PCTE Genel Sekreteri García'dan Tugaylar değerlendirmesi
İspanya İşçileri Komünist Partisi Genel Sekreteri Ástor García, Uluslararası Tugayların kuruluşunun 90. yıldönümü vesilesiyle proleter enternasyonalizmin tarihsel önemine dikkat çekti.



İspanya İşçileri Komünist Partisi (PCTE) Genel Sekreteri Ástor García, Uluslararası Tugayların kuruluşunun 90. yıldönümü kapsamında bir değerlendirme kaleme aldı. García, 1936 sonbaharında onlarca ülkeden gelen binlerce gönüllünün İspanya'ya akın ettiğini ve bu hareketin modern tarihte proleter enternasyonalizmin en somut yansımalarından biri olduğunu vurguladı. Yazar, o dönemdeki gönüllülerin, bir ülkedeki işçi sınıfı yenilgisinin diğer ülkelerdeki düşmanları güçlendireceği bilinciyle hareket ettiğini belirtti.
SoL'da yayınlanan habere göre, García'nın International Communist Press için hazırladığı makalede, Uluslararası Tugayların yalnızca kahramanlıklarıyla değil, siyasi anlamlarıyla da hatırlanması gerektiği ifade edildi. García, çok sayıda ülkeden gelen işçilerin İspanya'daki savaşı neden kendi mücadeleleri olarak gördükleri sorusunu gündeme getirdi. Yazara göre bu durum, faşizmin ulusal bir olgu olmaktan çıkıp kıta genelinde güçler dengesini değiştiren bir tehdit haline gelmesiyle doğrudan ilişkiliydi.
Makalede, İspanya'daki çatışmanın basit bir iç savaşın ötesinde, Avrupa'daki iki dünya savaşı arasındaki krizin kritik bir parçası olduğu aktarıldı. Almanya ve İtalya'nın isyancılara sağladığı askeri desteğe karşın, büyük kapitalist güçlerin 'Müdahale Etmeme' politikası izlediği hatırlatıldı. Bu politikanın fiiliyatta Cumhuriyet'in silahlanmasını zorlaştırdığı, Sovyetler Birliği'nin ise başlıca yardım kaynağı haline geldiği belirtildi. İç dinamiklere bakıldığında ise darbenin püskürtüldüğü bölgelerde devlet aygıtının zayıfladığı, işçi örgütlerinin ve milislerin üretim ile güvenliği üstlendiği bir devrimci durumun yaşandığı vurgulandı.
García, Temmuz 1936'da merkezî bir devrimci iktidarın henüz kurulamamış olmasına rağmen, iktidar sorununun pratik bir mesele olarak gündeme geldiğini savundu. Asturias'taki 1934 ayaklanmasının sınırlılıkları ve siyasi parçalanmışlığı gösterdiğini belirten García, faşizme karşı askeri zaferin işçi sınıfı için zorunlu olduğunu ancak antifaşist savaş ile devrimci mücadele arasındaki ilişkinin stratejik bir sorun olarak varlığını koruduğunu kaydetti.
TürkAta Haber Ajansı