Hekime başvuru 1,1 milyarı aştı: Başvuru arttı, eşitsizlik büyüdü
AKP'nin Sağlıkta Dönüşüm Programı kamu sağlık sistemindeki çıkmazı büyüttü. Bu durum verilere de yansıdı. Sağlık İstatistik Yıllığı 2025 Bülteni'ne göre, hastanelere 1 yılda yapılan başvuru rekor kırdı. Geçen yıl kamu ve özel hastanelerde hekime müracaat 1,1 milyarı aştı. Kişi başı hekime müracaat sayısı 13,2'ye yükseldi. Hekim ve sağlık hizmetlerinin dağılı
Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2025 Haber Bülteni, ülkenin sağlık sistemindeki sorunları bir kez daha gündeme getirdi. Bakanlığın verilerine göre 2025'te hekime başvuru sayısı 1 milyar 138 milyonu aştı. Rekor artış kişi başına hekime başvuru sayısını da etkiledi. Bir yurttaşın bir yılda hekime başvuru oranı 13,2'ye yükseldi. 100 bin kişiye düşen uzman hekim sayısı 129 olurken bölgeler arası eşitsizlik de dikkat çekti. Uzmanlar "OECD ülkeleri ortalaması yaklaşık 6 iken Türkiye'de kişi başına başvurunun 13,2 olması sistemde çok ciddi bir aksaklığın varlığını gösteriyor. Sağlık sistemi artık bu yükü kaldıramıyor" uyarısını yaptı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sık sık "Türkiye sağlıkta çağ atladı" dese de bakanlığın verilerinin bunun böyle olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Kışkırtılmış sağlık politikası, performansa bağlı ödeme sistemi, sevk sisteminin olmaması özellikle eğitim ve araştırma hastanelerinin yükünü artırdı. Hastalara yeterli zaman ayrılamaması, hastanın fiziki muayene yapılamadan ve şikâyetleri detaylıca dinlenmeden MR, röntgen, BT gibi görüntüleme ya da kan, idrar gibi testler istenmesi hem tedavileri olumsuz etkiledi hem de hastane başvurularını artırdı. Dün yayımlanan Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni gelinen noktayı bir kez daha ortaya koydu. Verilere göre, 2024 yılında 1 milyar 47 milyon 877 bin 901 olarak gerçekleşirken hekime müracat, 2025 yılında Türkiye'de toplam 1 milyar 138 milyon 60 bin 185'e yükseldi.

ÖZELE GEÇİŞ SÜRDÜ
Kişi başına hekime başvuru sayısı 13,2 ile rekor kırdı. Başvuruların yüzde 41,3'ü birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlara, yüzde 58,7'si ise ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına yapıldı.Bakanlık verilerine göre Türkiye'de toplam hekim sayısı 2025'te 232 bin 315 oldu. Toplam hekimlerin 111 bin 472'si uzman, 56 bin 300'ü pratisyen, 64 bin 543'ü ise asistan hekim olarak yer aldı. 100 bin kişiye düşen toplam hekim sayısı 270, uzman hekim sayısı ise 129 oldu. 100 bin kişiye düşen uzman hekim sayısının en yüksek olduğu bölge 180 ile Batı Anadolu olurken, bu sayı Güneydoğu Anadolu'da 79'a kadar geriledi. Özellerde çalışan hekim sayısının bir önceki yıla göre arttı. 2024 yılında 38 bin 347 olan özellerdeki hekim sayısı 39 bin 169'a çıktı. Yani özele geçiş geçen yıl da devam etti. Toplam personel sayısı ise 1 milyon 441 bin 114, hemşire, ebe ve diğer sağlık personelini kapsayan yardımcı sağlık personeli sayısı da 621 bin 284 oldu.
AŞILAMA DÜŞTÜ
Aşı reddi ve aşı kararsızlığı çocukluk çağı aşılama oranlarını etkiledi. Çocukluk çağı aşılarda düşüşler dikkat çekti. 2024 yılında difteri, boğmaca ve tetanos A olarak bilinen DaBT aşıları yüzde 96 iken bu yıl 2025'te yüzde 84'e indi. Bölge bazında bakıldığında tüm aşılama hızlarının en yüksek olduğu bölge Batı Marmara oldu. Toplam hastane yatağı sayısı ise 270 bin 829 olarak açıklandı. Yoğun bakım yatak sayısında da düşüş dikkat çekti. 2024 yılında 49 bin 10'a ulaşan yoğun bakım yatak sayısı 2025'te 48 bin 360'a indi. Yoğun bakım yatak sayısına bakıldığında özel hastanelerin yoğun bakım yatak sayısı üniversite hastanelerinin iki katı olduğu görüldü. 2025 yılında ülke genelinde bin 553 hastane aktif olarak hizmet verdi. Sağlık verilerindeki bir diğer dikkat çekici gösterge doğumlarda görüldü. 2025 yılında canlı doğumların yüzde 59'u sezaryenle gerçekleşti. Primer sezaryen oranı ise yüzde 29,8 oldu. Bölgesel veriler sezaryen oranlarındaki farklılığı da ortaya koydu. Sezaryen oranı Akdeniz'de yüzde 66,9, Ege'de yüzde 66,2, Batı Karadeniz'de yüzde 66,1 olurken, Kuzeydoğu Anadolu'da yüzde 48,7 olarak gerçekleşti.
∗∗∗
SAĞLIK VERİLERİ GEÇ AÇIKLANIYOR, EŞİTSİZLİK BÜYÜYOR
YENİ Parti milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı'nın istatistikleri geç yayımlamasına dikkat çekti. Pala, "Sağlık Bakanlığı bu yıllıkları çok geç yayımlayabiliyor. Bu çağda kabul edilebilir değil. Verilerin hem bilim insanlarından hem toplumdan hem de karar vericilerden kaçırıldığını söylemek mümkün" dedi. Bebek ölüm hızında Bakanlık ile TÜİK verilerinin uyuşmadığına dikkat çeken Pala, Bakanlığın 2025 için binde 7,7; TÜİK'in ise binde 7,8 açıkladığını anımsattı. Pala, bölgesel eşitsizliğin ise çok daha çarpıcı olduğunu söyledi. Bebek ölüm hızının Güneydoğu Anadolu'da binde 11,5; Batı Marmara'da binde 5,6 olduğunu aktaran Pala, beş yaş altı çocuk ölüm hızının da Güneydoğu Anadolu'da binde 13,9, Batı Marmara'da binde 6,9 olduğunu söyledi. Pala "Bu çocukların hem bölgesel olarak yaşadıkları bölgeler hem de sınıfsal olarak, sosyal sınıflar açısından bir farklılıkla daha fazla hayatlarını kaybettikleri anlaşılıyor" diye konuştu. Pala, 2025 yılında kızamık toplam vaka sayısının 228 olarak yer aldığını belirterek "Ancak 2026 yılında, daha yılın ilk 6 ayında bu vaka sayısı Dünya Sağlık Örgütü veri tabanına göre bini geçti. Türkiye tekrar kızamıkta bir salgınla karşı karşıya. Difteri, boğmaca, tetanos, verem aşısı, kızamık aşısı gibi aşılarda ciddi gerileme var. Türkiye'de örneğin kızamık aşılama oranı yüzde 92'ye düşmüş. Bu, İstanbul'da yüzde 88, Orta Doğu Anadolu'da yüzde 89. Kızamık aşısının yüzde 95'in altında olması kızamık hastalığına ciddi bir zemin hazırlar" diye konuştu. Kişi başına hekime başvuru sayısının 13,2'ye yükselmesine de değinen Pala, "OECD ülkelerinde ortalama yaklaşık 6. Bizim ülkemizde bunun iki katından daha fazla başvuru yapılması sistemde çok ciddi bir aksaklığın, ciddi bir problemin varlığını gösteriyor" dedi. Başvuru sayısının yüksekliğinin toplumun daha fazla hastalandığı anlamına gelmediğini belirten Pala, aynı hastalık nedeniyle birden fazla kuruma başvurulması ve sevk zincirinin bulunmamasının önemli sorunlar olduğunu söyledi. Sağlık sistemindeki hizmet başı ödeme anlayışının da başvuruları azaltmak yerine artırdığını savunan Pala, "Ne kadar çok başvuru olursa o kadar fazla gelir olduğu kısır döngüsü nedeniyle sağlık sistemi buna yenik düşmüş durumda" diye konuştu. Uzman hekim dağılımındaki bölgesel eşitsizliğe dikkat çeken Pala, Türkiye'de 100 bin kişiye ortalama 129 uzman hekim düştüğünü, bu sayının Batı Anadolu'da 180, Güneydoğu Anadolu'da ise 79 olduğunu söyledi.
Kaynak: Birgun