İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.054.384 ▲ %0,51
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Yaşam

Sırp Prensi Marko'nun Doğumu Tarihi Anımsattı

Sırp Prensi Marko'nun Doğumu Tarihi Anımsattı

Sırbistan Kraliyet Ailesi'ne katılan Prens Marko Aleksandar'ın doğumu, I. Milan'ın Sultan Abdülhamid'e yazdığı ve kişisel ilişkilerini konu alan tarihi mektubu yeniden gündeme taşıdı.

Sırbistan Kraliyet Ailesi, Prens Aleksandar ve Prenses Vesna'nın ilk çocukları Marko Aleksandar'ın 13 Ekim'de Belgrad'da dünyaya gelmesiyle yeni bir sevinç yaşadı. Karadjordjevic Hanedanı'na katılan prensin ismi, iki dedeye duyulan saygının ifadesi olarak seçildi. Bu mutlu gelişme, Sırp kraliyet tarihinin daha önceki sayfalarında yer alan ve Osmanlı arşivlerine yansıyan farklı bir hikâyeyi de hatırlattı.

Patronlar Dünyası'nda yayınlanan habere göre, Sırbistan'ın ilk kralı I. Milan Obrenoviç'in özel hayatı, 1888'de İstanbul'da tanıştığı Artemise ile yaşadığı ilişki nedeniyle siyasi ve diplomatik sonuçlar doğurdu. Milan'ın, Artemise'e evlenme vaadinde bulunmasına rağmen şartların değiştiğini ileri sürerek ilişkisini sonlandırmak istediği belirtildi. Kralın, oğlunun durumu ve siyasi çevrelerle olan bağlar konusundaki kaygılarını gidermek amacıyla doğrudan Sultan II. Abdülhamid'e başvurduğu aktarıldı.

I. Milan'ın Sultan Abdülhamid'e gönderdiği mektupta, Vasilaki Yoannides Kalfa'nın kızı olan Artemise ile olan ilişkisinin mahiyetini ve evlilik vaadinin neden yerine getirilemediğini detaylandırdığı ifade edildi. Milan'ın, mektubunda oğluna zarar gelmemesi için Kraliçe Nathalie ile hukuki durumunu düzeltme kararı aldığını ve bu süreçte bazı tehditlerle karşılaştığını padişaha ilettiği kaydedildi. Yazışmanın Yıldız Evrakı arasında yer alması, olayın bir saray dedikodusu olmanın ötesinde resmi bir tarihî kayıt niteliği taşıdığını gösteriyor.

Bu sıra dışı diplomatik girişimin ardından Artemise'in yeniden İstanbul'a döndüğü, oğlu George'un ise prenslik unvanı tartışmalarının dışında kaldığı öğrenildi. Milan'ın kişisel ilişkilerini kontrol altına almak için Osmanlı padişahından yardım istemesi, dönemin büyük güçler arasındaki nüfuz mücadelesi ve Sırbistan'ın iç siyasi dengeleri bağlamında değerlendiriliyor. Prens Marko'nun doğumu vesilesiyle gündeme gelen bu olay, devlet arşivlerinde yer alan ilginç bir tarihî kesit olarak dikkat çekiyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…