İçeriğe geç
  • Dolar 49,7683 ▲ %0,14
  • Euro 55,8563 ▲ %0,23
  • Sterlin 66,4941 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.424,57 ▲ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.546,19 ▲ %0,11
  • Gümüş 86,47 ▲ %0,37
  • Bitcoin 4.000.015 ▲ %0,42
  • BIST 100 11.122,72 ▲ %0,05

İşçi

Nükleer Tıp İşçileri Sendikalaşınca İşten Atıldı

Nükleer Tıp İşçileri Sendikalaşınca İşten Atıldı

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniğinde taşeron MNT firması bünyesinde görev yapan sağlık işçileri, sendikaya üye olduktan sonra işten çıkarıldıklarını duyurdu. Çalışanlar, sendikal örgütlenme ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi taleplerinin ardından yaşadıkları baskıları ve işten çıkarma sürecini kamuoyuyla paylaştı. İşçiler, kendilerinin işsiz kalırken aynı kliniğin şefine şirket tarafından ödül verilmesine tepki gösterdi.

Evrensel'de yayınlanan habere göre, Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin nükleer tıp bölümlerinde tekniker, temizlik işçisi ve diğer branşlarda çalışan MNT personeli, uzun yıllar boyunca radyasyonla iç içe çalıştıklarını ifade etti. Yaklaşık üç yıl önce Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasına üye olduklarını belirten çalışanlar, asgari ücret seviyesindeki maaşlarını yükseltmek ve mobbinge karşı birlik olmak amacıyla bu adımı attıklarını kaydetti. İhale süreçlerinde insan emeğinin cihazların bir parçası gibi görüldüğünü, çekim sayısının sınırlandırılmamasının ise şirket kârını artırırken işçilerin radyasyon maruziyetini yükselttiğini savundular.

Çalışanlar, radyoaktif atıklarla ilgilenen temizlik personeline yıllarca dozimetre verilmediğini, ancak verdikleri mücadele sonucunda bu cihazların temin edildiğini aktardı. Ayrıca yetkileri olmadığı düşünülen yüksek radyasyonlu lütesyum tedavilerinin teknikerlere yaptırıldığını ve arızalı cihazlarda güvenlik önlemleri alınmadan hastaların başka merkezlere gönderildiğini iddia ettiler. Sendikalaşma sürecinin başında yol ve yemek ödemelerinin başladığını ancak şirket yöneticilerinin hastane hastane dolaşarak çalışanları sendikadan uzak durmaları konusunda uyardığını belirttiler. Uyarıların tehdide dönüştüğünü, dört arkadaşlarının işten çıkarıldığını ve yeni alımlarda sendikaya üye olmama şartının arandığını öne sürdüler.

İşçiler, klinik şefinin özellikle yeni başlayan çalışanlara 'Sizin hakkınızı ben savunurum, sendikaya üye olmayın' dediğini, şirket yöneticilerinin ise 'Klinik Şefi'niz Esra Hanım ne derse biz onu yaparız' ifadelerini kullandığını duyduklarını bildirdi. Yasal bir hak olan sendikal örgütlenmeye kamu yöneticilerinin karışmasını kabul etmediklerini vurgulayan çalışanlar, tüm baskılara rağmen vazgeçmediklerini ancak sonunda işlerini kaybettiklerini dile getirdi. Tüm bu gelişmelerin ardından MNT şirketinin, kendilerinin işten çıkarıldığı kliniğin şefine 'yılın sağlık yöneticisi' ödülü verdiğini hatırlatarak, bu ödülün çalışanların sağlığı ve güvenliği yerine şirket hedeflerine ulaşma başarısının bir göstergesi olup olmadığını sorguladı.

Yetkili kurumlardan radyasyon güvenliği, çalışma süreleri, fazla mesai uygulamaları ve işten çıkarmalarla ilgili iddiaları incelemelerini talep eden işçiler, kamudaki taşeron şirketlerin denetlenmesi ve hastane idarecileriyle ilişkilerinin araştırılması çağrısında bulundu. İşçilerin baskı görmeden örgütlenebilmesinin güvence altına alınmasını isteyen çalışanlar, benzer süreçleri yaşayan diğer taşeron sağlık işçilerine de seslendi. Birlik olarak dozimetreyi ve sosyal hakları elde ettiklerini vurgulayan işçiler, işlerini kaybetmelerine rağmen örgütlenme bilincini ve öğrendiklerini koruduklarını, sağlık hizmetinin ancak çalışanların onuru ve sağlığı korunarak sürdürülebileceğini ifade etti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…