Eli Cohen'in yakalanma ve idam süreci 61 yıl sonra anlatıldı
İsrail casusu Eli Cohen'in yakalanmasında rol oynayan emekli Suriyeli subay Said Caviş, Cohen'in Fatiha Suresi'ni okuyamayınca deşifre olduğunu anlattı.
İsrail'in en ünlü casuslarından Eli Cohen'in 1965'te Suriye'de yakalanıp idam edilmesine ilişkin bilinmeyen ayrıntılar, 61 yıl sonra ilk kez gün yüzüne çıktı. Cohen'in yakalanmasında kritik rol oynayan birimin kurucusu, emekli Suriyeli subay Said Caviş, Suudi Arabistan merkezli Al Majalla dergisine verdiği röportajda, Cohen'in dönemin Suriye Devlet Başkanı tarafından Fatiha Suresi'ni okuyamadığı için deşifre edildiğini anlattı. Caviş'e göre Cohen'in naaşı hâlâ Suriye'de bir askerî kışlanın önünde gömülü.
Eli Cohen kimdir?
Eli Cohen, 1962-1965 yıllarında "Kamil Emin Sabit" takma adıyla Şam'da faaliyet gösteren İsrailli bir casus. Suriyeli üst düzey askerî yetkililerle yakın ilişkiler kuran Cohen, Golan Tepeleri'ndeki askerî faaliyetler ve devletin karar mekanizmasına ilişkin bilgileri İsrail'e aktardı. Cohen, 18 Mayıs 1965'te Şam'da idam edildi.
Cohen nasıl yakalandı?
Caviş'e göre Cohen, hemen tutuklanmak yerine Ebu Rummane'deki dairesinde 6 gün boyunca gözetim altında tutuldu. Bu süre içinde Cohen'in şifrelerini çözmek için Beyrut'tan "Üç Silahşörler" kitabı ve bir derginin ilgili sayısı getirtildi. Caviş, Cohen'in yakalanmasında Sovyet istihbaratının ya da Hindistan Büyükelçiliği'nin rol oynadığına ilişkin yaygın anlatıları reddederek, operasyonun tamamen kendi birimi olan "134 Numaralı Telsiz Gizli Servisi" tarafından yürütüldüğünü söyledi.
Fatiha Suresi ile nasıl deşifre oldu?
Caviş'in anlattığına göre, altıncı günün sonunda Cohen'i dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız bizzat sorguladı. Kendisini Müslüman bir Suriyeli tüccar olarak tanıtan Cohen'den Fatiha Suresi'ni okuması istendi. Caviş, "Cohen'in okurken hata yapması üzerine Hafız, 'Senin yaşında Fatiha'yı bilmeyen bir Müslüman var mı?' dedi ve hemen ardından yanındakilere dönerek 'Bu bir Yahudi' dedi" diye anlattı.
Caviş idama neden karşı çıktı?
Caviş, Cohen'in hayatta tutulmasının olası bir esir takası ya da istihbarat alışverişi için daha değerli olacağını düşündüğü için idam kararına karşı çıktığını söyledi. Caviş, bazı kişilerin Cohen'in ölümünde çıkarı olabileceğine yönelik şüphelerini dile getirdiği için 89 gün hapis yattığını belirtti.
İdam öncesi son gecede ne yaşandı?
Caviş, idamdan önceki gece Cohen ile hapishanede yaklaşık iki saat görüştüğünü anlattı. Caviş'e göre Cohen ağlayarak, "Beni kandırdılar. Bağlı olduğum yönetim bana 'Şam'ı bombalamak zorunda kalsak bile senin başına bir şey gelmesine izin vermeyeceğiz' demişti. Ama ben şimdi buradayım" dedi. Cohen'in yeni doğan oğlundan söz ederken "Bu çocuk yetim büyüyecek" dediğini de aktardı.
Cohen'in naaşı nerede?
Caviş, idamdan önceki gece altı subayla birlikte, İsrail'in naaşı ele geçirmeye çalışabileceği endişesiyle defin yeri olarak sürekli nöbet tutulan bir askerî kışlanın girişinin seçildiğini anlattı. Kışlanın tam olarak hangisi olduğunu bilmediğini söyleyen Caviş, "Cohen'in cesedi Suriye'de. Eğer İsrailliler naaşa ulaşmış olsaydı bunu çoktan duyurup büyük bir gürültü koparırlardı" dedi.
Cohen'in kayıp saati ne oldu?
İsrail, 2018'de Cohen'in kol saatini "özel bir operasyonla" geri aldığını açıklamıştı. Caviş, saatin yakalanma sonrasında Cohen'i sorgulayan subay Abdülkadir Abdülcelil'e verildiğini anlattı. Caviş, yıllar sonra Birleşik Arap Emirlikleri'nde karşılaştığı Abdülcelil'in saati kolunda göstererek "Cohen olayından benden başka kimse yararlanmadı" diye övündüğünü söyledi. Caviş'in anlattıkları, kendi tanıklığına dayanıyor ve bağımsız olarak doğrulanmış değil.
Muhabir: Berk Küçük
Kaynak: Dirilispostasi