İstanbul'un levantenleri
"Levantenlerin İstanbul'u İstanbul'un Levantenleri" başlıklı sergi Levantenleri ve Levantenlerin dünyasında yer eden İstanbul'a odaklanıyor.
Kültür Sanat Servisi
Levanten Kültür ve Mirasını Koruma Derneği tarafından düzenlenen "Levantenlerin İstanbul'u İstanbul'un Levantenleri" başlığı altında Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu'nun küratörlüğünde hazırlanan sergi, 8 Ekim - 8 Kasım 2026 tarihleri arasında Beyoğlu Belediyesi'ne bağlı İstiklal Sanat Galerisi'nde ziyarete açılıyor. Sergi bulunduğumuz coğrafyada varlıkları 12. Yüzyıla kadar uzanan Levantenleri, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet Türkiyesi'ne kadar yaşanan tarihsel seyirde sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan tanıtmayı ve bıraktıkları izleri görünür kılmayı amaçlıyor.
BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞ AÇISI
Sergi özellikle İstanbul'da yaşamış, üretmiş ve önemli izler bırakmış Levantenleri ve Levantenlere dair dil, kültür ve gelenekleri bütüncül bir bakışla tanıtmayı hedefliyor.
1809'da İstanbul'a gelen ve şehirde kaldığı süre boyunca Levantenlerle de yakın temasta bulunan Baron John Cam Hobhouse'un "Levantenler, Osmanlı İmparatorluğu ağacının aşılandığı yerden çıkan taze sürgünler gibidir" sözü iki yüzyıl sonra bu sergide yeniden hayat buluyor.
Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinin vazgeçilmez parçası olan Levantenlerin kültürel, sosyal ve ekonomik katkılarıyla ilgili bıraktıkları mirası görünür kılmak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak serginin ana amacı. Bu nedenle sergi öncelikle İstanbul'a odaklanarak, İstanbul'la özdeşlik kazanmış Levantenleri ve Levantenlerin dünyasında yer eden İstanbul'u konu alıyor. Yüzyıllar önce doğdukları topraklardan ayrılıp, yeni hayatlar kurmak arzusuyla yola çıkan Levantenlerin en belirgin ortak özellikleri farklı olanla uyumlanabilmeleri, başka dillerin, kültürlerin içinde hayatın akışında kendi ritimlerini bulabilmeleriydi. Çalışarak ve üreterek hayata karışan ve şehrin belleğinde yer eden Levantenler, bugün de varlıklarını sürdürüyorlar.
HAFIZA MEKÂNLARI
Bu sergi Levanten tanımına dair akademik zeminde görülen çeşitli tartışmaların içinde kaybolmadan, kendi kaderleriyle yerleştikleri toprakların kaderini birleştirmiş Levantenlere özgü karma ve çoğul kimlikli yapının taşıdığı özgün değere ve gördüğü işleve odaklanıyor.
Sergi beş bölümden oluşuyor. Levant Neresi, Levanten Kim sorusuyla açılan sergi, İstanbul'da uzun yıllar yaşamış Levanten ailelerini ve çeşitli özellikleriyle kentte iz bırakmış Levanten figürleri tanıtarak devam ediyor.
Üçüncü bölümde İstanbul'un farklı semtlerinin Levantenler için önemine değinilirken, çeşitli mekânları Levanten yaşamının hafıza mekânları olarak işliyor. Dördüncü bölümdeyse Levantenlerin çok dilli yapısından mutfak kültürüne, dini törenlerden çeşitli geleneklere uzanan kültürel özellikler tanıtılıyor.
GELECEĞE BİR HATIRA
Son bölüm olan Geleceğe Hatıra Bırakmak başlıklı kısımda ise yerel fotoğraf tarihinde önemli bir yeri olan Sébah & Joaillier Fotoğrafhanesi'nin canlandırıldığını görüyoruz.
Serginin gerçekleştiği galerinin bulunduğu binanın önceki yüzyılda Sébah & Joaillier Fotoğraf Stüdyosunun bulunduğu binanın yerine inşa edilmiş olması mekânsal bir işaretleme yapma fırsatı da veriyor. Böylece bir zamanlar şehrin görsel hafızasını tutan bir fotoğraf stüdyosu, fiziksel varlığını kaybetmiş olsa da taşıdığı anlamla yeniden sergi içinde görünür oluyor.
Kaynak: Birgun