İçeriğe geç
  • Dolar 49,7683 ▲ %0,14
  • Euro 55,8563 ▲ %0,23
  • Sterlin 66,4941 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.424,57 ▲ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.546,19 ▲ %0,11
  • Gümüş 86,47 ▲ %0,37
  • Bitcoin 4.000.015 ▲ %0,42
  • BIST 100 11.122,72 ▲ %0,05

Kültür-Sanat

Mardin'de 38 lezzet noktası tespit edildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Mardin’de 38 işletme Lezzet Noktası olarak tespit edildi. Gastronomi rotası, kentin çok kültürlü mutfak mirasını ziyaretçilere sunuyor.

Mardin'in gastronomi hazinesi 38 Lezzet Noktası'nda keşfediliyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği Türkiye Kültür Yolu Festivali çerçevesinde Mardin’de 38 işletme, Lezzet Noktası Projesi kapsamında belirlendi. 17-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen festival, kentin tarihi dokusuyla birlikte zengin mutfak mirasını da ön plana çıkardı. Süryani, Arap, Kürt ve Osmanlı etkilerinin harmanlandığı Mardin mutfağı; et yemeklerinden meyveli tariflere, yöresel tatlılardan geleneksel içeceklere kadar geniş bir yelpazede sunuldu.

NTV'de yayınlanan habere göre, festivalin gastronomi programına BigChefs kurucu ortağı Gamze Cizreli ev sahipliği yaptı. Michelin Rehberi’nde yer alan şef Ömür Akkor ile şefler Erşan Yılmaz, Ramazan Çakmak, Selen Mağzalcıoğlu ve Gökhan Ali Çamkerten programda yer aldı. Akademisyen şef Asuman Kerkez ile danışman ve eğitmen Sabiha Apaydın da etkinliklerin konukları arasındaydı. Gastronomi profesyonelleri, Lezzet Noktası olarak seçilen işletmeleri ziyaret ederek yerel lezzetleri yerinde inceledi.

Mardin mutfağının ayırt edici özelliklerinden biri, meyvelerin ana yemeklerde kullanılmasıdır. Etli aluciye, incasiye ve çağlalı firkiye bu geleneğin öne çıkan örnekleridir. Kaburga dolması, dobo, irok ve sembusek gibi yemekler de kentin gastronomi kimliğini tamamlar. Şef Ömür Akkor, esnaf lokantalarından otel restoranlarına kadar farklı mekanlarda yöresel yemekleri denediklerini belirtti. Akkor, birbirine yakın coğrafyalarda bile şehirlerin kendine özgü tarifler geliştirdiğine dikkat çekerek, yerel mutfakların kültürel hafızanın anlaşılmasında kritik rol oynadığını ifade etti.

Akkor, geleneksel tariflerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Kültür Yolu Festivallerinin yerel işletmelere katkısına değinen Akkor, önceki ziyaretler sonrası esnafların satış artışlarından söz ettiğini aktardı. Festivallerin hem işletme tanınırlığına hem de iç turizme katkı sağladığını kaydetti. Eski Mardin’de Süryani çöreği üreten Mathias Balcı ise yaklaşık 20 yıldır aynı üretim anlayışını sürdürdüklerini ve işletmelerini farklılaştıran unsurun kendilerine ait reçete olduğunu dile getirdi.

Balcı, ziyaretçilere kaburga dolması ve içli köftenin yanı sıra Süryani çöreğini de tatmalarını önerdi. Tariflerin çoğunlukla ustaların deneyimiyle şekillendiğini belirten Balcı, Lezzet Noktası Projesi’nin her işletmenin ürününü daha geniş kitlelere tanıtmasına yardımcı olacağını söyledi. Harita üzerinden oluşturulan rotanın ziyaretçilerin farklı adresleri keşfetmesini kolaylaştırdığını vurguladı. Şef Dilek Çelebioğlu ise Mardin mutfağının farklı medeniyetlerin bir arada yaşamasından beslenen zengin bir kültür olduğunu belirtti.

Çelebioğlu, tarihi yapıların yalnızca mimarisiyle değil, geçmişteki aile hikayeleri ve sofralarıyla anlam kazandığını ifade etti. Geleneksel tariflerin korunması için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Çelebioğlu, ziyaretçilere kaburga dolması, dobo, coğrafi işaretli aluciye, incasiye ve çağlalı firkiyeyi önerdi. Projenin kenti ilk kez ziyaret edenler için yol gösterici olacağını ve gastronomi turizmine katkı sağlayacağını kaydetti. İşletmeci Ersan Özer ise yaklaşık 400 yıllık bir yapıda hizmet verdiklerini ve geleneksel lezzetleri yaşatmaya çalıştıklarını anlattı.

Özer’in işletmesinde harire tatlısı, harire kahvesi ve reyhan şerbeti en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Yöresel ürünlerin geleneksel tariflerde kullanılmasının önemine değinen Özer, ziyaretçilere kaburga dolması, irok ve harire tatlısını önerdi. Et yemeklerindeki malzeme seçimi ve tatlılara lezzet veren yöresel ürünlerin mutfağı farklılaştırdığını belirten Özer, projede yer almaktan memnuniyet duyduklarını ve bunun kentin tanıtımına katkı sağladığını dile getirdi.

Mardin’in köklü kebapçılarından Mehmet Kesman, 1900’lü yılların başına dayanan bir ustalık geleneğini dördüncü kuşak olarak sürdürüyor. Büyük dedeleri Rıdvan Örük’ten devraldıkları mesleği aynı reçeteye bağlı kalarak devam ettirdiklerini anlatan Kesman, kebabın et seçiminden hazırlanmasına kadar her aşamada özen gösterdiklerini söyledi. Hayvanın cinsi, beslenme biçimi ve yağ oranının lezzeti etkilediğini belirten Kesman, Mardin mutfağının yoğun soslar yerine ana malzemenin kendi lezzetini öne çıkardığını ifade etti.

Kesman, ziyaretçilere kebap, kaburga dolması, işkembe dolması ve sembuseyi önerdi. Lezzet Noktası Projesi’nin kentin geleneksel yemeklerini yurt içinde ve dışında tanıtmak açısından önemli olduğunu vurgulayan Kesman, aile işletmelerindeki ustalığın gelecek kuşaklara aktarılmasının değerine dikkat çekti. Belirlenen 38 Lezzet Noktası, geleneksel yemeklerden yöresel tatlılara, tarihi mekanlardaki içeceklerden kuşaklardır süren üretim geleneklerine uzanan bir gastronomi rotası sunuyor. Bu adresler, Mardin’in lezzet mirasını yaşatan işletmeleri bir araya getirerek yerel işletmelerin görünürlüğünü artırıyor.

Lezzet Noktası Projesi, ziyaretçilere yöresel tatları keşfetmeleri için rehberlik ederken, kentin mutfak kültürünün farklı yönlerini tanıtmayı hedefliyor. Proje kapsamında oluşturulan harita ve rotalar, turistlerin şehrin çeşitli noktalarındaki otantik lezzetlere ulaşmasını kolaylaştırıyor. Mardin Kültür Yolu Festivali süresince gerçekleştirilen bu çalışmalar, kentin gastronomi turizmi potansiyelini ortaya koyarken, yerel esnafın ekonomik canlılığına da destek olmayı amaçlıyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…