İçeriğe geç
  • Dolar 49,2023 ▲ %0,06
  • Euro 55,0928 ▼ %0,58
  • Sterlin 65,0715 ▼ %0,39
  • Gram Altın 6.515,65 ▼ %1,03
  • Çeyrek Altın 10.698,43 ▼ %0,74
  • Gümüş 94,97 ▼ %2,14
  • Bitcoin 4.119.035 ▼ %2,75
  • BIST 100 12.097,04 ▼ %2,24

Gündem

Bu karanlık düzene mecbur değiliz!

Rejimin bir yüzünde fon vurgunu diğer yüzünde tutuklanan muhalif belediye başkanları var. İktidarda kalmak için her şeyi mübah gören bu rejimden kurtulmak memleketin en acil ihtiyacı.

Politika Servisi

 Türkiye iktidar eliyle uçuruma sürükleniyor. Koltukta kalmak için halktan umudunu kesen Saray etrafını mutlu ederek bir azınlık gücünü devreye soktu. Milletvekili, bakan, iş insanı ve bürokratlardan oluşan büyük bir ağ kuruldu. Bu ağı bir arada tutan temel motivasyon kişisel ikbal. Sıradan yurttaşın anlayamayacağı ölçüde büyük zenginleşme.

Böyle bir iktidar anlayışı ancak zorbalıkla ayakta kalabilir. Muhalefeti ezen, halkı susturan, yargıyı bir aparata dönüştüren bir zihniyetin kalıcı olması gerekir. Bu da ancak hiçbir etik, ahlaki ve yasal kuralı önemsemeyen, birer emir eri haline gelen milletvekili, bürokrat, yargı ve kolluk gücüyle mümkün olur.

Bugün belediyelere çökmekten, Tayfun Atalay meselesine kadar her konuda bunu görmek mümkün. Ne yasa ne anayasa ne de herhangi bir insani değerin önemi kaldı. Koltuk için her şey mubah dönemi.

Hiç kuşkusuz bu "ağır görevi" yerine getirenler dava için yapmıyor. Tüm bu işlerin bir "kaşesi" var. Fon skandalı da bu kaşenin sonucundan başka bir şey değil.

Bugünün BirGün'ü

Evet, nerede biteceği ve maliyetinin ne kadar olacağı büyük bir fon skandalının içinde. Aslında fon skandalı olarak başlayan ama daha sonra AKP'lilerin zenginleşme aracı olarak kullandığı anlaşılan bir tezgâhla baş başayız. Bilinen tüm önemli isimler ve akrabaları bu işin bir parçası durumunda. Ya organize etti, ya nemalandı ya da büyük para kazanma hayali kurarken sürecin mağduru oldu.

Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı sürecin doğrudan muhatabı. Şu ana kadar her bakanlık suçu bir diğerine havale ederek meselenin üzerini örtmeye çalışıyor. Ama ortak hedef skandalın bir an önce üstünün örtülmesi ve ülke gündeminden çıkarılması. Çünkü mesele biraz daha uzasa Saray'ın kapısından içeri gireceği çok belli.

AKP suçüstü yakalanmasına rağmen yavuz hırsız misali kendi dışında herkesi suçluyor. Kısa süre önce duyulan "ucu nereye kadar giderse gitsin", "sonuna kadar gideceğiz" cümleleri yerini temkinli açıklamalara bıraktı bile.

Yine tek bir istifa yok, herhangi bir üst düzey yönetici, bakan, bakan yardımcısı ile ilgili soruşturma başlamadı.

Devlet Bahçeli dün Meclis kürsüsünden yaptığı açıklamada dünyanın ve Türkiye'nin çok kritik bir dönemeçten geçtiğini ve bu nedenle ustaların direksiyonda olması gerektiğini ifade etti. Erdoğan ve Bahçeli ikilisi bu kritik süreçte Türkiye'yi selamete çıkaracak lider olarak sunuluyor. Aslında tüm bu laf kalabalığının içinde saklanan gerçek ABD'ye mutlak itaati öngören dış politika çizgisi. Mekke Paktı'nın somut çıktısı olarak Suudi Arabistan'a yollanacak askerî birlik de bu sürecin nereye doğru ilerleyeceğini gösteriyor.

Bir avuç kalmış bir yapı, iktidarda kalmanın bedeli olarak ülkeyi yağmalatırken ABD'nin her dediğini yapmak zorunda.

Halk çocukları yoksullaşmakla kalmayacak, iktidarın bekası için bir kez daha Arap çöllerine yollanacaktı.

Saray rejimi, çözülmüş, çürümüş, halkını düşünmeyen bir düzen hâline geldi. Ondan kurtulmak memleketin en acil gündemi ve görevi durumundadır.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…