KALBİM
Aşkın ateşi mi yaktı,
Hasretin soğuğu mu üşüttü,
Vuslatın umudu mu titretti,
Yoksa yıllardır susturduğum duygular mı uyandı?
Kafesteki bir kuş gibi;
Durmadan çırpınıyorsun,
Durmadan sızlıyorsun.
Ah be kalbim…
Sen de mi dayanamadın?
Ben seni acılara meydan okur sandım.
Sen benim tek sırdaşımdın.
Duygularımın coşkunluğunda bile
Sükûnetimi taşıyandın.
Sana aktım, sana anlattım,
Sessiz gecelerimi sana bıraktım,
Gözyaşlarımı bile senden sakınmadım.
Ben seni yorulmaz sandım;
Tüm duygularımı sende topladım,
En derininden sana fısıldadım,
En sessiz çığlıklarımı sana sakladım.
Ama meğer sen de solarmışsın,
Meğer sen de karanlığın içinde
Sessizce kanarmışsın.
Ah be kalbim…
Ne çok yara almışsın da
Hiçbirini bana söylememişsin.
Ne çok susmuşsun da
Ben duymamışım.
Şimdi çırpınışların
Bir veda gibi çalıyor içimde;
Sanki bütün sevdanın ağırlığı
Bir anda çökmüş üzerine.
Beklenen zaman uzadıkça daralıyorsun,
Her nefesimde biraz daha
İçime gömülüyorsun.
Ah be kalbim…
Bunca sevdayı taşıyacak kadar büyük,
Ama bir ayrılık nefesiyle
Yıkılacak kadar da savunmasızmışsın.
Sensiz yaşayamazken ben,
Sen bana rağmen
Sessizce tükeniyormuşsun meğer.
Şimdi anlıyorum:
Bazı acılar unutmakla değil,
Kalbin karanlığına gömülmekle geçiyormuş.
Bazı sevdalar da
Vuslatı değil,
Ancak hasretiyle yaşanıyormuş.
Ah be kalbim…
Ben seni koruyamadım belki,
Ama sen yine de beni taşıdın
Yaralarımla birlikte ayakta tuttun.
Ve ben…
Bütün bu acının içinde bile
Sevmeyi senden öğrendim,
Yorulmayı da…
Ama en çok
Vazgeçemeyip beklemeyi öğrettin bana.
Şimdi söyle kalbim,
Bu sızı nereye kadar dayanır?
Kaç gece daha
İçimde ince ince kanarsın?
Vuslatı beklemek mi ağır gelir,
Yoksa gelmeyecek bir sevdanın
Gölgesinde yaşamak mı?
Ben bilemedim…
Sen hep bildin de
Susmayı seçtin.
Her çarpışında bir anı saklı,
Her titremende bir yarım kalmışlık…
Ve ben seni dinledikçe anlıyorum:
Aşk dediğin, bazen kavuşmak değil,
Bazen sadece acıya alışmakmış.
Ben sevmek istedim,
Sen kanamayı seçtin.
Ben umut taşımak istedim,
Sen hatıraları.
Ama ne yapayım…
Yine de sen benim en sadık yanımdın,
En derin odam,
En gizli bahçem.
Biliyorum yoruldun.
Biliyorum bu sevda
Doğrudan içine çöktü.
Son bir kez daha
Çırpınışlarını duyayım;
Son bir kez daha
Aşkın ağırlığıyla titremeni hissedeyim…
Sonra,
Gece ne kadar uzun olursa olsun,
Beklenen güneş ne kadar gecikirse geciksin.
Ben senin yerine bu sevdayı taşıyacağım
Belki sonsuz âleme…
Cennet BAYRAKAL
Bu haber, Yekpare Haber Merkezi sitesi, Ankara Şehir Gazetesi sitesi tarafından eklenmiştir.