İçeriğe geç
  • Dolar 49,1791 ▲ %0,08
  • Euro 55,4009 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3551 ▼ %0,02
  • Gram Altın 6.542,72 ▼ %0,76
  • Çeyrek Altın 10.850,27 ▲ %0,96
  • Gümüş 95,40 ▼ %0,92
  • Bitcoin 4.190.831 ▲ %0,42
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

Gündem

İçeriden dışarıya mektuplar: Ben haber yaptım, bana uyuşturucu testi yaptılar

Adalet dağıtması gereken bir mekanizma kurgular üretiyor, prodüksiyonlar yapıyor. Amacı açık, LGBTİ+'yı uyuşturucu ve fuhuşla iç içe göstermek, kendilerine göre makbul olmayan yaşamları, varoluşları toplum nezdindeki korkutucu ögelerle birleştirmek.

Gazeteci Tuğba TEKEREK - Sincan Kadın Kapalı Cezaevi-B1 Koğuşu/Ankara

Sevgili BirGün okurları, 

Siz bu satırları okurken ben Türk adaletinin beni attığı Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde 19'uncu günümdeyim. Muhtemelen avluda yürüyorum, demir kapının bir karışlık mazgalından infaz memuruna bir şeyler anlatmaya çalışıyor ya da bir sohbette uyuşturucu jargonumu genişletiyorum. 

Adı seçim sloganına benzeyen "Ailem Güvende" operasyonu kapsamında 15 Eylül gecesi tutuklandım. Çoğu uyuşturucudan, bazısı hırsızlıktan, biri cinayetten tutuklu/hükümlü kişilerin bulunduğu 39 kişilik koğuştayım. 

Biliyorum, operasyon üzerine operasyon yapılan ülkemizde "Ailem Güvende" gündemden biraz düştü. Ancak hukuksuzluk düştüğü yeri fena yakıyor. Ben yaşadığım haksızlığı, hukuksuzluğu bir kez daha haykırmak ve kayda geçirmek istiyorum. Yaşadıklarıma uygun başlık şu olabilir: Ben haber yaptım, bana uyuşturucu testi yaptılar. 

"SENİ DERDEST EDERİZ"

15 Eylül... Gözaltının son gecesi, vakit gece yarısını epey geçmiş. Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün nezarethanesinde sert tahta ve pis battaniyeden oluşan yataklarımızdan apar topar kaldırılıyoruz. Nereye götürdüklerini araçlara bindirince söylüyorlar: Uyuşturucu testine. 

Gittiğimiz yerde önce beni çağırıyorlar. Önüme bir kâğıt koyup, hızlıca imzalamamı istiyorlar. Kâğıda bakıyorum, küçük puntolarla yazılmış şu minvaldeki cümleyi seçiyorum: "Kendi rızamla kan, kıl, idrar örneği vermek istiyorum." 

Zaten üç gündür sürekli bir şaşkınlığın içindeyim. O an, şaşkınlıkta yeni perde yaşanıyor. 

"Ama ben kendi rızamla örnek vermek istemiyorum" diyorum. "O zaman seni derdest edip zorla alırız" diyorlar. 

Tekerek, BirGün Muhabiri İsmail Arı'nın serbest bırakılması talebiyle yapılan eyleme katılmıştı.

BENİM BEDENİM SAVCININ ŞÜPHELERİ

Dosyada uyuşturucuyla bağlantılı en ufak bir suçlama, uyuşturucu kullandığım şüphesini oluşturabilecek herhangi bir olgu yok. Başka iddialarla gözaltına alınmışız, ellerindeyiz, avukatlarımız emniyetten ayrıldıktan sonra, direnemeyeceğimiz bir noktada, adeta bizi kıstırıp o iğneyi vücudumuza sokup örnek alıyorlar. Bu, hakikaten onur kırıcı bir uygulama, beden bütünlüğüne ağır bir müdahale. 

Ben gazeteciyim, iki yıl önce Gürcistan'dan bir haber yaptım, şimdi neden bana uyuşturucu testi yapılıyor? Neden benim adım uyuşturucuyla yan yana konuyor? Neden bedenim savcının hiçbir dayanağı olmayan şüphelerinin test alanı haline getiriliyor? Neden bu şekilde damgalanıyorum, itibarsızlaştırılıyorum, cezalandırılıyorum? Gözaltı süreciyle ilgili size anlatmam gereken önemli bir husus daha var. Ankara merkezli "Ailem Güvende" denilen operasyonda 21 kişi gözaltına alındı. KaosGL'yle bağlantılı olduğu iddia edilen 16 kişi ve 5 trans seks işçisi. Aslında bu iki grubun dosyaları arasında hiçbir bağlantı yoktu. Dosyalar mahkemede ayrı ayrı görüldü, kararlar ayrı ayrı verildi. Ama iki grubun süreci iç içe götürüldü. En önemlisi kelepçeli yürütme görüntüleri alınırken birlikte yürütüldük. Böylece LGBTİ+ derneği yöneticileri ve seks işçileri medyaya verilecek görüntülerde aynı karenin içine yerleştirildi. 

Bunu, seks işçilerine yapılan müstahak, onlar suçlu biz suçsuzuz, diye düşündüğümden söylemiyorum. Ama adalet dağıtması gereken bir mekanizma kurgular üretiyor, prodüksiyonlar yapıyor, bunun altını çizmek istiyorum. 

Bu uygulamaların amacı açık ki, LGBTİ+'yı uyuşturucu ve fuhuşla iç içe göstermek, kendilerine göre makbul olmayan yaşamları, varoluşları toplum nezdindeki korkutucu ögelerle birleştirmek. 

Bu arada LGBTİ+'ların yakından geçmiş birini de bu cezalandırma paketine atmakta hiçbir beis görmüyorlar. Ben 2024 yılında Gürcistan'a seçimleri izlemek üzere gitmiş, orada bir LGBTİ+ aktivistiyle yaptığım görüşme KaosGL haber sitesinde yayınlanmıştı. Ve bu haber KaosGL Instagram hesabında duyuruldu. KaosGL Instagram hesabıyla alakam bundan ibaret ama siber polis benim KaosGL Instagram yetkilisi olduğumu "tespit etmiş"! Ama ortada hiçbir teknik rapor, tutanak, delil yok! İşte artık Türkiye'de insanlar bu şekilde akıl almaz suçlamalarla tutuklanabiliyor. Şu anda ülkemizin uzay çalışmalarını yakından takip edemiyorum ama bir anda Silivri'ye, Sincan'a, bir hapishane avlusuna ışınlanmak çok kolay. 

Şimdilik daha fazla uzatmamak için burada kesiyorum. Ama bu ışınlandığım Sincan Cezaevi'nde desteklerin ne kadar kıymetli olduğunu, dayanışmanın bir parçası olmanın beni ne kadar mutlu ettiğini anlatamam. BirGün de bu mektubuma yer açarak çok önemli bir dayanışma gösteriyor. BirGün'e, emekçilerine, okurlarına çok teşekkürler. 

Sevgiler, selamlar. 

Özgür günlerde buluşmak dileğiyle... 

Kaynak: Birgun

Sıradaki haber yükleniyor…