Marmara'da peş peşe deprem: 2016'daki 50 günlük sinyal yeniden gündemde
Yalova açıklarında peş peşe meydana gelen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremler Marmara'daki fayları yeniden gündeme getirdi. Prof. Dr. Osman Bektaş, 2016'daki Yalova depremi çevresinde yaklaşık 50 gün süren deformasyon sinyaline dikkat çekerek son hareketliliğin "yavaş kayma" olasılığı açısından incelenmesi gerektiğini söyledi.
Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında kısa aralıklarla meydana gelen depremler dikkatleri yeniden bölgedeki faylara çevirdi. AFAD verilerine göre 10 Ekim'de Yalova açıklarında 3,5, 11 Ekim'de ise aynı bölgede 2,9 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Sarsıntıların ardından Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, yaklaşık 10 yıl önce aynı bölgede meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki depremle ilgili bilimsel çalışmayı gündeme taşıdı. Bektaş, yeni sismik hareketliliğin Çınarcık Fayı'ndaki olası "yavaş kayma" davranışı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
2016'daki depremde 50 günlük sinyal kaydedilmişti
Bektaş'ın işaret ettiği çalışma, 2019 yılında Earth and Planetary Science Letters dergisinde yayımlandı. Araştırmada, 25 Haziran 2016'da Yalova açıklarında meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem döneminde Çınarcık Fayı yakınındaki Esenköy istasyonunda yaklaşık 50 gün boyunca devam eden belirgin bir deformasyon sinyali kaydedildi. Çalışmada deformasyonun çevresel faktörlerle açıklanamadığı belirtilirken, araştırmacılar bunun Çınarcık Fayı'nda yerel ve sismik olmayan bir yavaş kaymaya işaret edebileceğini değerlendirdi. Ancak çalışmada da bu durum kesinleşmiş bir "fay sürünmesi" olarak değil, bilimsel bir olasılık olarak ifade edildi.
Bektaş: "Yavaş kayma olasılığını güçlendiriyor"
Prof. Dr. Osman Bektaş, Yalova açıklarındaki son hareketlilikle 2016'daki veriler arasında bağlantı kurulup kurulamayacağının araştırılması gerektiğini söyledi. Bektaş, "Alman ekibinin 2019 çalışmasında 2016'daki Yalova 4,4 depremi öncesi ve sonrası olan mikrodeprem aktivitesi Çınarcık fayının yavaşça kayması olarak yorumlandı" dedi. Son sarsıntılara da değinen Bektaş, "Bugünkü Yalova 3,5-2,9 depremleri de Marmara'daki fayların sürünme davranışını destekler" değerlendirmesinde bulundu.
"Korkuyla değil, bilimsel verilerle izlenmeli"
Bektaş, 2016'daki yaklaşık 50 günlük deformasyon sinyali ile 2026'daki mikrodeprem etkinliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "2016 Yalova depremi çevresinde yaklaşık 50 gün süren bu deformasyon sinyali ve 2026 mikrodeprem etkinliği, fayda yavaş kayma (creep) olasılığını güçlendirir" diyen Bektaş, bölgedeki hareketliliğin bilimsel veriler üzerinden izlenmesi gerektiğini söyledi.
Peki fay gerçekten yavaş kayıyor mu?
Mevcut veriler, son iki küçük depremin tek başına Çınarcık Fayı'nın yavaş kaydığını kanıtlamıyor. 2019'daki bilimsel çalışma, gözlenen deformasyonun yerel bir yavaş kaymaya işaret edebileceğini ortaya koymuştu. Son depremlerin aynı mekanizmanın parçası olup olmadığının anlaşılabilmesi için daha ayrıntılı sismolojik ve jeodezik ölçümlere ihtiyaç bulunuyor. Bu nedenle küçük depremlerden hareketle büyük bir depremin yaklaştığı veya tersine riskin azaldığı yönünde kesin bir sonuç çıkarmak bilimsel olarak mümkün değil.
Okan Tüysüz: "Adalar Fayı değil"
Yalova açıklarındaki 3,5 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Prof. Dr. Okan Tüysüz ise sarsıntının Çınarcık Çukuru içerisinde meydana geldiğini söyledi. Tüysüz, depremin 17 Ağustos 1999'da kırılan fayın devamında gerçekleşmiş olabileceğini belirterek, "İstanbul ile bağlantılı değerlendirdiğimiz Adalar Fayı değil" ifadelerini kullandı. Bölgedeki fay sisteminin çok sayıda segmentten oluşması nedeniyle, küçük depremlerin hangi yapı üzerinde meydana geldiğinin ayrıntılı incelemelerle belirlenmesi önem taşıyor.
Yalova açıklarında 2,9'luk ikinci deprem
AFAD kayıtlarına göre 11 Ekim'de saat 18.14'te Marmara Denizi'nde, Yalova merkezinin yaklaşık 5,9 kilometre açığında 2,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Sarsıntının derinliği 7,16 kilometre olarak ölçüldü. Aynı bölgede yaklaşık 50 dakika sonra 1,4 büyüklüğünde bir deprem daha kaydedildi. Yalova açıklarındaki son hareketlilik, Marmara'daki fayların davranışının yakından izlenmesini bir kez daha gündeme getirirken uzmanların değerlendirmeleri bunun tek başına büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını gösteriyor.
Kaynak: Ozgunkocaeli