İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.040.862 ▲ %0,03
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

İzmir

Körüklü çizmenin son ustası 65 yıldır mesleğini yaşatıyor, çırak bulamıyor

Körüklü çizmenin son ustası 65 yıldır mesleğini yaşatıyor, çırak bulamıyor

İzmir Tire'de yaşayan 76 yaşındaki Hasan Hüseyin Öter, dünyada akordeon çapraz körük tekniğini uygulayan son usta olarak 65 yıldır deriye şekil veriyor. Öter, mesleğini devredecek çırak bulamamanın üzüntüsünü yaşarken, bir çizmesinin Cumhurbaşkanlığı Müzesi'nde sergilenmesinden gurur duyuyor.

İzmir'in Tire ilçesine bağlı kırsal Karateke Mahallesi'nde yaşayan 76 yaşındaki Hasan Hüseyin Öter, Kuvayı Milliye kahramanı Efeler'in ve Yörük Türkmenleri'nin mirası körüklü çizme zanaatını 65 yıldır tek başına yaşatıyor. 1961'de başladığı atölye serüveninde günümüzde dünyada akordeon çapraz körük modelini yapan tek usta olarak kalan Öter, bu geleneği gelecek nesillere aktaracak bir çırak bulamamanın üzüntüsünü dile getiriyor.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Öter mesleğe başlama hikayesini anlatırken 1961 yılında babasının kendisini potin yapan bir ustanın yanına götürdüğünü, dışarısının buz gibi soğuk olduğu o gün içeride yanan sıcak mangalı görünce çırak olmaya karar verdiğini söyledi. Ustanın yanında 8 yıl çalıştıktan sonra askerliğini yapan Öter, 1970'te kendi dükkanını açtığını ve o dönem Ahilik geleneği gereği dükkan açacak gençlerin ustalar tarafından topluca imtihandan geçirilerek icazet aldığını aktardı.

Körüklü çizmenin tarihte 34 farklı çeşidinin bulunduğunu belirten Öter, günümüzde kullanılan akordeon körük modelinin 1950 yılında ustası Elvan Kahya tarafından icat edildiğini ifade etti. Hakiki körüklü çizmenin en önemli özelliğinin yürürken çıkardığı ses olduğunu vurgulayan Öter, kaliteli deri katmanlarının ve özel körük kıvrımlarının her adımda birbirine temasıyla oluşan bu sesin giyene asaletin ve varlığın simgesi olan tok bir duruş kazandırdığını söyledi. Diğer yörelerde ahşap bloklar üzerinde taklit körükler yapıldığını ve zamanla şeklinin bozulduğunu dile getiren Öter, kendi tekniğinde derinin kendi formuyla işlenerek hem sesini hem de şeklini ömür boyu koruduğunu belirtti.

Geçmişte zenginlik ve asaletin sembolü olan çizmeler, bugün Antalya, İstanbul ve Ege bölgelerindeki Yörük-Türkmen şenlikleri için özel sipariş üzerine üretiliyor. Dana ve keçi derisini hassasiyetle işleyen Öter, zanaatın geleceğine ilişkin "Ne yazık ki benden sonra bu tekniği sürdürecek, arkamdan gelecek bir usta kalmadı" diyerek üzüntüsünü ifade etti. Öter, ürettiği çizmelerden birinin Cumhurbaşkanlığı Müzesi'ne kaldırıldığını ve emeğinin en tepe noktada değer görmesinin en büyük tesellisi olduğunu, bu sanat ölse de eserinin tarihteki yerini aldığını sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…