İçeriğe geç
  • Dolar 49,5529 ▲ %0,03
  • Euro 55,7184 ▼ %0,06
  • Sterlin 66,1447 ▲ %0,03
  • Gram Altın 6.650,50 ▲ %0,26
  • Çeyrek Altın 10.803,43 • %0,00
  • Gümüş 91,54 ▲ %0,86
  • Bitcoin 4.081.621 ▲ %1,00
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Asayiş

Reşit Kibar cinayeti davasında avukatlardan yargılama sürecine yönelik eleştiriler

Reşit Kibar cinayeti davasında avukatlardan yargılama sürecine yönelik eleştiriler

Artvin Borçka'daki orman mücadelesi sırasında öldürülen Reşit Kibar'ın davasını takip eden avukatlar, yargılamanın sınırlı tutulduğunu ve gerçek sorumluların açığa çıkarılmadığını savundu.

Artvin'in Borçka ilçesine bağlı Cankurtaran bölgesinde orman alanlarını korumak isterken silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Reşit Kibar'ın davasıyla ilgili İstanbul Barosu'nda bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Ocak ayında yedinci duruşması görülecek olan davada, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki eksiklikler hukukçular tarafından gündeme getirildi.

BirGün'de yayınlanan habere göre, avukatlar cinayetin münferit bir olay gibi ele alınarak şirket yöneticileri ile kamu görevlilerinin sorumluluklarının araştırılmadan dosyanın kapatılmaya çalışıldığını öne sürdü. Avukat Neslihan Varoğlu, yargılama sürecinin sadece iki sanıkla sınırlandırılamayacağını belirterek, "Bu cinayet, doğayı tahrip eden Yapısoy Holding ve Gençlik İnşaat gibi şirketlerin, onlara yol veren Artvin bürokrasisinin ve görevini yapmayan kolluk kuvvetlerinin ortak bir organizasyonu olarak işlenmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Soruşturma sürecinde kısıtlılık kararı nedeniyle delil toplama konusunda engellerle karşılaştıklarını ifade eden avukatlar, olay yerinde bulunan jandarma personelinin müdahale etmediğini ve delil muhafazası konusunda ihmalkar davrandığını iddia etti. Mahkemenin, kamu görevlileri ve şirket yetkilileri hakkındaki suç duyurusu taleplerini reddetmesine tepki gösteren Varoğlu, olay sonrası şirket yetkilileri ile sanıklar arasında telefon trafiği tespit edilmesine rağmen azmettiricilere yönelik adli bir adım atılmadığını ileri sürdü.

Toplantıda konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mehmedali Barış Beşli, saldırının güvenlik güçlerinin gözü önünde gerçekleşmesinin durumu daha vahim kıldığını vurguladı. Beşli, "Bu cinayetin yurttaşların canını ve malını korumakla görevli olan jandarma personelinin gözünün önünde işlenmesi, olayı daha da vahim hale getiriyor" ifadesini kullandı.

Hukukçular, yaşam savunucularına karşı yargı tacizi uygulandığını ve köylülerin sanık sandalyesine oturtulduğunu belirtti. Cankurtaran bölgesindeki ormanlık alanda daha önce maden ve taş ocağı projelerine karşı kazanılan yargı zaferlerine rağmen, bölgede yeni projelerin devreye sokulmasıyla başlayan gerilim, 3 Eylül 2024 tarihinde Reşit Kibar'ın yaşamını yitirdiği saldırıyla sonuçlanmıştı.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…