KADINLAR KENDİ İŞLERİNİN BAŞINA GEÇİYOR
Bir kadın neden girişimci olur?
Kadınlar Kendi İşlerinin Başına Geçiyor
Sabahın erken saatlerinde kepenklerini açan, atölyesinin ışığını yakan, mutfağında üretime başlayan kadınlar… Türkiye’de kadın girişimciliği, yalnızca bir iş kurma hikâyesi olmaktan çıkıp ekonomik hayatın giderek daha görünür bir parçasına dönüşüyor.
Bir kadın neden girişimci olur?
Bazen ekonomik bağımsızlığını kazanmak için…
Bazen yıllardır içinde taşıdığı bir fikri hayata geçirmek için…
Bazen iş hayatına ara verdikten sonra yeniden başlamak için…
Bazen de kendi emeğinin değerini kendisi belirlemek için.
Nedeni ne olursa olsun, kadınların çalışma hayatındaki yeri yalnızca bireysel bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin önemli başlıklarından biri.
Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,2, kadın istihdam oranı ise yüzde 32,1 olarak gerçekleşti. Erkeklerde bu oranlar sırasıyla yüzde 71,3 ve yüzde 66,4 oldu. Rakamlar kadınların ekonomik hayattaki varlığının arttığını gösterirken, kadınlarla erkekler arasındaki istihdam farkının hâlâ önemli ölçüde devam ettiğini de ortaya koyuyor.
Tam da bu noktada girişimcilik, kadınlar açısından farklı bir kapı açıyor.
Kendi işini kuran bir kadın yalnızca kendisi için bir çalışma alanı oluşturmuyor. İş büyüdükçe başka kadınlara da istihdam sağlayabiliyor; ürettiği ürünle, verdiği hizmetle ve kurduğu markayla bulunduğu çevrede ekonomik hareketlilik yaratıyor.
Türkiye’de kadın girişimciliğinin oranında da son yıllarda yükseliş dikkat çekiyor. Kadın işveren ve kendi hesabına çalışanların toplam girişimciler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 13,1 iken 2025 yılında yüzde 18,2’ye yükseldi.
Destek mekanizmaları da büyüyor
Kadınların iş hayatına katılımını artırmak amacıyla farklı kurumlar tarafından çeşitli destek mekanizmaları uygulanıyor.
İŞKUR, kadınların istihdama katılımını artırmak için mesleki eğitim kursları, işbaşı eğitimleri ve kadın istihdamına yönelik teşvikler uyguluyor. Kurumun Kadın İstihdamında Pozitif Ayrımcılık Projesi kapsamında kadınların işe girişini ve istihdamda kalmasını destekleyen uygulamalar bulunuyor.
KOSGEB de girişimcilere yönelik desteklerinde kadınlara ilave avantajlar sağlıyor. 2026 yılı Girişimci Destek Programı kapsamında kadın ve genç girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Finansman Desteği uygulanıyor.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'deki çalışmaları da kadınların ekonomik hayata katılımı, girişimcilik, eğitim ve istihdam alanlarında çeşitli projeler ve işbirlikleri üzerinden ilerliyor. Bu desteklerin önemli başlıklarından biri kadın girişimcilerin bilgiye, danışmanlığa ve iş ağlarına erişimini güçlendirmek.
Kadınlar en çok hangi alanlarda üretime katılıyor?
Kadın girişimciliğine baktığımızda tek bir sektörle karşılaşmıyoruz.
Hizmet sektörü kadınların ekonomik hayatta en fazla yer aldığı alanların başında geliyor. Bunun yanında gıda, perakende, tekstil, tasarım, güzellik ve bakım, eğitim, danışmanlık, turizm, el emeğine dayalı üretim ve son yıllarda dijital girişimler de kadınların kendi işlerini kurduğu alanlar arasında öne çıkıyor.
Bu çeşitlilik aslında kadın girişimciliğinin nasıl değiştiğini de gösteriyor.
Eskiden küçük bir dükkân ya da evde yapılan üretimle sınırlı görülen kadın emeği, bugün bir markaya, internet üzerinden satış yapan bir işletmeye, bir atölyeye, bir kafeye, bir tasarım stüdyosuna veya teknoloji girişimine dönüşebiliyor.
Üstelik kadın girişimcilerin önemli bir bölümü küçük ve mikro ölçekli işletmelerden yola çıkıyor. Bu nedenle kadın girişimciliğini yalnızca büyük şirketlerin yöneticileri üzerinden okumak doğru değil.
Bir apartmanın küçük bir odasında başlayan üretim de girişimciliktir.
Bir mutfakta hazırlanan ürünlerin markalaşması da…
Bir kadının yıllardır yaptığı el işini satışa dönüştürmesi de…
Bir kafenin kapısını her sabah ilk açan kişinin o işletmenin sahibi olması da…
Ankara’da kadın emeğinin izleri
Başkent Ankara da bu dönüşümün görülebileceği şehirlerden biri.
Şehrin farklı semtlerinde kadınların kendi markalarını oluşturduğu, üretim yaptığı, hizmet sunduğu ve istihdam yarattığı pek çok işletme bulunuyor.
Kimi zaman küçük bir kahve dükkânında…
Kimi zaman bir tasarım atölyesinde…
Kimi zaman bir güzellik merkezinde…
Kimi zaman yöresel ürünlerin satıldığı bir dükkânda…
Kimi zaman da yalnızca bir sosyal medya hesabıyla başlayan ve zaman içinde gerçek bir işletmeye dönüşen bir girişimde…
Her birinin arkasında farklı bir kadın hikâyesi var.
Ve belki de bu hikâyelerin en önemli ortak noktası şu:
Kadın girişimciliği yalnızca para kazanmanın değil, kendi hayatı üzerinde söz sahibi olmanın da bir yolu.
Bir kadının sabah erkenden iş yerinin kapısını açması, yalnızca yeni bir mesainin başladığını göstermez.
Bazen yıllarca ertelenmiş bir hayalin hayata geçtiğini gösterir.
Bazen “Ben de yapabilirim” diyen bir kadının kendi yolunu çizdiğini…
Bazen de bir kadının attığı küçük bir adımın, başka kadınlara yeni bir iş kapısı açtığını…
Ankara’da kadın girişimcilerin mekânlarına ve hikâyelerine yakından baktığımızda, istatistiklerin ardındaki gerçek yüzü de görebiliriz.
Çünkü kadın girişimciliğini anlamanın en iyi yolu yalnızca rakamlara bakmak değil;
o kapıdan içeri girmek, o kadının hikâyesini dinlemek ve emeğinin nasıl bir işe dönüştüğünü görmek.
Bu nedenle Ankara’nın kadın girişimcilerini yalnızca işletmeleriyle değil, hayalleri, mücadeleleri ve kurdukları hayatlarla tanımaya devam edeceğiz....
Bu haber, Yekpare Haber Merkezi sitesi, Ankara Haber Gündemi sitesi tarafından eklenmiştir.