Almanya'da emekçiler ayağa kalktı: Daha uzun çalışmaya, daha az hakka hayır!
Almanya genelinde 15 kentte on binlerce kişi sokağa çıktı. DGB'ye göre yaklaşık 175 bin emekçinin katıldığı eylemlerde çalışma süresinin uzatılmasına, emeklilik haklarının budanmasına ve sosyal kısıtlamalara karşı çıkıldı.
Zafer TAŞKIN
Almanya bugün sendikaların çağrısıyla ülke genelinde kitlesel eylemlere sahne oldu. İşçiler ve emekçiler, çalışma hayatında yapılması planlanan değişikliklere ve sosyal devlet üzerindeki baskılara karşı 15 kentte alanlara çıktı.
DGB'nin verdiği bilgiye göre yaklaşık 175 bin kişi eylemlere katıldı. Gösterilerin sloganı ise talepleri özetliyordu:
"Zor kazanıldı! Senin işin. Senin sağlığın. Senin emekliliğin."
Eylemlerde çalışma süresinin uzatılması, emeklilik haklarının geriye götürülmesi ve sosyal güvenlikte olası kısıtlamalar protesto edildi. Sendikalar, ekonomik dönüşümün ve bütçe politikalarının yükünün çalışanların üzerine bırakılmasına karşı çıkıyor.
8 saatlik işgünü neden tartışılıyor?
Eylemlerin en önemli başlıklarından biri çalışma süresi.
Almanya'da günlük çalışma süresi temel olarak 8 saat üzerinden düzenleniyor. Hükümet ise çalışma hayatında daha fazla esneklik sağlamak amacıyla bu sistemi değiştirmeyi tartışıyor.
Gündemdeki modele göre, 11 saatlik yasal dinlenme süresi korunarak günlük çalışma süresinin bazı durumlarda 13 saate kadar çıkabilmesi mümkün olabilecek.
Hükümet ve işverenler daha esnek çalışma sürelerinin işletmelerin ihtiyaçlarına uyum sağlayacağını savunuyor. Sendikalar ise özellikle vardiyalı ve yoğun tempolu işlerde çalışanlar açısından daha uzun çalışma günlerinin sağlık ve özel yaşam üzerinde baskı yaratacağı uyarısında bulunuyor.
Ver.di'nin Temmuz 2026'da yaklaşık 3.500 üyesiyle yaptığı ankette, katılımcıların yüzde 87'si daha uzun çalışma sürelerini sağlık açısından endişe verici buldu. Yüzde 81'i ise bunun iş ve özel yaşam dengesini bozabileceğini belirtti.
Sendikaların talebi, çalışma gününü uzatmak yerine çalışma sürelerinin çalışanların sağlığını ve yaşamını gözeterek düzenlenmesi.
45 YIL ÇALIŞAN EMEKLİ OLABİLECEK Mİ?
Bir diğer önemli tartışma emeklilik.
DGB Başkanı Yasmin Fahimi, Essen'deki konuşmasında 45 yıl prim ödeyen çalışanların kesintisiz erken emeklilik hakkının korunmasını istedi.
Sendikalar özellikle uzun yıllar ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların emeklilik haklarının daraltılmasına karşı çıkıyor.
Fahimi, yıllar süren mücadelelerle kazanılan sosyal standartların geriye götürülmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
SANAYİDE DÖNÜŞÜMÜN YÜKÜ KİMİN SIRTINDA?
Almanya'daki reform tartışmasının arka planında sanayideki dönüşüm ve istihdam kayıpları da bulunuyor.
Özellikle otomotiv sektöründe üretim yapısındaki değişiklikler ve işten çıkarmalar binlerce çalışanın geleceği konusunda kaygı yaratıyor.
IG Metall Başkanı Christiane Benner, Nürnberg'deki eylemde ekonomik dönüşüm döneminde sosyal güvenliğin zayıflatılmasına karşı çıktı.
Sendikalar sanayinin dönüşmesine değil, bu dönüşümün iş kayıpları ve daha kötü çalışma koşulları pahasına gerçekleştirilmesine itiraz ediyor.
15 KENTTE ON BİNLERCE KİŞİ
En büyük gösterilerden biri Nürnberg'de gerçekleşti. Polise göre kentte 20 bin ila 25 bin kişi sokağa çıktı.
Polisin açıkladığı diğer rakamlar:
Stuttgart: 16 binFrankfurt: 15 binHannover: 13 binEssen: 12 binBerlin: 5 bin 500Freiburg: 4 bin 500
Hamburg, Kiel, Rostock, Magdeburg, Leipzig, Erfurt ve Saarbrücken'de de binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlendi.
Frankfurt'taki eylemde konuşan ver.di Başkanı Frank Werneke, hükümetin çalışan hakları ve sosyal devlet politikalarını eleştirdi.
"ZENGİNLERİ VERGİLENDİR"
Frankfurt'taki gösteriye Attac da katıldı. Örgütün öne çıkardığı slogan "Sosyal kıyım yerine dayanışma – Zenginleri vergilendir!" oldu.
Attac, sosyal devletin finansmanı için servet vergisi ve daha adil bir miras vergisi talep ediyor.
Böylece eylemlerde yalnızca sosyal kesintilere karşı çıkılmadı; sosyal devletin nasıl finanse edileceği de tartışmaya açıldı.
İŞVERENLERDEN TEPKİ
Alman İşverenler Birliği (BDA) Genel Müdürü Steffen Kampeter, DGB'yi "ritüel reform karşıtlığı" yapmakla suçladı. İşverenler, çalışma hayatında daha fazla esneklik ve Almanya'nın ekonomik rekabet gücünün artırılması gerektiğini savunuyor.
Sendikalar ise ekonomik sorunların çözümünün çalışanların daha uzun çalışması veya sosyal hakların daraltılması olmaması gerektiğini belirtiyor.
MÜCADELE SÜRECEK
Bugünkü eylemler, Almanya'da çalışma hayatının geleceği üzerine süren tartışmayı sokağa taşıdı.
Çalışma süresi, emeklilik, iş güvencesi ve sosyal güvenlik önümüzdeki dönemde sendikalarla hükümet ve işverenler arasındaki tartışmanın temel başlıkları olacak.
Bugün 15 kentte alanlara çıkan on binlerce emekçinin talepleri ise net: Çalışma koşulları ağırlaştırılmasın, kazanılmış emeklilik hakları korunsun, sanayide işyerleri güvence altına alınsın ve sosyal devlet zayıflatılmasın.
Almanya'da emek mücadelesi şimdi bu başlıklarda devam edecek.
Kaynak: Birgun