İçeriğe geç
  • Dolar 49,3746 ▲ %0,13
  • Euro 55,2161 ▲ %0,27
  • Sterlin 65,3221 ▲ %0,20
  • Gram Altın 6.646,45 ▲ %0,50
  • Çeyrek Altın 10.785,56 • %0,00
  • Gümüş 95,90 ▲ %0,26
  • Bitcoin 4.129.221 ▼ %0,06
  • BIST 100 12.150,67 ▼ %0,94

Ekoloji

Adana'da geleneksel pekmez mesaisi: 12 saatlik üretim, kilosu 500 liradan satılıyor

Adana'nın Saimbeyli ilçesindeki bin 200 rakımlı Obruk mevkisinde üzüm hasadının ardından pekmez üretimine başlandı. Yaklaşık 300 kilo üzüm, odun ateşinde ve meşe külüyle saatlerce kaynatılarak 50-60 kilo pekmeze dönüştürülüyor.

Yeni Şafak'ın haberine göre, Adana'nın Saimbeyli ilçesinde bin 200 rakımlı Obruk mevkisinde üzüm hasadının tamamlanmasıyla birlikte pekmez yapımına geçildi. Yaklaşık 300 kilo üzümün odun ateşinde ve meşe külü kullanılarak uzun süre kaynatıldığı geleneksel yöntemde, 50-60 kilo pekmez elde edilmesi planlanıyor.

Obruk mevkisinde bağ bozumuyla kış hazırlıkları başladı. Toplanan üzümler yıkanıp çuvallarda ezilerek şırası çıkarıldıktan sonra kazanlara aktarılıyor. Meşe külüyle hazırlanan üzüm suyu, odun ateşinde saatlerce kaynatılarak pekmez haline getiriliyor.

Kaynatma sırasında pekmezin yüzeyinde biriken köpük, üretimin en keyifli anlarından birini oluşturuyor. Dut ve asma yapraklarını kaşık gibi kullanan aile üyeleri, sıcak pekmez köpüğünü bu yapraklarla tüketerek yöresel geleneği sürdürüyor.

Huriye Yıldızhan, üretimin üzüm miktarına göre yaklaşık 12 saat sürdüğünü belirterek bu yıl 300 kilo üzüm topladıklarını ve 50-60 kilo pekmez elde etmeyi beklediklerini ifade etti. Yıldızhan, "Adana Saimbeyli'de üzüm pekmezi yapıyoruz. Çok meşakkatli bir iştir. Yaklaşık 12 saat sürüyor. Üzümün çokluğuna göre mesai değişiyor. Bu sene bereketliydi, 300 kilo üzümümüz vardı. Bundan tahminen 50-60 kilo pekmez çıkacak. Ata dede usulü hep meşe külü kullanılıyor. Hem aroması güzel oluyor hem de pekmezimizi bu şekilde hazırlıyoruz. Ürettiğimiz pekmezi öncelikle ailece tüketiyoruz, ihtiyaç fazlasını satıyoruz. Bu yıl pekmezin kilogram fiyatı yaklaşık 500 TL" dedi.

Naci Yıldızhan ise aileden kalma bağlarda her yıl pekmez yaptıklarını belirterek zahmetli üretimi ailece bir araya geldikleri bir geleneğe dönüştürdüklerini söyledi. Yıldızhan, "Burası aileden kalma bahçemiz. Her yıl pekmez yapımını geleneksel hale getirdik. Aslında çok meşakkatli ve zor bir iş ama biz bunu eğlence haline getiriyoruz. Ailecek hep beraber aynı ortamda buluşuyoruz. Bir gün öncesinden üzümler toplanıyor. Ardından yıkanarak şıra dediğimiz alanda suyu çıkarılıyor. Daha sonra kestirme kazanında işlem yapılıyor. Meşe külüyle üzüm suyunu hazırlıyoruz. Pekmez enerji verir. Eskiden dağda çalışanlar, hayvan otlatanlar ve keçilerini otlatmaya gidenler için önemli bir besin kaynağıydı. Özellikle kışın tüketilirdi" diye konuştu.

Ahmet Kaytancı da pekmez köpüğü yemenin yörede önemli bir gelenek olduğunu dile getirerek, "Pekmez yapımı tamamlandıktan sonra asıl gelenek köpüğünü yemektir. Dut ve asma yapraklarından kaşık yaparız. Pekmezin köpüğü bu eğlenceli aile ortamında tüketilir. Pekmez köpüğünü yemek de aslında bir gelenektir" ifadelerini kullandı.

Haberin devamı için: Yeni Şafak

Kaynak: Yenisafak

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…