İçeriğe geç
  • Dolar 49,5301 ▲ %0,11
  • Euro 55,8059 ▲ %0,28
  • Sterlin 66,2679 ▲ %0,68
  • Gram Altın 6.682,29 ▲ %0,71
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 92,27 ▲ %0,98
  • Bitcoin 4.078.596 ▲ %1,68
  • BIST 100 11.753,07 ▼ %2,63

Karadeniz

KESK Samsun: fon krizinde en az 1,5 milyon yurttaş mağdur edildi

KESK Samsun Şubeler Platformu, fon krizinin yol açtığı mağduriyet için hesap sorulmasını ve mağdur edilen yurttaşların birikimlerinin korunmasını istedi.

Haberler.com'da yer alan habere göre, Samsun KESK Samsun Şubeler Platformu, fon krizine ilişkin açıklama yayımladı. Dönem Sözcüsü Bahtiyar Akıncı, devletin görevinin vurgun büyüdükten sonra hasar tespiti yapmak olmadığını; yurttaşın birikimlerinin yağmalanmasını başından engellemek olduğunu söyledi.

Platform, fon krizine ilişkin sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundu. Akıncı, olayın tüm yönleriyle soruşturulması, mağdur edilen yurttaşların birikimlerinin korunması gerektiğini belirtti ve şunları kaydet: 'Günlerdir 1 Trilyon TL'ye ulaşan borsa-fon vurgununa ilişkin gelişmeleri izliyoruz. Vurgundan nemalandığı iddia edilenlere eski bakanlardan, bürokratlara kadar uzanan yeni isimler ekleniyor. Yaşanan her gelişme basit bir piyasa dolandırıcılığı ile değil, 'Finansal Piyasaların Susurluk'u' olarak nitelendirilen; sermaye, siyaset ve bürokrasi ile siyasi nüfuz ağlarının iç içe geçtiği bir çürüme ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Yaşananların Türkiye ekonomisine verdiği zarar yalnızca vurgunun doğrudan parasal büyüklüğü ile ölçülemez. Yüz binlerce yurttaşın birikimlerinin erimesi, borsada yaşanan değer kayıpları ve ülkenin finansal risk algısının yükselmesi bu skandalın tüm topluma yansıyan ekonomik maliyetini çok daha ağır hale getirmektedir.'

Akıncı, siyasal iktidarın etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütüleceğine dair hamaset nutukları attığını ifade etti; bu tür söylemlerin toplumun oyalama amacı taşıdığını, Deniz Feneri, Reza Zarrab Halkbank dosyaları gibi dosyalarda da benzer nutukların atıldığını ancak dosyaların sorumlu kişiler ortaya çıkmadan kapatıldığını savundu. Akıncı, 'göz göre göre yapılan vurgunu 1 yılı aşkın süredir sadece izlemekle yetinenlerin bugün attığı hamaset nutuklarının hiçbir inandırıcılığı yoktur' dedi ve devletin görevinin vurgun büyüdükten sonra hasar tespiti yapmak değil, yurttaşın birikimlerinin yağmalanmasını başından engellemektir.'

Akıncı, haksız kazançların iade edilmesinin suçları ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti. SPK ve Borsa İstanbul'un müdahalede gecikmesinin nedenlerinin, kamu görevlilerinin ihmallerinin ve siyasi bağlantıların araştırılmasını istedi. En az 1,5 milyon yurttaşın mağdur edildiğini ifade eden Akıncı, zararın emekçilere ve halka yüklenmemesi çağrısını yineledi.

Akıncı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: 'Sorunun kaynağında sivrisinekleri besleyen bataklık misali yolsuzlukları, vurgunculuğu besleyen bir sistem vardır. Dolayısıyla mesele tek başına bir borsa-fon vurgunu meselesinden ibaret değildir. Mesele; güçler ayrılığını ortadan kaldıran, parlamentonun yetkilerini alabildiğine sınırlamakla yetinmeyip devletin denetleme-soruşturma-yargılama yapmakla görevli her kurumunu kendine bağlayan mevcut otoriter sistemdir. Mesele; attığı her adımda halka ve emekçilere açlık ve yoksulluk dayatan, sermayenin ve yandaşların servetine servet katan sömürü düzeni ve söz konusu düzeni yasaklarla, baskılarla ayakta tutmaya çalışan tek adam iktidarıdır. Dolayısıyla tek çıkar yol yoksulun cebinden, sofrasından alıp zengine aktaran, yaşanan her yolsuzluğun üstünü kapatan, sömürü ve baskı politikalarından beslenen otoriter düzene karşı mücadeleden geçmektedir.'

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…