İsrail Seçimlerinde Üç Olası Senaryo
İsrail'de yarın yapılacak genel seçimler öncesinde anketler, hiçbir bloğun tek başına iktidar için gereken 61 milletvekili sayısına ulaşamayacağını gösteriyor. Siyasi kilitlenmenin yaşanması durumunda erken seçim, muhalefet hükümeti veya ulusal birlik hükümeti ihtimalleri gündemde.
![]()

İsrail'de yarın gerçekleştirilecek genel seçimler öncesinde kamuoyu yoklamaları, ülkede üç farklı siyasi senaryonun öne çıktığını ortaya koyuyor. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağcılar ve Ultra Ortodoks Yahudilerden (Haredi) oluşan koalisyonunun yanı sıra eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğunun da 120 sandalyeli mecliste hükümet kurmak için gerekli olan 61 milletvekili çoğunluğunu sağlayamayacağı tahmin ediliyor.
BirGün'de yayınlanan habere göre, hafta sonu açıklanan son anketlerde muhalefet bloku 54-56 sandalye aralığında kalırken, Netanyahu'nun liderliğindeki blok 50 sandalyede kaldı. İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden iki listenin ise toplamda 14-16 milletvekili çıkarması bekleniyor. Bu tablonun sandığa yansıması halinde, iki ana kanadın koalisyon pazarlıklarında karşı bloktan partileri yanına çekmeye çalışması öngörülüyor. Ancak ülkedeki derin kutuplaşma nedeniyle 'Ya Netanyahu ya karşıtları' şeklinde şekillenen seçimlerde bloklar arası geçişin zor olacağı değerlendiriliyor.
Koalisyon çoğunluğunun sağlanamaması durumunda ilk akla gelen senaryo seçimlerin yenilenmesi. İsrail, 2019-2022 yılları arasında benzer bir siyasi kilitlenme nedeniyle dört yılda beş kez sandığa gitmişti. Seçim sonuçlarının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, parti liderleriyle istişareler yaparak hükümet kurma yetkisini genellikle birinci partinin liderine verecek. Yetkiyi alan lider, ek süre dahil 6 hafta içinde hükümeti kuramazsa, ikinci bir lidere 4 hafta süre tanınacak. Bu sürecin de başarısızlıkla sonuçlanması halinde, mecliste 61 milletvekilinin imzasıyla koalisyon kurulması denenecek. Hükümetin kurulamaması durumunda meclis feshedilecek ve 3 ay içinde yeniden seçim yapılacak. Bu senaryoda, yolsuzluk davaları nedeniyle görevde kalmakla eleştirilen Netanyahu'nun 'de facto' olarak başbakanlık koltuğunda 5-6 ay daha oturacağı ve ülkeyi 2027'nin ilk yarısında yeniden seçime götüreceği belirtiliyor. Netanyahu'nun bu süreçte daha sert politikalarla hazırlanarak bölgedeki tansiyonu yükseltebileceği yorumları yapılıyor.
İkinci ihtimal olarak Eisenkot'un öncülük edeceği bir muhalefet hükümeti gündemde. Netanyahu, seçim kampanyasında 'Muhalefet bloğunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı' iddiasını öne sürerken, Likud Partisi 'ya sağ, ya Filistin' sloganını kullandı. Buna karşılık Eisenkot, Arap partileriyle iş birliği yapmayacağını ve Filistin devletinin kurulmayacağını vurguladı. Eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman gibi muhalefetteki bazı sağcı isimler de Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkladı. İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Raam Partisi lideri Mansur Abbas, 2021'deki gibi koalisyona katılmaya açık olduğunu duyursa da anketler bu desteğin yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. Hadash, Taal ve Balad'dan oluşan Ortak Liste ise aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceklerini belirterek kapıyı açık bıraktı. Ancak Eisenkot ve müttefiklerinin mevcut tutumunu sürdürmesi halinde bu ihtimalin gerçekleşmesi güç görünüyor.
Son dönemde en çok konuşulan üçüncü senaryo ise 'ulusal birlik hükümeti'. Netanyahu'nun Temmuz 2026'da dile getirdiği bu geniş tabanlı hükümet fikri, İsrail basınında da yer buluyor. Cumhurbaşkanı Herzog'un, 2019-2020 yıllarında yaşanan üç seçimlik sürecin tekrarlanmaması için Netanyahu ve Eisenkot'un ulusal birlik hükümetine öncülük etmesi gerektiğini düşündüğü aktarılıyor. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu'nun kendisini devre dışı bırakarak ulusal birlik hükümeti arayışında olduğunu iddia ediyor. Her iki lider de böyle bir hükümeti amaçlamadıklarını belirtse de ihtimal tamamen dışlanmıyor. Olası bir ulusal birlik hükümetinde, uluslararası tepkiler nedeniyle Ben-Gvir'in yer almayacağı, diğer aşırı sağcı bakan Smotrich'in durumu ise belirsizliğini koruyor. Eisenkot'un, Netanyahu'dan rotasyon garantisi, 7 Ekim olaylarına ilişkin devlet soruşturması ve yargı düzenlemelerinin durdurulması gibi taleplerde bulunabileceği ileri sürülüyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası yeni saldırılarının, muhalefeti bu koalisyon için masaya oturmaya zorlayabileceği belirtiliyor.
Seçimler öncesinde iktidar ve muhalefet kanadındaki söylemler, Filistinlilere yönelik politikalarda köklü bir değişim olmayacağına işaret ediyor. Muhalefetin iktidara gelmesi halinde baskının bir nebze hafifleyebileceği konuşulsa da farklı araç ve üsluplarla süreceği değerlendiriliyor. Aşırı sağcı bir hükümetin devam etmesi durumunda ise baskı ve saldırıların artması öngörülüyor.
TürkAta Haber Ajansı