İçeriğe geç
  • Dolar 49,3691 ▲ %0,13
  • Euro 55,2424 ▲ %0,33
  • Sterlin 65,4061 ▲ %0,33
  • Gram Altın 6.643,07 ▲ %0,45
  • Çeyrek Altın 10.828,91 ▲ %0,40
  • Gümüş 96,02 ▲ %0,39
  • Bitcoin 4.118.229 ▲ %0,03
  • BIST 100 12.217,17 ▲ %0,55

Gündem

ÖHD: MGK kararı sonrası tahliye başvurularında bulunacağız

Çerçeve yasanın bir başlangıç olduğunu dile getiren ÖHD İstanbul Şubesi Eşbaşkanı İshak Demirel, MGK kararı sonrası hazırladıkları mahpus listesiyle tahliye başvurusu yapacaklarını söyledi

ÖHD: MGK kararı sonrası tahliye başvurularında bulunacağız

Çerçeve yasanın bir başlangıç olduğunu dile getiren ÖHD İstanbul Şubesi Eşbaşkanı İshak Demirel, MGK kararı sonrası hazırladıkları mahpus listesiyle tahliye başvurusu yapacaklarını söyledi

Artı Gerçek- Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Eşbaşkanı İshak Demirel, çerçeve yasanın hukuki anlamda önemli olduğunu ifade ederek, yasanın Kürt sorununun çözümüne dair birçok eksikliğinin olduğunu söyledi.

'ÇERÇEVE YASA KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN BİR EŞİK'

Demirel, "Yasanın dilinde ve bazı kısımlarda eksiklikler var. Devlet, 2.5 yıldır bu süreci Sayın Abdullah Öcalan'la ve Kürt Özgürlük Hareketi'yle yürütüyor. Ancak halen yasada 'terör' kavramına sığınılması o güvenlikçi dilin hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Bu yasa, tarihi Kürt sorununu çözmek için bir eşik. Ama yasanın herhangi bir yerinde tek kelime bile Kürt kelimesi geçmiyor. Bu da bir sorun. Bu yasa bir başlangıç. Sayın Abdullah Öcalan da 'Biz Kürt sorununu idam sehpasından müzakere masasına indirdik' demişti. O yüzden çerçeve yasayı bir başlangıç olarak değerlendirmek gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri ilk defa bir kanunla, Kürt sorununun çözümüne artık silahlar bırakılıp güvenlikçi politikadan vazgeçilip kanun yoluyla Meclis'te çözülmesi için bir girişim oldu. Yasada eğer çözüm iradesi gösterilirse buna yol verecek mekanizmalar da var" diye konuştu.

'ÇERÇEVE YASA SONRAKİ YASALARIN ÖNÜNÜ AÇACAK'

Meclis bünyesinde sorunun çözümü için atılacak adımlara işaret eden Demirel, "Süreç kapsamın kurullar ve komisyonlar oluşturulacak. Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nun Sayın Abdullah Öcalan'ın koordinatörlüğünde yürüyeceğini öngörüyoruz. Bu önümüzdeki günlerde netleşecek. Yine Meclis tarafından oluşturulacak bir İzleme Komisyonu var, onun da önümüzdeki günlerde kurulmasını bekliyoruz. Bu kurula verilen bazı yetkiler olacak. Yasanın istisna tuttuğu bazı suçlar var ama bu kurul bunları da kapsama alma yetkisine sahip. Veya gerekli görürse daha sonra kayyım meselesi, yerel yönetimler hem, hukuk ve diğer alanlarda kanunların çıkarılması için teklif yapma yetkisine de sahip olacak. Yasayı bu açıdan olumlu olarak değerlendirebiliriz. Hem bir giriş yasası hem de sonraki yasaların önünü açma bakımından önemli ve değerli bir yasa olarak görebiliriz" ifadelerini kullandı.

'SİLAH BIRAKMA ÖNÜNDE ENGEL YOKTU, BIRAKILDI'

Silahların bırakıldığı konusunda teyit ve karar mekanizmasının Milli Güvenlik Kurulu'na (MGK) bağlanmasını eleştiren Demirel, "Silah bırakma mevzusunu MGK'nin teyit ve tespit mekanizmasına bırakması yasanın eksiklikleri arasında görülebilir. Bu gerekli olan bir husus değildi. PKK zaten müzakerenin taraflarından biridir. 1.5 yıl önce silah yakma töreni gerçekleştirmişti. Sayın Abdullah Öcalan da bu konuda bir taahhüt mekanizması oluşturacağını söylemişti. Silah bırakma önünde bir engel yoktu ve bırakıldı" dedi.

'ABDULLAH ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜ VE STATÜSÜNÜN BELİRLENMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YAPILMASI GEREKİYOR'

Abdullah Öcalan'ın statüsünün belirlenmesi ve fiziki özgürlüğünün sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılmasının gerektiğini vurgulayan Demirel, "Yasada Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) 2005 yılında yapılan değişiklikten kaynaklanan bir kapsam dışı bırakma mevzusu var. Ancak burada artık Sayın Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün de sağlanması gerekiyor. Şu an statüsü üzerinde tartışmalar yapılıyor. Sürecin ilerlemesinin temel öncüllerinden birisi statü olmalıdır. Çünkü müzakerenin bir tarafı Sayın Abdullah Öcalan'dır. 2005 ve öncesinin kapsam dışı bırakılmasının temel gerekçesi hukuki olarak baktığımızda o dönem yapılan ceza kanunundaki değişiklik gibi duruyor. Ama bizce 2005 ve öncesinin kapsam dışında bırakılmasının gerekçesi Sayın Abdullah Öcalan'ın en azından şu aşamada kapsam dışı tutulabilmesiydi. Bunu da böyle bir maddeyle sağladılar. Önümüzdeki aşamada hem kamuoyunun sürece olan bağlılığının, sürece olan güveninin artması için hem statüsünün belirlenmesi hem de özgürlüğünün sağlanması için bazı çalışmalar yapılması gerekiyor. Kurullar da bu yetki var" diye konuştu.

'HÂLÂ ÖRGÜT ÜYELİĞİ İDDİASIYLA TUTUKLAMALAR VAR'

Sürecin yargı kararlarına henüz yansımadığını dile getiren Demirel, şöyle devam etti:

"Birtakım verilen beraat kararları var. Ama birkaç gün öncesine kadar Instagram paylaşımı yüzünden 'örgüt propaganda' iddiasıyla bir genç tutuklandı. Yine örgüt kendini feshettiğini açıklamasına rağmen hâlâ 'örgüt üyeliği' iddiasıyla tutuklamalar var. Mahkemelerin bunu yapmaması gerekiyor. Yargı eliyle bu sürecin önünde bir engel oluşturulmaması gerekir. Müzakere iki taraflıdır. Yürüyen süreçte taraflardan birinin, özellikle Kürt tarafının genel olarak üzerine düşeni yaptığını söyleyebiliriz. Ancak aynı durum devlet açısından devam ediyor mu, diye sorsak buna 'evet' demek çok mümkün değil. Hem sürece olan güveni sağlamak açısından hem de süreçten temel beklenti olan demokratikleşme yönündeki adımlar konusunda çok ağır bir ilerleme var, hatta neredeyse bir ilerleme yok diyebiliriz. Gazetecilerin tutuklanması, gençler üzerindeki bir baskılar... Gençlerin 'sohbet' adı altında çağrılmalarının hâlâ devam ettiğini de biliyoruz. Yine son dönemde kurulan anmalardan sonra Amed'de ve bazı şehirlerde ifadelere çağrılma, evlere baskın olduğunu gördük. Artık bunların yapılmaması gerekiyor."

'4 BİN TUTUKLUNUN TAHLİYESİNİ BEKLİYORUZ'

Çerçeve yasa kapsamında yaklaşık 4 bin tutuklunun tahliyesini beklediklerini kaydeden Demirel, şunları dile getirdi:

Bu kapsamda bizim listeler yapıyoruz, eksik olan bazı tutsaklar da var. Hiç ulaşamadığımız, mesela yargılamaları burada yapılan Rojavalı, Rojhilatlı tutsaklar da var. Ancak yasanın kapsamı bunla sınırlı değil. Çünkü yasa sadece hapishanedekileri değil, dışarıda olan soruşturması devam eden veya Avrupa'da olan kişileri de kapsıyor. Bunların da başvuru yapması önünde bir engel yok. Verilecek olan 6 aylık süreç içinde onlar da başvurabilir. Bunları da düşündüğümüzde çerçeve yasadan etkilenenlerin sayısı yüz binleri bulabilir. Çünkü MGK kararından sonra muhtemeldir ki bazı gizli soruşturmaların da bildirilerek başvuru yolunun açılmasını öngörüyoruz. Gelinen aşamada da sahada bir çalışma yürütüldüğünü görüyoruz. Geçen günlerde İmralı Heyeti Üyesi Sayın Pervin Buldan da MGK'nin kararının yayınlanması önünde herhangi bir engel olmadığını söyledi. Biz de basından gözlemlediğimiz kadarıyla artık bunun önünde bir engel yok."

'TÜM MAHPUSLARIN LİSTESİNİ OLUŞTURDUK, MGK KARARININ ARDINDAN BAŞVURULARI YAPACAĞIZ'

ÖHD olarak cezaevlerini ziyaret ettiklerini ve bütün başvurulara açık olacaklarını söyleyen Demirel, şunları kaydetti:

"Çerçeve yasanın Meclis'e gelme, Meclis'ten geçme ve sonra Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından rutin ziyaretlerimizin sayısını arttırdık. Biz Marmara Bölgesi'nde olduğumuz için İstanbul ve Marmara Bölgesi'ndeki neredeyse tüm cezaevlerini ziyaret ettik. Bu kapsamda yargılanmış, hakkında kesinleşmiş cezası olan, soruşturması veya mahkeme aşamaları devam eden tüm tutsak arkadaşların listesini oluşturduk. MGK kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasından sonra olabildiğince hızlı bir şekilde başvurular yapmayı planlanıyoruz. Bu başvurular yapıldıktan sonra da mahkemelerin bir an önce karar verip tahliyeleri yapması gerekiyor. Ziyaretler yapılmaya devam ediyor. Gelebilecek tüm başvurulara da ÖHD olarak açığız."

Kaynak: Artigercek

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…