İçeriğe geç
  • Dolar 49,1791 ▲ %0,08
  • Euro 55,4009 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.542,72 ▼ %0,76
  • Çeyrek Altın 10.850,27 ▲ %0,96
  • Gümüş 95,40 ▼ %0,92
  • Bitcoin 4.194.350 ▲ %0,64
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

Ekoloji

Taşocağı talanına karşı bir zafer

Silivri Danamandıra köyü ve çevresi taşocakları kuşatması altında. Mevcut ocakların genişletilmesi ve yeni projeler gündemdeyken 150 dönümlük alandaki projenin ÇED onayının geçersiz sayılması sevinçle karşılandı.

İstanbul'un su kaynakları ve kuzey ormanlarının önemli bir bölümünü barındıran Silivri, maden projeleri, taş ve kum ocakları tehdidiyle karşı karşıya. Özellikle Danamandıra köyü ve çevresinde mevcut ocakların genişletilmesine yönelik girişimler sürerken yeni projeler de gündeme geliyor. Ormanların yanı sıra su kaynakları, tarım alanları ve tarihi mirasın da tehdit altında olduğunu belirten bölge halkının mücadelesinden önemli bir sonuç çıktı. Danamandıra'da yaklaşık 150 dönümlük alanı kapsayan taşocağı projesi için 2017'de verilen ÇED gerekli değildir kararı, projenin yasal süre içerisinde hayata geçirilmediğinin belgelenmesi üzerine geçersiz sayıldı. Böylece 150 dönümlük alanın yeni bir taşocağı çukuruna dönüşmesinin önüne geçildi. Köylüler karara ilişkin, "Direndik ve kazandık" dedi. 

Bölge halkının aktardığına göre Danamandıra ve çevresinde halen 7 aktif taşocağı bulunuyor. Danamandıra Çevre Derneği'nden Umut Er, köyün taşocaklarıyla kuşatıldığını belirterek "Matkim 2017 yılında ÇED gerekli değildir kararını aldı. 2026'da yeniden faaliyete geçmek istedi ve ağaçları kesmeye başladı. Yaklaşık 150 dönümlük alanda kesimler yapıldı" dedi. ÇED mevzuatındaki beş yıllık süreye dikkat çeken Er, projeye bu süre içerisinde başlanmadığını belgelediklerini söyledi. Er, "Hazırladığımız dilekçe, geçmiş ve güncel uydu görüntüleri ile köylülerimizin beyanları sayesinde projenin yıllarca faaliyete geçmediğini ortaya koyduk. Yürüttüğümüz mücadele sonucunda karar geçersiz sayıldı" diye konuştu.

ÖNEMLİ KAZANIM 

Kararın önemli bir kazanım olduğunu belirten Er, yaklaşık 150 dönümlük alanda binlerce ağacın kesildiğini söyledi. "Ağaçlarımızı geri getiremeyiz ancak alanın taşocağı çukuruna dönüşmesini engelledik" diyen Er, şöyle devam etti: "Toprak yapısı değişmedi. Ağır müdahaleler devam etmezse alanın ormanlaşmasını umuyoruz. Belki 10-15 yıl içerisinde yeniden yeşerecek. En azından taşocağı çukuruna dönüşmesini engelledik."

Er, bölgede başka taşocaklarının genişletilmesine ilişkin başvuruların da sürdüğünü belirterek, "Yılbaşından bu yana köyümüzde yaklaşık 600 dönüm orman diğer ocakların genişlemesi nedeniyle gitti. Bölgede çok sayıda taşocağı faaliyeti var. ÇED süreci yeni başlayan ocaklar da bulunuyor. Burası yağmalanıyor" dedi.

***

YAN YANA DURURSAK KAZANIYORUZ

Kuzey Ormanları Savunması da Danamandıra'daki gelişmeyi önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Açıklamada "150 dönüm alan taşocağı çukuru olmaktan kurtuldu. Kesilen ağaçların acısı taze ama bu alan taşocağı olmayacak, toprak yeniden yeşerecek. Takip edersek, yan yana durursak kazanıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

***

TARİHİ SU YOLUNUN DİBİNDE OCAK

Danamandıra'daki tehdit yalnızca ormanlarla sınırlı değil. Köyün yakınındaki taşocaklarında gerçekleştirilen patlatmaların yurttaşları da endişelendirdiğini belirten Er, "Patlatmalar sırasında halk deprem oluyor sanıyor. Yetkililere şikâyette bulunuyoruz ancak işlem yapılmıyor" dedi. Bölgede tarihi bir su kanalı hattının da bulunduğunu belirten Er, İstanbul'a su taşıdığı belirtilen tarihi kanal üzerinde yapılan incelemelerin ardından koruma kararı alındığını söyledi. Buna rağmen kanalın yakınında taşocağı genişleme girişimlerinin gündeme geldiğini aktaran Er, patlatmaların tarihi yapıya zarar verme riski taşıdığına dikkat çekti.

 

Kaynak: Birgun

Sıradaki haber yükleniyor…