye mi?"

Savunma ittifaklarında ortak tehdit tanımının önemine işaret eden Dervişoğlu, "Türkiye, neden sınırları, tehdidi ve nihai maliyeti belirsiz, yeni bir askerî yükümlülüğün içine sokulmaktadır?" diye sordu.

"Mehmetçik Başka Devletlerin Siyasi Tercihlerinin Bedelini mi Ödeyecek?"

Türkiye'nin bölgesel çatışmalara dahil edilme ihtimaline karşı uyarıda bulunan Dervişoğlu, Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanabilecek olası bir çatışmanın Türkiye açısından doğurabileceği yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Dervişoğlu, "Yarın Suudi Arabistan, İran'la çatışırsa ne olacaktır? Türkiye de o savaşın tarafı mı olacaktır? 1639'dan beri sınırlarımızın değişmediği bir komşuyla, başkasının hesabına savaşmayı mı konuşacağız?" dedi.

Kutsal mekânların korunması konusundaki hassasiyetini dile getiren Dervişoğlu, bu hassasiyetlerin başka ülkelerin siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda kullanılmaması gerektiğini savundu.

İYİ Parti Genel Başkanı, "Evet Kâbe'mize ev sahipliği yapan Mekke'yi canımız pahasına koruyalım. Ama şuna dikkat edelim, mesele Mekke değildir." ifadelerini kullandı.

ABD ve İsrail'in bölgesel politikalarını da eleştiren Dervişoğlu, "Mehmetçik, vakfın şirketini satmaya kalktığınız, Aramco'nun koruması değildir." dedi.

"Karadeniz'de Kendi Geminin Güvenliğini Sağlayamıyorsan Hangi Ülkeye Garanti Veriyorsun?"

Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları gündeme getiren Dervişoğlu, Türk denizcilerinin güvenliğinin dış politikanın öncelikli konularından biri olması gerektiğini belirtti.

2022 yılından bu yana Türk sahipli, Türk işletmeli veya Türkiye bağlantılı çok sayıda ticari geminin saldırılara hedef olduğunu söyleyen Dervişoğlu, hükümetin bu olaylara karşı yürüttüğü diplomatik girişimleri yetersiz bulduğunu ifade etti.

Dervişoğlu, "Karadeniz'de kendi geminin güvenliğini sağlayamıyorsan, kendi denizcinin hakkını açıkça savunamıyorsan, kendi vatandaşına kimin saldırdığını milletin Meclisine açıkça anlatamıyorsan, hangi ülkeye, neyin güvenlik garantisini veriyorsun?" diye sordu.

Türkiye'nin barış ve arabuluculuk politikasını sürdürmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, bunun vatandaşların güvenliğinden taviz verilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, "Türk vatandaşının canı, Türk ticaretinin güvenliği, Türk bayrağının itibarı hiçbir diplomatik denklemin dipnotu değildir." ifadelerini kullandı.

"Skandalı Doğmadan Önleyen Bir Devlete İhtiyacımız Var"

Konuşmasının son bölümünde ekonomi, eğitim, tarım, güvenlik ve dış politikadaki sorunların ortak noktasının kamu yönetimindeki eksiklikler olduğunu savunan Dervişoğlu, devletin krizler yaşanmadan önce önlem alması gerektiğini vurguladı.

İYİ Parti Genel Başkanı, "Güçlü devlet, büyük devlet, skandal patladıktan sonra kanun çıkaran devlet değildir, skandalı doğmadan önleyen devlettir." dedi.

Devlet yönetiminin öngörü, planlama, denetim ve koordinasyon gerektirdiğini belirten Dervişoğlu, "Devlet yönetmek, olayların arkasından yetişmek değildir. Öngörmektir, planlamaktır, denetlemektir, koordine etmektir ve gerektiğinde hesap sorabilmektir!" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti'nin yönetim anlayışına ilişkin vaatlerini de paylaşan Dervişoğlu, "Bizim istediğimiz sürekli hasar tespiti yapan bir devlet değil, hasarı önleyen devlettir. Milletin parasını, emeğini, üretimini, evladını, askerini, bayrağını koruyan bir devlettir." dedi.

Dervişoğlu, konuşmasını "Ben size, eş-dost-akrabayı değil, milleti zengin edecek bir devlet vadediyorum." sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…