İçeriğe geç
  • Dolar 49,7712 ▲ %0,14
  • Euro 55,7854 ▲ %0,10
  • Sterlin 66,4954 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.420,55 ▲ %0,56
  • Çeyrek Altın 10.533,78 ▼ %0,01
  • Gümüş 86,34 ▲ %0,22
  • Bitcoin 3.997.742 ▲ %0,34
  • BIST 100 11.012,80 ▼ %0,94

Kültür-Sanat

Doğa yazarı Çoban'dan yeni eser

Doğa yazarı Çoban'dan yeni eser

Biyolog ve kuş gözlemcisi Mustafa Çoban'ın "Kuşlar Ağıdı" adlı eseri Ortopediatri Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap, insan kaynaklı tahribatın kuşlar üzerindeki etkisini on iki öyküyle gözler önüne seriyor.

Biyolog, doğa gezgini ve kuş gözlemcisi kimliğiyle tanınan Mustafa Çoban'ın yeni kitabı "Kuşlar Ağıdı", Ortopediatri Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Eser, kuşların sessiz tanıklığı üzerinden yok oluşa sürüklenen bir süreci işliyor. Avcılık, sanayi faaliyetleri, zehirli tarım ve yaşam alanlarının tahribatının kuşlar üzerinde bıraktığı izler, on iki farklı kuşun öyküsü aracılığıyla aktarılıyor. Bu öyküler, insan eliyle yıkıma uğrayan yaşamlara yakılan ağıtlar niteliği taşıyor.

BirGün'de yayınlanan habere göre, eko-öykü türünde kurgulanan anlatılarda doğa, romantize edilmiş bir arka plan unsuru olarak değil, başlı başına bir özne olarak konumlandırılıyor. Okurlar, insan faaliyetleri nedeniyle kuşların karşı karşıya kaldığı yok oluşla yüzleşirken, sorumlulukların gizlenmediği ve alternatif bir dünyanın mümkün olduğuna dair umudu barındıran bir anlatımla karşılaşıyor. Bu yaklaşım, doğaya farklı bir perspektiften ve sorumluluk bilinciyle bakmanın önemine işaret ediyor.

Yazar Çoban, kuşların sağlıklı bir çevrenin en net göstergelerinden biri olduğunu ve çevresel olumsuzluklardan son derece hızlı etkilendiklerini vurguluyor. Yeryüzünde yaklaşık on bin kuş türü bulunduğunu, bunların yüzde on birinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Çoban, geri kalan türlerin de her an tehlike altında olabileceğine dikkat çekiyor. Çoban, bu hızlı tükenişin ana nedeninin insanın doğal ortamlara kabul edilebilir sınırların çok üzerinde müdahale etmesi olduğunu ifade ediyor. Yazar, "Bu gidişle bugün uçarken gördüğümüz pek çok türü ne yazık ki çocuklarımız asla göremeyecek" diyerek tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor.

Sanayi toplumunun doğayla ilişkilerinin koptuğunu ve bu üretim biçiminin doğayı hem aşırı sömürerek hem de atıklarla kirleterek tahrip ettiğini savunan Çoban, insanların kendi dünyalarına dalması nedeniyle bu tahribatı görme veya tepki gösterme duyarlılığını kaybettiğini öne sürüyor. Çoban, duyarlılık olsa bile yaptırım uygulayacak gücün bulunmadığını ve kâr odaklı sistemin değişmeyeceğini dile getiriyor. Salt çevre söylemiyle bir yere varılamayacağını, eleştirilerin doğrudan sistemi yaratan yapıya yöneltilmesi gerektiğini belirten yazar, sistemin insanla birlikte doğayı da tükettiğini ve kısa vadede bu durumdan kurtulmanın zor göründüğünü ancak bütün canlıların kardeşçe yaşadığı başka bir dünyanın mümkün olduğunu vurguluyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…