Mehmet Altan fon soruşturmasını ve siyasi parti değişikliklerini değerlendirdi
Prof. Dr. Mehmet Altan, fon soruşturmasını 'örgütlü bir piyasa dolandırıcılığı' olarak nitelendirirken, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin siyaset kurumunun çürümüşlüğünü gösterdiğini savundu.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Prof. Dr. Mehmet Altan, Türkiye'nin Gidişatı programının yeni bölümünde fon soruşturmasını, medya üzerindeki baskıları ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini ele aldı. İkilinin gündeminde ayrıca Halk TV'ye yönelik operasyon ve T24'te yaşanan gelişmeler yer aldı.
Medyascope'de yayınlanan habere göre, Mehmet Altan fon soruşturmasını 'örgütlü bir piyasa dolandırıcılığı' olarak nitelendirdi ve bu olayın siyasal iktidarın etki alanında, destekçileri ve yakın çevresi arasında yayıldığını öne sürdü. Altan, bu süreçte en az 50 bin kişinin mağdur olduğunu ve bunların çoğunun son 25 yıllık AK Parti iktidarında yeni servet edinmiş kişiler olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Altan, Türkiye'deki sermaye piyasalarının uluslararası sistemin kurallarına uygun işlemesi gerektiğini belirterek, bu kuralların ihlal edilmesi halinde Türkiye'nin uluslararası sermaye sisteminin dışında kalabileceğini savundu. Bu kapsamda, olayın geniş kapsamlı olduğunu ve uzun süre gözden kaçtığını belirten Altan, bunun örgütlü bir piyasa dolandırıcılığı olduğunu ileri sürdü.
Medya üzerindeki baskılara da değinen Altan, Türkiye'deki 'gazetecilik' anlayışının bir kısmının, devlet içindeki güç mücadelelerinde bir grubun diğerine karşı kullanılan bir araç haline geldiğini savundu. Gerçek gazeteciliğin siyasetçilerle belirli bir mesafeyi koruması gerektiğini belirten Altan, muhalif medyanın da iktidara benzeyerek kendi içinde sansür uyguladığını ve bu durumun muhalefetin iktidara benzeyerek iktidarın yerine geçme hedefinin tosladığını gösterdiğini ifade etti.
Cemil Tugay'ın AK Parti saflarına katılmasını da değerlendiren Altan, bu tür olayların Türkiye'de siyaset kurumunun 'çoktan çürüdüğünün' bir göstergesi olduğunu savundu. Altan, siyasetçilerin halkla ve vatandaşla ilişkisinin topluca koptuğunu belirterek, bu çürümenin hiçbir demokratik rejimde ve hiçbir siyasi partide yeri olmayan bir durum olduğunu dile getirdi. Siyasetçilerin bir gün önce söylediklerinin tam tersini ertesi gün söyleyebildiklerini ifade eden Altan, bu kişilerde omurga ve duruş bulunmadığını öne sürdü.
TürkAta Haber Ajansı